Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
21 Ocak 2013 Pazartesi
NAMUSLU

Namus, toplumun üzerine inşa olduğu ahlaki değerlere uygun ve şerefli bir hayat yaşamaya, insanlık haysiyetini zedeleyecek her türlü davranıştan uzak durmaya denir. Bir başka anlamıyla namus, korunması ve uyulması gerekli bütün ahlaki kural ve değerlere uymadaki dürüstlük, şeref ve lekesiz bir hayat yaşama algısıdır. Öyle bir algıdır ki, insanları birbirine kenetleyen, sosyal hayatı düzene sokan başlı başına bir hayat tarzıdır.

 

Bu hayat tarzını Hacı Bektaşi Veli, “Eline, beline ve diline sahip ol.” ifadesiyle tanımlarken, günümüzde namus kavramını sadece beline sahip olmaya indirgeme yanlışlığına düşüldüğünü burada özellikle belirtmek istiyorum. Bu kavramın bir yönüyle iffet ve hayâ anlamındaki çerçevesi birilerinin dini ve örfü yorumlarına bırakılmaksızın belirlenmişken, hiç kimsenin bu konuda topluma rol biçmeye hakkı olmamalıydı. Ama dini naslardan çok örfi ve geleneksel anlayışların hâkim olduğu günümüz toplumunda, namus kavramının bu yönüyle algılama biçimi toplumda tartışma konusu olmaya elbette devam edecektir.

 

 Bu nedenle namuslu olma anlayışının tartışma konusu olmaktan çıkarılarak, toplumun bütün hassasiyetlerini taşıyan geniş bir çerçevesinin olması gerekmektedir. Bu anlamda da dürüstlük kavramının daha kuşatıcı olduğu kanaatindeyim. Çünkü insanlara yalan söylemeyen, iftira atmayan, kimseyi karalamayan, adaletli olan, işini en iyi şekilde yapan, asla hile yapmayan, başkalarının malında ve ırzında gözü olmayan, rüşvete tenezzül etmeyen, çalışanın emeğinin karşılığını veren, kendisine emanet edileni koruyan bir insan modelidir namuslu olmak. Bu konuda her ne kadar toplumda genel bir memnuniyetsizlik olsa da, bu değerleri taşıyan insan sayısı hiç de az değil aramızda. Zaman gelir kaşımıza çıkarırlar onlardan birini rol model olsun diye.  Bir anda tüm ajansların ortak gündemi, halkın kahramanı olurlar. Onun ortaya koyduğu davranış takdirle karşılanır kamu vicdanında. Aslında üzülmeli değil mi halimize bu insanları gündem yaptığımız için. Haksızlık etmiyor muyuz bu toplumun tüm namuslu ve dürüst insanlarına?  

 

Evet, bir hayat tarzı olarak dürüst ve namuslu yaşama anlayışı toplum olarak bizleri üzüyor olsa da çözülemeyecek bir sorun değildir. İsrafı önleme, yeşil bir doğa, temiz bir çevre kampanyası yapan ülkemizin güzel insanları, elbette dürüst toplum namuslu yaşam tarzı konusunda da genel bir hassasiyet oluşturmada zorlanmayacaktır. Bu hususta neler yapılabilire gelince sanırım ancak ortak akılla mümkün olacaktır. Ama bu konu da Şener Şen"in “namuslu” filmini izlemeyenlere bilhassa tavsiye derim. Doğruların sadece Vaaz-ı nasihatle anlatılmayacağını gösteren, insanı güldürürken aynı zaman da düşündüren bir çalışma. Eğer özlediğimiz toplumsal değişim olmazsa film konusuyla her dönemde gündem olmaya sanırım devam edecektir. Velhasıl biz böyle olmamalıydık.

 

 

Bu yazı toplam 18183 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0168
Güneydoğu Haber