Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
12 Şubat 2015 Perşembe 17:20
Yola Çıktıklarımız ve Yolda Karşılaştıklarımız
  Geçmişi doğru bir şekilde anlamak için, ya yazılı kaynağından okumalı, ya yaşayanları dinlemeli, ya da bizzat kendimiz yaşamış olmamız gerekir. Yazılan kitabi bilgileri bir tarafa bırakarak, olayları yaşamış insanlardan dinleyecek olursak, sanırım en sağlıklı analizi yapmış oluruz diye düşünüyorum.
 
  Eğer bu gün, elli-yüz yaş aralığındaki insanları geçmişte yaşadıklarına dair konuştursaydık, çocukluk yıllarının savaşlarla, gençliklerinin tek parti iktidarının baskısıyla, evlenip aile kurdukları yılların yokluk ve mahrumiyetle, yaşlılık günlerinin ise,  ülkesinin bir daha kötü günler görmesin diye dua ederek geçtiğinden bahsedeceklerdir.
 
  Şayet bizim jenerasyonu dinleseydik çocukluk yıllarının ülkemizdeki siyasi istikrarsızlıkla,  gençlik yıllarının öğrenci kavgalarıyla, sokak eylemleriyle ve tecrit edilmiş mahallelerde geçtiğinden, yaş kemale ermeye başladığında post modern darbelerin psikolojik baskısından, bu güne gelindiğinde ise, yapılan mücadele sonucu elde edilen pek çok kazanımlardan bahsedeceklerdir.
  Bu anlamda ülkemiz son yüz yılın başlangıcını nasıl ki ülkesini fiili işgal edenlerden kurtulma mücadelesiyle geçirmişse, son çeyreğinde ise kendi kimliğine dönmek isteyen insanların kararlı başkaldırısına şahitlik etmiştir. Bu süreçte pek çok insan savrulmalar yaşarken, kendini davasına adamış insanlar pek çetin imtihanlardan geçtiler. Bu insanların ortaya koyduğu cesur tavrın sonucudur, bu gün elde edilen tüm kazanımlar.
 
   Bütün bu mücadeleler yapılırken, hiç ortada gözükmeyen ve “Bekle gör” anlayışıyla şartların olgunlaşmasını, safların netleşmesini, kazanan ve kaybedenlerin ortaya çıkmasını bekleyenler, nerde kiminle olacaklarının derin hesaplarını da yapmaktan bir an geri durmadılar. En zor zamanlarda hiçbir yerde olmayanlar,   bu gün gelinen süreçte nedense her yerde arz-ı endam etmeye başladılar.
 
  Bu insanların menfaatçi algılarını, her kazananın yanında olma hesaplarını, dalkavuk tavırlarını ve siyasi manevralarını anlamayıp, onlara hak etmedikleri değeri verme yanlışını yapanlar, yolda karşılaştıklarını yola çıktıklarına değişen insanların gafletine düşmüş olurlar. Aksine bunu yapmayarak, bir davanın teorisyenlerini, çilesini çekenlerini, her güçlüğe göğüs gerenlerini, zor günlerin derdini yüklenenleri ortada bırakmayanlar yüklendikleri emaneti taşırken de asla yalnız kalmayacaklardır.
 
  İnsan seçerken ilmine, kariyerine, kabilesine, karizmasına, özel yeteneklerine değil de, samimiyetine, dürüstlüğüne, toplumun değerlerine sahiplenmişliğine, ülkesinin menfaatlerine, hedeflerine, beklentilerine, dağarcına ne koymak istediğine ve azığına iyi bakmak gerektiğine inanıyorum. Aksi takdirde çok geçmeden herkes ait olduğu yere dönecek ve yine suçlamalar, yine hainler aranacaktır. Sonrası mı? Sanırım bu durumda yapılan yanlışların faturasını ödemek yine bize düşecek.
 
Bu yazı toplam 10653 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0127
Güneydoğu Haber