Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
07 Mart 2012 Çarşamba
Hayatı israf etme

Yıllar önce “altına doğru” adında Rus yapımı bir televizyon dizisi izlemiştim. Dizinin kahramanı olimpiyatlara hazırlanan bir atletizm sporcusuydu. Tek hedefi vardı. O da yarışma günü rakiplerinden daha hızla koşarak birinci olmaktı. 100 metre koşucusuydu ve rakiplerini geçebilmesi için,  birkaç saniye daha hızlı koşması gerekiyordu. Dört yıl boyunca çalışmıştı. Sadece birkaç saniye daha hızlı koşabilmek için. Ve de başardı. Bense size bu dört yıllık başarının öyküsünü sadece dört cümleyle ifade ettim. Yazıma böyle bir örnekle başlamamın amacına gelince, zaman denen kavramın en kısa bir anının dahi insan hayatındaki değerini dikkatlerinize sunabilmektir. Öyle ki, bu diziyi izlerken hayatın aslında zamanın ta kendisi olduğunu fark etmiş ve onu gereği gibi değerlendirip, hakkını veremediğimi anlamıştım.

 

 

    Zamanla ilgili, asır denen en büyük süreden başlayıp saliseye kadar küçülttüğümüz olgunun, insanların ve toplumların hayatındaki algılanmalarının çok farklı olduğunu biliyoruz. 950 yıl gibi en uzun yaşayan insanlardan biri olan Nuh peygamberin, geçen zamanı tanımlarken bunu sadece birkaç gün olarak ifade etmesi, insan ömrünün her anını değerlendirmesini gerektiren önemli bir uyarı olmalıdır. Sahip olunun bir değerin heba edilmesinin bizim medeniyetimizdeki karşılığının israf olduğu hepimizin malumudur. Aynı zaman da, amaçsız ve yararsız yere mal, zaman ve benzeri harcamalar yapılmasına ve tutumsuz davranışlarda bulunulmasının israf olduğu da, çocukluk yılların da bize öğretilen ilk dini kavramlardan biridir. Günümüz de israf deyince insanın aklına öncelikle mal, mülk ya da paranın israfı gelmektedir. Oysa israf sadece mal ile olmaz. Allah'ın verdiği her nimetin, Allah rızasını gözetmeden gereksiz yere harcanması bir israftır. Allah insanların kendilerine verilen nimetleri nasıl değerlendirdikleriyle ilgili ahirette hesaba çekileceklerini “Sonra o gün her bir nimetten sorguya çekileceksiniz.” (102/8) Ayetiyle haber vermiştir. İşte Zaman Allah'ın insanlara verdiği en büyük nimetlerden biridir. İnsanlar dünya hayatında, kendilerine tanınan süre içinde Allah"ı razı edecek davranışlarda bulunmayı ve ahiretteki sonsuz cennet nimetlerine kavuşabilmeyi hedeflerler. Bu uğurda Allah rızasının gözeterek değerlendirilmesi gereken en önemli nimetlerden biri “zaman”dır. Eğer kişi zamanını, Allah rızasını hedefleyen işler yapmak yerine aklını ve kalbini Allah'ı anmaktan uzak tutup boş işlerle geçirirse bu büyük nimeti israf etmiş olur. Bu yüzden zaman nimeti israf edilmemeli, her saniyesi Allah rızasına uygun düşünce ve davranışlarla değerlendirilmelidir.

 

      Peygamberimiz, insanın kıymetini bilmediği nimetlerden biri olarak zamanı işaret ettiği bir hadislerinde, kişinin kıyamet günün de ömrünü nerede ve ne şekilde geçirdiğinin hesabını vermeden yerinden ayrılmayacağını ifade etmektedir. İhtiyarlıktan önce gençliğin kıymetinin bilinmesini ve iki günü eşit olanın ziyanda olduğunu bizlere hatırlatan peygamber tavsiyelerinin yanın da, bu konu da Kuran"ın dikkatlere sunduğu pek çok ilahi uyarılar bulunmaktadır. Ayrıca bu hususla ilgili de sözlü kültürümüzde oldukça fazla örnek bulmak mümkündür. Bir Arap vecizesinde ise ;”Keşke gençlik tekrar geri gelseydi de, ihtiyarlık bana ne yaptı ona anlatabilseydim.” İfadesini, çevremizde yaşlılığın getirdiği sıkıntılardan ve gençliğinin kıymetini bilmeyerek ömür sermayesini Allah"ın emrettiği şekilde yeterince geçirmeyen, piri fani insanların pişmanlık dolu sözlerini en güzel şekil de anlamlandırdığına inanıyorum

 

   Hayatı bize veren sahibinin, emrettiği bir şekil de yaşamanız dileğiyle.

 

Bu yazı toplam 14958 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0101
Güneydoğu Haber