BEDEVİNİN NASİHATI
Sıcak bir yaz günü devesinin üzerine binmiş ıssız çölde yolculuk yapmakta olan bir bedevi, güçlükle yürüyen, susuzluktan dudakları kurumuş biriyle karşılaştı.
-Adam; 'Uzun süredir yoldayım, çok susadım ne olur bana biraz su ver' diye ricada bulundu.
Bedevi, adamın haline baktı ve acıdı. Su kabını adama uzattı. Adam suyu içince kendine geldi. Fakat beklenmedik bir hareketle bedeviyi iterek düşürdü ve devesine atlayarak kaçmaya başladı. Bedevi neye uğradığını şaşırdı. Şaşkın vaziyette ne yapacağını bilemedi. Adamın arkasından koşmaya başladı. Bir müddet sonra yetişemeyeceğini anlayınca, arkasından;
-'Ey hırsız tamam deveyi al git, ama sakın bunu kimseye anlatma' diye bağırdı.
Bu isteği tuhaf bulan hırsız, devesini durdurdu;
-'Niçin kimseye anlatmayayım' diye sordu.
Bedevi 'Eğer sen bu hadiseyi insanlara anlatırsan, bu yaptığın yanlış hareket her yere yayılır, insanlarda bir daha çölde karşılaştığı hiç kimseye yardım etmek istemez' dedi.
Bu hikâye, yâda adına kıssa diyelim iyilik, istismar, vicdansızlık, merhamet, iyiliğe vesile olma, ortaya çıkabilecek bir kötülüğü engel olma, kötülüğü gizleme, insanları zan altında bırakma, ön yargı, yapılacak hayırlı işlere engel olma gibi, her dönemde ve her zaman yaşayabileceğimiz insani ve vicdani bir gerçeği çok etkileyici ve düşündürücü bir şekilde anlatmaktadır.
Bu bedevi hikâyesi, 'kimseye güvenmeyeceksin, kimseye iyilik yapmayacaksın, iyilikten maraz doğar' gibi sözleri haklı çıkaracak bir örnek asla olmamalıdır. Elbette pek çok insan yaptığı iyilik konusunda hayal kırıklığı ve pişmanlıklar yaşamış olabilir. Lakin yaşadığımız bu olumsuz durumlar bize iyilik kapılarını kapatmamalıdır. Şu istisnasız bir hakikat ki, iyilik yapan mutlaka karşılığını görecektir. Bunun nerede ve nasıl kaşımıza çıkacağını anlamamız mümkün olmayabilir. Kötülük yapanda ölmeden önce bunun bir karşılığını yaşayacaktır.
Buna benzer örnekler çoğaldıkça ve insanlar arasında çok fazla konuşulmaya başlayınca toplumsal güven ve yardımlaşma düşüncesi ciddi anlamda zarar görmektedir. Bunun sonucunda ihtiyacı olan insanlar zor duruma düşmekte, pek çok iyiliklere engel olunmaktadır.
Bedevi nasıl devesinin çalınmasını değil, bunun duyulmasıyla çölde bundan sonra insanların kimseye yardım etmek istemeyeceği endişesini duyuyorsa, bu örnekten bize düşen ise, yaptığımız iyililerden dolayı yaşadığımız olumsuz sonuçları kimseyle paylaşmama hassasiyetini gösterebilmemizdir. Şunu hiç unutmayalım. Allah hiçbir iyiliği asla zayi etmez.