Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
17 Haziran 2013 Pazartesi
Herkes Eteğindeki Taşları Döktü

 

   Haziran Ayı"na Gezi Parkı olayları ile başladık. Ülke gündemini öyle bir meşgul etti ki, neredeyse müdahil olmayan kalmadı. Sanki insanlar yıllarca böyle bir toplumsal olayın çıkmasını bekliyormuş. Tabir yerindeyse bu vesileyle herkes eteğinde biriktirdiği taşları ortaya dökmüş oldu. Özellikle içerdeki ve dışarıdaki ülke düşmanları için, kin ve nefretlerini orantısız bir şekilde ortaya koymak için bulunmaz bir fırsata dönüştü. İnsanların bir numaralı gündemi olan bu olaylar, karne öncesi son iki haftasında öğrencilerin okula devam etmemesi nedeniyle okullarda canları sıkılan bizim camia da Gezi Parkı muhabbetiyle karne gününe erişmiş oldular. Bazı okul idareci ve öğretmenleri ise ne yazık ki, sözle kalmayıp öğrencilerini de olaylara müdahil ettiler

 

 Gezi Parkı bahane edilerek, gösterilere dâhil edilen gençlerin çoğunun katıldığı eylemin gerçeği konusunda sağlıklı bir bakış açısına sahip olmaları için ne yaşlarının, ne bilgilerinin ne de deneyimlerinin yeterli olduğunu düşünmüyorum. İşte istediğin şekilde yönlendirmeye müsait insanların da bunlar olduğunu sanırım takdir edersiniz. Bu gençlere ülkemizin olmazsa olmazları olan değerlere sahip çıkmanın önemi mutlaka öğretilmelidir. Öğretilmezlerse ülke değerlerine düşman marjinal grupların onları nasıl tahripkar bir kitleye dönüştürebileceğini sanırım görmesi gerekenler görmüştür.

 

 Günlerdir tüm dünyaya öğretilen ve birçok insanın İstanbul da yaşamasına rağmen hiç görmediği Taksim ve Gezi Parkı"nın bundan sonra toplumsal algımıza tarihi bir not düşeceğini söylersek sanırım doğru bir tespit olacaktır. Eminim ki, bu olaylar bittikten ve burada yapılacak düzenlemelerden sonra, başta İstanbul olmak üzere, ülkemizin ve dünyanın birçok yerinden bu mekânlara ziyaretçi patlaması olacaktır.

 

  Her şeye rağmen bu günleri zor da olsa atlatacağımıza inanıyorum. Birileri fark etmese de, fark ettirilmeye çalışılmasa da, dostlarımıza örnek olacak, düşmanlarımızın da kin ve nefretlerini arttıracak kadar büyük bir ülkeyiz. İşte bu algının ülkemiz insanlarında olumlu ya da olumsuz oluşmasında herkese bir pay düşmektedir. Olayların sıcağında söylem ve eylemde bulunan her kes sağduyulu hareket etmek zorundaydı ama olmadı. Sonradan duyulan pişmanlıklar ve keşkeler ise, çoğu zaman ortaya çıkardığı toplumsal tahribatı tekrar onarmaya yetmemektedir.  

 

   Son olarak, şu hususu özellikle hatırlatmak isterim. Kendisi dışındaki insanların ne düşündüğünü ve ne istediğini önemseyenler artık anlamalılar ki,  bu son yaşadığımız olayların bir an önce bitmesini isteyen ülkemizde ciddi bir çoğunluğun olduğunu yapılan kamuoyu araştırmaları ispat etmiştir. Öyleyse herkes bu ülke insanının ne istediğini önemsemek ve ona göre davranmak zorundadır. Çünkü bu olaylarla sevinecekleri yeterince sevindirip, üzülecekleri de hakları olmadığı halde birilerin yeterince üzdüğünü düşünüyorum.

 

Bu yazı toplam 14871 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0150
Güneydoğu Haber