Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
13 Eylül 2013 Cuma 09:58
Sanal Âlem İle Muhabbetimiz

Cep telefonu ilk çıktığı yıllarda genel de her hanede sadece bir kişide bulunurdu. İlerleyen zaman da kişi başı telefon sahibi olduk. Bu aşamadan sonra sanal âlem yaşamımızın her alanını etkilemeye başladı. Hayatın merkezine “alo” ifadesi öylesine bir giriş yaptı ki, tüm sosyal ilişkilerimizi adeta ipotek altına aldı. Zorunluluğa sözümüz olmaz fakat telefon konusunda tam bir keyif ehli olduk.

 

  Bizim kültürümüzde “Başucu” kabul edilen ve önem verdiklerimizi yanı başımız da bulundurma geleneği vardı. Artık başucumuzdan ayrılmayan tek nesne cep telefonları oldu. Birçoğumuz onunla uyumaya ve onunla uyanmaya başladık. Telefonlarımız bizim en yakın sırdaşımız, arkadaşımız olunca ona şifreler koyarak başkalarına karşı korumaya aldık. Eşler birbirlerinin ebeveynler çocuklarının telefonlarını kullanamaz oldular. Öyle olunca her telefon ve ileti sesi gizemli bir hale geldi. Tüm programlarımızı izinsiz bozan sadece telefonlarımız oldu. Ona verdiğimiz bu ayrıcalığı hiç kimseye vermedik.

 

   Ardından internet hızlı bir giriş yaptı, tüm hayatımıza. İnternetsiz ev kalmasın reklamlarıyla, şimdi her yerde internettendik ve her şey bizim kontrolümüzde olacak zannettik.  Önce acaba dedik, arkasından gerekir dedik, bir müddet sonra (facebook)lendik, başlarda bayağı eğlendik, şimdi ise ona buna şikâyet ederek iyice dertlendik. Resmi kurumlarda istismar edilmeye başlayınca da bir takım yasaklarlar getirmek zorunda kaldık.

 

 Ya evlerimiz? Bu gün geldiğimiz noktada bazılarımız artık interneti eğitim ve bilgi amaçlı değil, eğlence ve eğlenme aracı haline getirdik. Rutin işlerin dışında zamanının çoğunu facebook sayfalarında dolaşarak geçirmeye başladık. Saatlerin nasıl geçtiğinin birçok insan farkına bile varamadılar. Bunu tutku haline getirenler aile efradından çok, hesabına nelerin düştüğünü merak eder oldu. Bu nedenle, eve dönünce veya sabah kalkınca ilk önce facebook sayfalarına bakmayı alışkanlık haline getirdik. Evde gizli ve saklının olmaması gerekirken, şifrelerle sayfalarımızı herkes den gizler olduk. Tabii ki ardından huzurumuzu kendi ellerimizle kaçırdık.

 

  Neticede, yüzlerce kişiyi sanal olarak evimizin içine davet edip, birçok özelimizi paylaşırken, ne yazık ki ihmal ettiğimiz ailemizle iyice özelleştik. Sanal âlemde nezaket ve zarafet den neredeyse kırılacak kadar incelirken, gerçek âlemde kaba ve hoşgörüsüz tavrımızdan hiç vazgeçmedik. Yazılanlara cevap verme adına bir iletişim uzmanı maharetiyle, itina ile seçilmiş kelimeler kullanırken, değer görmesi gereken kişilere olan hitap şeklimizle birçok insanı kırıp, dağıttığımızı hiç fark etmedik.

 

  Elbette sanal âlemi istediği gibi kullanan ve ona hükmeden pek çok insanımız var ve onlardan çok şey öğreniyoruz. Ben sanal âlemin mevcut handikaplarından, bir nebze bahsetmeye çalıştım. Bu yazdıklarıma katılanlarınız olacaktır. Fakat bahsettiğim olumsuzlukları yaşamasına rağmen, hala devam etmek için kendince haklı nedenleri bulunan varsa, o zaman ona bir sözüm olmaz ve sanal âlemle olan muhabbetiyle aralarına girmek benim haddime düşmez. Sadece bana keyfiniz bol olsun demek kalır.

 

  

Bu yazı toplam 19021 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0158
Güneydoğu Haber