Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
21 Nisan 2011 Perşembe
İnsanın cinsellikle imtihanı
İslam bir fıtrat dinidir. İnsanın duygularını, arzularını ve eğilimlerini inkâr etmez.
Kuran insanın fıtratını tanımlarken, onun güçlü ve zayıf yönlerini sürekli hatırlatır. Güçlü yönlerini insanların faydasına kullanmasını isterken, zayıf yönlerinden ise harama düşmeden nasıl korunacağını öğretir. Bu zayıf yönlerinden birisi de cinsellik konusudur. Çünkü böyle bir durumla karşılaşınca akıl ve iradenin kontrol dışı kalması, insana kör duyguların hâkim olması söz konusudur. Bu nedenle dinimiz insanın böyle bir durumla karşılaşmaması için çok net uyarılarda bulunmuştur.Çünkü cinsellik duygusu sadece insan iradesini yok etmekle kalmaz. Allah resulünün bir hadislerinde;”Kişi zina edince iman ondan çıkar ve başının üstünde bir bulut gibi muallâk durur. Zinadan çıkınca iman adama geri döner.”Derken, inanan insan için tehlikenin büyüklüğüne işaret eder. Ama aynı zamanda bunu başaracak olanlara da şu müjdeyi verir. ”Bana iki dudağınızla, iki bacağınız arasını garanti edin, ben de size cenneti garanti edeyim.”

Günümüzün insanları için şartlar elbette zordur. Çünkü zaman cinselliğin çok fazla istismar edildiği ve yaygınlaştığı bir dönemdir. İnsanların bedenlerini kendi mülkü saydığı, onu kendi istediği gibi sergileyebileceğini düşündüğü, cinselliği hatıra getiren objelerin çok fazla yaygınlaştığı bu zaman da, iffetli ve hayâlı davranmak, her türlü takdire şayan bir duruş olsa gerek. Okuduğum bir yazıda, kendisiyle söyleşi yapılan bir bayan; Erkekleri bilerek tahrik eden kadınların olduğunu, çünkü arzu edilmenin onların hoşlarına gittiğini, bunu özellikle yaşam biçimi haline getirenlerin bulunduğunu söylüyordu. Bundan menfaat elde ettiğini görmenin hoşlarına gittiğini fakat çoğunun da daha ötesini istemediğini belirtirken, bu kadınların ruh dünyasını ifade etmiş oluyordu. Bu özellikteki kadınlarla karşılaşan erkeklerin nasıl bir zihinsel bombardıman altında kaldığını ve ahlaken nasıl bir direnç göstermek zorunda olduğunu hepimiz takdir ederiz sanırım.

Cinselliğin bir de toplumsal yönüne bakacak olursak, en önemli boyutundan biri nesli muhafaza etmektir. Çünkü nesil bir milletin varlığını sürdürme garantisidir. Onu koruyamayan bir millet, er geç yıkılmaya mahkûmdur. Nesle en büyük darbe fuhuş ve ahlaksızlıktan gelmektedir. Tarihte birçok millet ve topluluk bu yüzden yok olmuştur. Tıpkı Lut kavmi ve Pompei halkı gibi.Lut kavminin yaşam biçimi ve nasıl yok edildiklerinden Kuran çarpıcı ifadelerle bahseder.Öyle ki bu kavmin her şeyi aleni, sokakta rastgele yaptıkları bildirilir.İkinci topluluk ise İtalya da Pompei bölgesinde yaşayan insanlardır.Bunlar Vezüv yanardağının patlamasıyla yok edilmişlerdir.Bu insanlar özellikle 18 yaşın altındaki erkek çocuklarına uyguladıkları toplumsal rezillikler ve fıtrata aykırı yaşam biçimiyle sonlarını hazırlamışlardır.Arkeologlar 2000 yıl sonra kenti keşfettiklerinde son gün pişmiş ekmeği bile fırında buldular. Pompei"liler taş olarak çıkarıldıkları vakit, ölüm anın da ne yapıyorlarsa o halde bulundular.

Lut ve Pompei topluluklarının başına gelenler tüm insanlar için bir ibret vesikasıdır. Halen dünyanın pek çok yerinde Lut kavmindekine benzer ahlaki yozlaşma yaşanmaktadır. Bu toplulukların başına gelen ilahi azap ise, maalesef bir masal gibi algılanmaktadır. Oysa bunlar Allah"ın bir sünneti olup, kıyamete kadar devam edecektir. Birçok insanın fuhuş girdabına sürüklendiği, cinsel bunalımların had safhaya ulaştığı, cinsel ilişkilerin bırakınız gizli olmasını, bir takım vasıtalarla milyonlara servis edildiği, eş değiştirme kulüplerinin bile kurulduğu ne yazık ki bilinen bir gerçektir. Ülkemizde, her yıl 20 bin erkek ve kadın cinsel suçlarla ilgili davaların sanığı olmakta, aile kavramı ciddi sarsıntı geçirmektedir. Yapılan bir araştırmada geçen yıl yaklaşık 7 bin çocuğa tecavüz edilmiştir. Yeni yetişen genç neslimiz zihinsel filtrelemelerden yoksun olarak, büyük bir tehlike altındadır. Gençliği her türlü manevi değerlerden soyutlayarak, bir takım ulvi ideallerin değil, heyecan, tutku ve nefislerinin peşine takılan bir kitleye dönüştürmeye çalışanlar vardır. Evet, bunu yapanların, bir gün bu ateşin kendi hanelerine de uğrayacağını bilmeleri gerekmektedir. Burada bu konuyla ilgili, söylenen şu sözü de çok önemsiyorum.”Çalma kapıyı, çalarlar kapını.”Eminim ki birçoğumuz bunun örneklerini görmüşüzdür.

Netice olarak, erkeğin zafiyeti bakmak, kadının zafiyeti göstermektir. Bu nedenle kadınlar ve erkekler birbirleri için imtihan vesilesidir. Kuran bu konuda örnek olarak Yusuf"un Züleyha ile olan imtihanından bahseder. Bu gün toplumun düştüğü ahlaki zafiyetleri düşündüğümüzde Yusuf"un imtihanı büyük önem kazanmaktadır. Zindana atılma pahasına güzel bir kadına karşı iffetli davranan Hz. Yusuf hem peygamber, hem de Mısır"a sultan olarak ödüllendirilmiştir. Kuran da iffet timsali olarak erkeklere Hz. Yusuf, kadınlara Hz. Meryem gösterilir. Hz. Yusuf"u erkeklerimize, Hz. Meryem"i ve Hz.Fatıma"yı kadınlarımıza mutlaka öğretmemiz gerekmektedir. Madem aynı gemide yolculuk yapıyoruz. Onun tabanının delinmesine asla duyarsız kalmamalıyız.
Bu yazı toplam 14029 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0099
Güneydoğu Haber