Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
13 Nisan 2020 Pazartesi 18:48
Aynı Gemide Yolculuk Yapmak

Birlikte yaşama, sorumluluklarımızı yerine getirme ve yanlış yapanları uyarma konusunda bir gemi örneğinden bahsedilir. Geminin selametle gideceği yere varabilmesi için, o gemide yolculuk yapanların, onun tabanını delmek isteyenlere engel olması gerektiği önemle vurgulanır.  Zira gemi tabanı delinirse su almaya başlayacak ve nihayetinde ise gemi batacaktır.

 

 Diğer örnekte ise, Allah Teâlâ’nın Yunus Suresi 22-23. Ayetlerde geçen gemi ve yolcuları var ki, burada insanların inançlarından, yaşam anlayışlarından, korkularından, Allah’a sığınmalarından, pişmanlıklarından, söz vermelerinden, nankörlüklerinden ve yalanlarından bahsedilir. Bu ayetler bütün zamanları kapsayıcı olup, öyle ki insanlar yeryüzünde yaşadıkları sürece bu örnek hep canlılığını ve gündemini korumaya devam edecektir.

 

 İşte sözlerin en güzeli olan Kuran’daki o gemi örneği;

 

….gemidekiler neşe içinde yolculuk yaparken şiddetli bir  fırtına gelip çatar, her yerden onlara dalgalar hücum eder ve onlar çepeçevre kuşatıldıklarını anlarlar da dini yalnız Allah’a halis kılarak; “Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız” diye Allah’a yalvarırlar. Fakat Allah onları kurtarınca bir de bakarsın ki onlar, yine haksız yere taşkınlık ediyorlar…”

 

Bu ayetler bütün çağlara ve her dönemdeki insanların yaşamlarına hitap ettiğinden, buradan şu an karşılaştığımız virüsle ilgili bir bağlantı yapacak olursak, insanların içine düştükleri halden kurtulmak için tıpkı ayette bahsedilen insanların ruh halini yaşadıklarını anlayabiliriz. Örneğin namazlara kapıları kapatılan camilerden, şimdi her ezandan sonra halka ilanen yapılan dualarda içine düşülen çaresizlik en çarpıcı şekilde vurgulanmaktadır.

 

 Ülkemizdeki manzara böyle iken,  Avrupa’da ilk defa camilerden ezan okunmaya, her dinden insanlar bir araya gelerek toplu ibadet ve dualar yapmaya başladılar. Ayette bahsedilen gemi yolcuları gibi ölüm korkusu yaşadıklarından, Allah’tan yardım istiyorlar. Hatalarını ve günahlarını itiraf ederek, Allah’a tıpkı gemideki yolcular gibi sözler veriyorlar.

 

Ya virüs sonrası, gerçekten verilen sözler yerine getirilecek mi?

 

  Evet, tabir yerindeyse evrensel anlamda herkese ayar veren virüs bir gün mutlaka bitecek ve insanlar yine normal hayatlarına geri dönecekler. Yeni bir düzen kurulur mu?  Virüsü bir milat olarak kabul edip, virüsten önce ve virüsten sonra diye bir dönem başlar mı?  Bunu ilerleyen zamanda bekleyip göreceğiz.

 

  Asıl olan şu ki biz bu virüsten kurtarıldıktan sonra, gemideki yolcuların fırtınadan kurtarılınca yine kaldıkları yerden hayatlarına devam etmesi gibi bir hataya düşmememiz gerekiyor. Bu anlamda öncelikle verdiğimiz sözlerde dürüst olmamız gerekiyor ki,  bundan sonraki bireysel ve toplumsal yaşantımızda bir şeylerin değişimi mümkün olsun.  Aksi takdirde bizden sonrakiler yalan ve samimiyetsizliğimizi konuşacaklardır. İşte bunun için ayetlerde bahsedilen insanların konumuna düşmemek adına virüs sonrası, bizi kişisel ve toplumsal çürümeye götüren bir takım ahlaki virüslerden ne kadar kurtulacağız doğrusu çok merak ediyorum.

   

  İnsani erdemleri tekrar güçlü bir şekilde toplumsal hayata yerleştirebilmek için, nelerden kurtulmamız gerektiğine gelince;

 

-İnsanlara iftira atma ve gıybet etme virüslerinden

-Haksız yere kazanç elde etme virüsünden

-Kibir ve enaniyet virüslerinden

-Ehil olmayanları bir yerlere getirme virüsünden

-Hırsızlık, arsızlık, iltimas, rüşvet, şiddet hakaret, ihanet, haksızlık virüslerinden

-Merhametsizlik, sevgisizlik, bağnazlık, hoşgörüsüzlük, hazımsızlık saygısızlık, sevgisizlik ve sorumsuzluk virüslerinden.

-Allah’ın emirlerini küçümseme, alay etme, hayattan tecrit etme, kınama, yok sayma ve inanan insanlara yaşama hakkı tanımama virüslerinden vs…   

 

Sahiden bunlardan kurtulabilecek miyiz?

 

Allah Teâlâ dualarımıza, pişmanlıklarımıza, verdiğimiz sözlere icabet edip, bizi içine düştüğümüz bu halden kurtardığında, bize insan gibi yaşamayı öğretecek ahlaki ve imani erdemleri acaba tekrar kuşanabilecek miyiz?

 

 

 

Bu yazı toplam 67375 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0648
Güneydoğu Haber