Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
10 Şubat 2014 Pazartesi 16:36
UMUT VE HÜSRAN

Günümüzde kurumsal bir kimlik oluşturmaya çalışanlar ya da toplumu yeniden dizayn etme iddiası ile ortaya çıkanlar, nedense akademik kariyeri yüksek, çevresi kalabalık ve sermayesi güçlü insanları hep vazgeçilmez olarak görmektedirler. Daha çok menfaat birlikteliği üzerine kurulan bu yapılanmalarda her kesin hedefi,  daha çok kazanmak, güç ve otoriteyi ele geçirmek olduğundan herkes birbiriyle yarışmakta, kendisinin olmayanın hiç kimsenin de olmaması için gayret sarf etmektedirler.

 

   Hal böyle olunca da yaşadığı toplumdan kopuk insanlar, halkın içinden çıktıklarını ve halka hizmet için var olduklarını söyleseler de pek inandırıcı olmamaktadırlar. Halkının değerlerinden ve taleplerinden uzakta kalanların,   gerçekçi olmayan vaatlerinin de artık pek itibar görmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu gün bırakın daha gerisini, on yıl öncesinin bile söylem ve sloganlarıyla halkın gündemine girmenin zamanının geçtiğini, çünkü bu konuda halkın yeterince hayal kırıklığı yaşadığının sanırım pek tartışılacak bir yönü de kalmamıştır.

 

  Hangi projeniz ve hedefleriniz olursa olsun, bunun merkezinde yine insanın olduğu, onunda yeterli nitelikleri taşımadığında hiçbir şekilde başarılı olma şansınızın olmadığını bu gün sanırım herkes anlamıştır. Bu nedenle her oluşumdan önce ilk yapılan iş, uygun insanları bularak onlarla yola çıkılması gerektiği herkesinde malumudur. Yani yola çıktığınız insanlar, sizin iddialarınızın ve hedeflerinizin inandırıcılığının bir aynasıdır.

 

  Tabi bura da en önemli olanı, iddiası hizmet olanların başında bulunan kişinin rol model bir insan olmasıdır ki, size olan güvenden dolayı, sizinle yola çıkan insanlara da rahatlıkla güven duyulabilsin. Burada şunun da özellikle bilinmesi gerekirse, yaşadığınız toplumun önceliklerini iyi tespit edemezseniz, onlardan ne kadar kopuk olduğunuzu ortaya koymuş olursunuz.

 

  Bütün bu yazdıklarımı alıp da, güncelleştirerek halkın iradesini sadece sandıktan çıkacak oy pusulalarında görmek isteyenlere yönelik bir gönderme olarak algılanmasını istemiyorum. Çünkü peygamberlerde halka hizmeti Hakka hizmet olarak görmüşlerdi. Bizler onları sadece vahyin bir tebliğcisi olarak görüp, yaşadıkları toplumu nasıl yeniden inşa ettiğini es geçtiğimizden onların bu yönlerin anlamaktan uzak kalmışızdır.

 

  Kendisine peygamberlik görevi verilmeden önce kırk yıl birlikte yaşadığı insanların O’nu neden “Emin” (Güvenilir) insan diye tanımladıklarını anlamadan, Allah resulünün nasıl bir toplum inşa ettiğini ve bu yapının kendisinden sonra daha çeyrek yüz yıl geçmeden nasıl sarsılıp bozulmaya başladığını anlamamız asla mümkün olmayacaktır.

 

   Evet, eğer insanlar için bir umutsak ve umudu sadece bizde görmüşlerse, onları hüsrana uğratarak,” Bize olan güveni boşa çıkarma haksızlığını yapmamalıyız” diye düşünüyorum.

  

Bu yazı toplam 13012 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0099
Güneydoğu Haber