Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
26 Kasım 2012 Pazartesi
Dindar Ama Güvensiz Toplum

Bahçe şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Yılmaz Esmer tarafından,”Türkiye Değerler Atlası 2012“ araştırma sonucu açıklandı. Esmer"in ifadesiyle sosyal bilimler alanında dünyanın en geniş kapsamlı projesi olarak gösterilen bu araştırmanın Türkiye sonuçlarına göre, ülkemiz insanının %85 "in dindar olduğu tespit edilmiş.  İbadet ve dünya görüşüne ilişkin on soruluk bir anket sonucunda, Türk toplumunun aynı zamanda dünyanın en dindar toplumları arasında yer aldığı anlaşılmış.

 

 

   Buraya kadar her şey çoğumuzun beklediği bir sonuç olup, bundan memnun kalabiliriz. Ama asıl olan bu araştırmanın bir diğer boyutu ki, insan bunu duyunca bu nasıl dindarlık diye düşünmeden edemiyor. Çünkü bu araştırma sonucuna göre ülkemiz, insanların birbirine en az güvendikleri ülkelerden biri olarak görüntü vermektedir. ”Genel olarak insanlara güvenilebilir” diyenlerin oranı Türkiye genelinde % 12 seviyesinde olup, dindarlığın aksine diğer ülkeler içinde en düşük oranlardan biri olarak görünmektedir. Örneğin Danimarka da bu oran % 76 iken KKTC de ise  % 5 civarındadır. Bu sonuçlardan dikkat çeken bir hususta ülkemizdeki güven sonucuyla KKTC insanının güven anlayışının birbirine çok yakın olması ki,  “ Biz bize benzeriz” sözünü adeta doğrular niteliktedir.

 

 

  Benim asıl sizinle paylaşmak istediğim hususa gelince, dindarlık kavramından insanlar ne anlıyor ki, ülkemizde ibadet ölçekli dindarlık anlayışı tavan yaparken, toplumdaki güven duygusu yerlerde sürünmektedir. Diğer bir hususta toplumun dindarlığını tespit etmeye çalışanlar, acaba neden sadece insanların ibadet ve dünya görüşlerini temel alıyorlar da, bir toplumun üzerine inşa edildiği ahlaki değerleri hep arka plana atıyorlar. Bu araştırmayı yapanlar kusura bakmasınlar, böyle bir güvensiz toplumun dindarlık anlayışını çok yüksek göstermeleri realite de olması gereken dindar toplum gerçeğine hiç uymamaktadır.

 

 

 Dindarlığı dinin kurallarına bağlı olan, yani dinin ibadet boyutu yanında haramlarından kaçınan ve güzel ahlakı benimsemiş insanın vasıfları olarak kabul edersek, bu kadar güvensiz bir toplumun dindarlık algısını yüksek göstermek, İslam"ın dindarlık anlayışının yeterince anlaşılmadığını göstermektedir. Tabii ki böyle bir algının ortaya çıkmasında, dini kavramları tanımlayan insanların oluşturduğu bir anlayışın etkilerini de göz ardı etmemek lazım diye düşünüyorum.

 

 

 Eğer dindarlığın ne olduğunu iyi okuyacaksak, kendisine peygamberlik verilmeden önce, en güvenilir insan unvanı verilen.” Sizin hayırlınız ahlakı güzel olandır.” Buyuran Allah resulünü, bu yönüyle anlamamız gerekmektedir. O resul ki, güzel ahlakın olmadığı yerde, bu gün dindarlığın ölçeği olarak görülen ibadetlerin insana sadece yorgunluk ve açlık vereceğini, bunun ötesinde bir şey elde edemeyeceğini ifade etmektedir. En önemlisi ise, günümüzde toplumun genel dindarlık anlayışının yanında birbirimizin dindarlığını sorgulamamız var ki, bunu aşmadan ülkemiz insanı hakkında genel bir kanaate varmak sanırım çok da inandırıcı olmayacak gibi gözüküyor.

 

Bu yazı toplam 14593 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
nisa gümüldür / 26 Kasım 2012 Pazartesi 20:52
erk
iktidara ve erk görülen herkese cici görünme ikiyüzlülüğü olduğu müddetçe; hepimiz dindar olarakta etiketleniriz yada dindar görünmek içinde türlü taklalara başvururuz...evet biz bize benzeriz çünkü güçlü olan kim ise herkes o taraftayım mesajı için yarışıyor bu ülkede Ha unutmadan iktidarda ne kadar muhafazakar yada ne kadar dindar bu her zaman tartışmaya açık ama öyle bir etiketleri var ya bu vatandaşların dindarlık etiketi için yarışmalarına yeter de artar
100 %
Beğendim
Beğenmedim
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0168
Güneydoğu Haber