Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
22 Ağustos 2013 Perşembe
Kimin Adamı Olmalı?

Bizim kuşak 12 Eylül İhtilalı öncesinin kaos ortamını yaşamış bir nesildir. O dönem de siyasi kimliği ile anılan okullarda eğitimimizi sürdürürken, ayrıştırılmış mahallelerde yaşamıştık. Hangi mahallenin veya okulun mensubuysan buna göre nereye ait olduğun, ya da kimlerin adamı olduğuna karar verilirdi. Tarafsız kalma diye bir tercihimiz de olamazdı. Zaten kimseyi de inandıramazdık.

  Bir yerlerde birileri tarafından yolun kesilirse, önüne çıkanların kim olduğunu anlayabilirsen onların adamı olduğunu söyler, şayet inanırlarsa hakaret, tehdit veya dayaktan oluşan üç seçenekten birine maruz kalmaktan kurtulurdun.

  Milletin haline acımış olmalılar ki, bir seher vakti sözüm ona kurtarıcılarımızla tanıştık. Yaklaşık yirmi yıl sonra ise, post modern darbe denilen psikolojik baskı ve sindirme dönemini de yaşadık. O dönemlerde birçok insan siyasi görüşü, cemaati, örgütü, kurumsal kimliği ya da yüreğinde taşıdığı idealleri adına bir yerlerde durmaya ve birilerinin adamı olmaya kendini mecbur hissetti.

  Bu süreçlerde her durulan yere, yapılan mücadeleye, niyete, çekilen çileye ve ödenen bedele göre, tarih, sicil amirleri, fişleme meraklıları ve en önemlisi gökteki melekler, hepimiz hakkında notunu tuttu ve arşivine kaldırdı.

 O günlerden bu güne siyasi tercihler, sorgulamalar, gözlemler, itilmeler, tecrübeler, söylenen sözler ve bunlara benzer nedenlerden dolayı birçok insan bağlı oldukları yerlerden ayrılarak farklı yerlerin adamları olmaya karar verdiler.

 Tabii ki bu değişimde “Davaya ihanet”  ithamları yanında, döneklik, korkaklık, fırsat düşkünü, ayağı kayma, koltuk meraklısı, filanın adamı,  imanı zayıf gibi birçok ithamlarla da kimler muhatap olmadı ki?

 Peki, bir yerlerin veya birilerinin adamı olmak gerekmiyor mu? Elbette kendimize ait bir yerimiz ve bir kimliğimiz olmalıdır. Bunun içinde adamı olduğumuz yerin değerleri adamlığımızı şekillendirmelidir.

   Dürüstlük, hakkaniyet, ilkeli bir duruş, çalışkanlık, sadakat ve iman donanımlarına sahip olmak önceliğimiz olmalıdır. Bunları nerede bulursak orada durmalı, kararlı ve cesur insanlar olarak, sadece Allah"ın adamı olmalıyız. Bunun dışında kimin adamı olduğumuz, ya da kimlerin adamı olarak görüldüğümüz hiç de önemli değil. Zaten kim Allah"ın verdiği değerin dışında bir değer arıyorsa, adamına ve ortamına göre bulması da pek zor olmasa gerek.

Bu yazı toplam 16025 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0342
Güneydoğu Haber