Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
17 Aralık 2013 Salı 08:17
ANESTEZİ TOPLUMU

    “Önce arkadaş çevremde 11 yaşında bali ile başladım. Bu, zamanla yeterli gelmedi. 12 yaşımda esrar devreye girdi. Zamanla bu da yeterli olmayınca belki de en tehlikelisi olan eroine başladım. Hayattan tamamen kopuyorsun. Geceleri uyuyamıyorsun. Sanki yaşamıyordum. Bu illetten bir türlü kurtulamadım, okulumu yarıda bıraktım. Uyuşturucu kâbusları ve krizleriyle sabahlamak istemiyorum. Arkadaşlarımı da görmek istemiyorum.”

 

   Bu yürek yakan sözler madde bağımlısı binlerce çocuğumuzdan sadece birine ait. Tedavi merkezi verileri ise, okul çağındaki çocukların uyuşturucu tehdidinin ulaştığı ürkütücücü boyutu gözler önüne seriyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre bir yılda 4 bin çocuk bağımlılık tedavisi görüyor. Bir klinik yetkilisinin ifadesine göre uyuşturucu tedavisi için başvuranların yüzde 10’ a yakınını 12-14 yaş arasındaki çocuklar oluşturuyor. Ya başvurmayanlar…?

 

  İstanbul’da 32 bin lise öğrencisi arasında yapılan çalışmada, her yüz öğrenciden 45’i sigarayı,32’si alkolü ve 9’u da uyuşturucuyu hayatında en az bir kere kullandığını ifade etmiş.

 

  Üsküdar Üniversitesi Öğretim üyesi Prof.Dr Nesrin Dilbaz “Gerçekle yüzleşmek, acı çekmek, hayatın zorluklarıyla karşılaşmak istemeyen, sadece mutlulukların peşinde koşan “anestezi toplumu” denebilecek bir yapıya doğru gidiyoruz” diyor.

 

   Öyle anlaşılıyor ki, keyifli ya da sıkıntılı anında “Ver bir sigara”dan, “Atalım birer kadeh”e geçiş yapan toplumsal algıdan, gereken tedbir alınmazsa uyuşturucu ikramını ifade eden kavramların kullanmasına doğru bir sürece girileceği endişesini derinden hissetmemiz gerektiği kanısındayım.

 

  Burada en büyük sorumluluk ise, anne babalara düşmektedir. Öncelikle çocuklarımıza yönelik bir takım algılarımızın, en önemlisi de onlara karşı sorumluluk anlayışımızın gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bunlardan bir kaçını şöyle tanımlayabiliriz.

 

*Anne babaların çocuklarına rol model olamayınca, onların bu boşluğu doldurmak için mutlaka arayışa gireceklerini anlayamayan ebeveynlerin kendilerini sorgulamaları gerekir.

 

* Çocukların her isteğini, başarı hedefi koymadan onlara sağlayan ya da çocuk ruhunu okşayan ihtiyaçlardan onları tamamen mahrum bırakan anlayışı sorgulamak gerekir.

 

* Boş vakitleri çocuklarıyla birlikte değerlendirmeyip, kendi zevkine göre programlayarak kişiselleşen aile kavramını sorgulamak gerekir.

 

*Oyun çağındaki çocuklarımızı bu tür ortamlardan mahrum ederek, kurslar, dersler ve özel hocalar kıskacına mahkûm ederek, tabi gelişimini engelleyen anlayışı sorgulamak gerekir.

 

*Her türlü riske açık olan ve çocuklarımızın denetleyemediğimiz sanal âlemdeki özgürlüklerini ve tanımadığımız arkadaşları konusundaki ihmalkârlığımızı sorgulamak gerekir.

 

  Hülasa bu konuda neler yapılabilire hep birlikte karar vermek zorundayız. Geç kalmadan…!  

Bu yazı toplam 14994 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0127
Güneydoğu Haber