Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
04 Mart 2013 Pazartesi
Namaz, Müslümanlık ve Türk Olmak

  Bizler sanatçıların, futbolcuların ve bazı siyasetçilerin gündem oluşturma amaçlı açıklamalarına genel anlam da alışmıştık. Fakat son yıllarda özellikle dini konularda bazı yazar, düşünür ve akademisyenlerin de gündem oluşturacak sözlerine muhatap olmaya başladık. Elbette yaşadığımız ülke insanını ilgilendiren konularda her kes özellikle kendi alanıyla ilgili olarak yeni, konuşulmamış, yazılıp söylenmemiş konularda farklı ve kendine özgü bir bakış açısıyla olayları ve kavramları yorumlayabilir. Fakat bütün bunları yaparken ülkemiz insanlarının anlayabileceği net ve açık ifadelerlerle yazılıp, konuşulması gerekirken, tartışma ortamı oluşturmaya, farklılaştırmaya, öteleştirmeye yönelik bir üslup kullanılmasını doğrusu anlamak mümkün değil.

 

  Bazı açıklamalar öylesine kafa karıştırıyor ki, niyet ve maksadın ne olduğunu anlayanda anlamayanda gündeme düşen konuların tartışma ortamına katılmak ihtiyacı hissediyor. Ardından da önyargılar, zanlar, sorgulamalar, yargılamalar ve ithamların tozunu iyice kaçırabiliyoruz. En son olarak daha önce “ Allah bana 20 yaşında komünist olmayı nasip etti. Ben de Allah"ın bu lütfüne hiçbir zaman sadakatsizlik göstermedim. Eğer bir insan komünist olmadan Müslüman"sa bu insanın Ümmet-i Muhammet"e yapamayacağı kötülük yoktur.”(Time Türk 29 Eylül 2012),”Her Türk Komünisttir.”(Skyturk360 20 Aralık 2012)  ve “Müslüman olmadan Türk olunamaz” sözleriyle tartışma çıkaran Şair İsmet Özel” Namaz kılmayan Türk olamaz” sözüyle yeni bir tartışmaya zemin hazırlamış gibi gözüküyor.

 

  Türklüğün tanımı millet ve ırk üzerinden yapılırken, böylece namaz üzerinden de yapılmış oldu. Türk olmanın tanımının izafileştirilmesi gibi, bir insanın Müslümanlığının da izafileştirilmesi bazen bireysellik boyutunu da aşarak farklı düşünen insanların gruplaşmalarına ve hizipleşmelerine de sebep olmaktadır. Allah ve resulü Müslüman olmanın tanımını bu kavrama hiçbir ilave yapmaya ihtiyaç olmaksızın her kesin, her kavmin ve milletin anlayacağı şekilde yaptığını biliyoruz. Ne zaman ki, Müslümanlık kavramı “ İslam"ı ben böyle anlıyorum, fakat yanlış anlamış olabilirimden ziyade, hayır sen yanlış anlıyorsun ve benim anladığım doğrudur” anlayışına dönüşünce, kişileri, grupları, kavimleri ve milletleri din adına üstün kılma yarışı da böylece başlatılmış oldu.

 

 Şunu özellikle vurgulamalıyım ki, namaz ibadeti “Ben Müslüman"ım” diyen her kes için elbette yerine getirmesi zorunlu farzlardan biridir. Ama buna inanan bir kimsenin namaz kılmamasıyla, hatta bu hal üzere ölmesiyle ilgili kararı biz değil de bırakalım, Allah versin. Bizim görevimiz namaz ibadetini önce emredildiği şekilde yerine getirmek, sonra ise söylemcisi olmayı hak etmektir. Yıllar önce namaz ibadetine kırk yaşından sonra başlayan birisi bana aynen şunları söylemişti.”Eskiden namazdan bahsedenlerin yanına yaklaşmak istemezdim. Şimdi namaz kılmayan biriyle tanışınca, kavga edesim geliyor.”

 

Sonuç olarak, Allah hiçbir kavmin ve ırkın tanımını değil, Müslüman olmanın tanımını yapmıştır. Bizleri de Müslüman olarak dünyaya göndermiş ve sadece Müslüman olarak ölmemizi istemiştir.

Bu yazı toplam 15045 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0101
Güneydoğu Haber