Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
04 Temmuz 2019 Perşembe 19:56
Anlamak İsteyene

Uhud Savaşı.

Peygamberimiz Medine de düşmanı karşılamak ister, ashaptan bazıları ise, açık alanda savaşmakta ısrarlıdır. Allah resulü karara uyar. Kazandık derken, nasıl kaybedileceğinin ilk örneğidir bu savaş, başınızda peygamber de olsa. En hassas zamanda okçular emre uymamış ve bulundukları yeri terk etmişlerdir.

Sonuç; Peygamber yaralı, Hz. Hamza ile birlikte onlarca şehit. Kutlu nebi üzgün ve gözyaşları süzülür yanaklarından. Kimse suçlanmaz, hain aranmaz ve saflar sımsıkı.

 

Hudeybiye.

Anlaşmanın şartları görünürde çok ağır gelir herkese. Hz. Ali yazmak istemez, Hz. Ömer öfkeli, sahabede ise derin hayal kırıklığı. Ölümü göze aldıkları, onun için her fedakârlığı yaptıkları liderlerinin emrine uymayıp kurbanlarını kesmiyorlar. Peygamber çadırına üzgün girer. Eşinin tavsiyesi ile Allah resulü kurbanının başında ve sahabeler de yeniden bir heyecan ve kurbanlarını kesmek için birbirleri ile yarış ederler. Anlaşmanın üzerinden çok geçmez, üzüldükleri şartları müşrikler kaldıralım derler.

 

Mekke’nin Fethi

Allah resulü yıllar sonra, kovulduğu öz yurdunda ve Kâbe’de. Amcası Emaneti Kâbe’nin anahtarını onu taşıyan müşrikten alarak, kendisine vermesini rica eder ve alır. İlahi uyarı hemen gelir. Emanet ehli olan müşrike tekrar verilir.

 

Halife Hz. Ömer hutbedeyken üzerindeki elbisenin hesabı sorulur. Yanlış yaparsa, kılıçla düzeltileceği söylenir. Nil’in kenarında dolaşan bir kuzuyu kurt yemesin diye uykuları kaçan bir Ömer vardır devletin başında.

 

Nimet ve iktidarla imtihan.

Fetihler başlar, zenginlik artar, insanlar makam ve dünyalık kaygısına düşerken fitne ateşi de insanlar arasında hızla yayılmaya başlamıştır artık.

Hz. Ali ile Hz. Aişe Cemal Savaş’ında, yine Muaviye ile Hz. Ali Sıffın’da karşı karşıya gelirler. İçlerinde seçkin sahabenin de bulunduğu binlerce insan düşmüştür toprağa iktidar ya da sen haklı kavgasıyla. Sonra, bitmez tartışmalar ve ayrışmalar.

 

Bir zamanlar bir lokma ekmeği paylaşan, bulamayınca karınlarına taş bağlayan merhamet, şefkat, sevgi, fedakârlık ve vefada yarışan insanların acıya, fitneye, hesaplaşmaya, kin ve nefrete dönüşümünün ders alınacak örnekleridir bütün bunlar. Her dönemde, kendini güncelleyerek, zamanın şartlarını yüklenerek günümüzde de devam etmekte bütün bu yaşananlar. Ne acıdır ki, biz bizle uğraşmaktan bir türlü vazgeçmedik. Ne ders aldık, ne ibret. Ne de akıllandık.

 

Velhasıl; Bu yazdıklarımdan, anlamamız gerekenleri anlayamayıp, kendimize bir ders çıkaramazsak, mevcut yanlışlarımızı sürdürmeye ne yazık ki devam edeceğiz.Sonra mı?

Tahmin etmek zor olmasa gerek.

Hep birlikte kaybedeceğiz.

Bu yazı toplam 7651 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0105
Güneydoğu Haber