Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
19 Kasım 2012 Pazartesi
Hayata Dair Ortak Algılarımız

İnsanların hayata dair algıları o kadar farklılaştı ki, ortak kanaatlerimizden hızla uzaklaşmaya başladık. Bunların merkezinde insanların bazı kavramları ve olayları algılama biçimi görünse de, bu bakış açısının ortaya çıkmasını tetikleyen faktörleri de iyi okumak gerektiğine inanıyorum. Eğer adalet kavramı tartışılır hale gelmişse, çalışan emeğinin karşılığını alamıyorsa, insan ilişkileri menfaate endekslenmişse, makam hırsı bir yarışa dönüşmüşse, farklılıklarımıza karşı ön yargı oluşmuşsa, kişi merkezli düşünen topluluklar oluşmuşsa, bunun etkilerinin yaşamın her alanına yansıması kaçınılmaz olacaktır. Bütün bu olumsuzlukların için de kalan insanın, bir müddet sona birçok konuda algıları da mutlaka değişecektir. Elbette farklı düşünmek ve farklı yerlerde durmak toplumsal yaşamın getirdiği bir sonuç olsa da, bizim birlikte düşünmemizi ve ortak hareket etmemizi sağlayan nedenlerinde mutlaka korunması gerekmektedir.

 

   Bu gün ülkemizin geldiği noktaya bakacak olursak, en küçük birliktelik olarak aileden başlayarak, bir bölgeyi etkileyecek kadar algılama biçiminin farklı olduğunu göreceğiz. Bunların temelinde ise, ailede büyüklerin, okulda eğitimcilerin, sosyal hayatta arkadaşların, siyasette politikacıların, dini düşüncenin oluşumunda kanaat önderlerinin etkilerini görmek mümkündür. Örneğin insanın hayatı algılama yolculuğunda ailenin etkisini biz eğitimciler eğitimin her kademesinde rahatlıkla görebilmekteyiz. Bir öğrencinin anne babasının hayatı algılamasından etkilenerek, zihninde oluşturduğu hayranlık, sevgi ve nefret gibi duygularının yanında bir takım alışkanlıklarını, sırt çantasında kitaplarını taşıdığı gibi, bütün bunları okula taşıdığı gerçeğini de en çok öğretmenlerimiz yaşamaktadır.

 

   Ailelerin eğitim ve hayata dair bu algı farklılığı, her konuda farklı arayışları da beraberinde getirmektedir. Günümüzde eğitimde ortak müfredat uygulanmasına rağmen, okullarımızda daha ana sınıfına başlarken velilerin öğretmen seçme isteği her eğitim yılı başlangıcında ciddi problem oluşturmaktadır. Çünkü anne babalar eğitim başarısını aradığı gibi çocuğuna rol model olacak insanı da aramaktadır. Bunun nedeni insanımız görmek istediği değerleri eğitim sisteminde bulamayınca, kişilerde aramak zorunda kalmaktadır. Çünkü ülkemizde eğitimim adının milli olması ne yazık ki, milletimize ait ortak algıların oluşmasını yeterince sağlayamamıştır. Bu da eğitimden, başlayarak toplumsal yaşamın her alanını etkilemiştir.  

 

 Netice de bu eksikliğin giderilerek, öğrencilerimizin kendi değerlerini yeterince tanıması adına yeni bir düzenlemeye gidilmiştir. Ancak bu seferde bu eğitim uygulamasının okullara girmesinden birileri oldukça rahatsız olmuşlardır. Eğer daha önce bu konuda engellemeler olmasaydı, bu gün ülkemizin aile yapısından, kurumlarımızdaki çalışma anlayışına ve ülkemizin farklı coğrafyalarındaki insanların birbirine bakışına kadar birçok alanda ortak algılarımız oluşacaktı. İşte o zaman bir takım kavramların hayata yansıması birilerinin yorumlarına ve iki dudağı arasından çıkacak kararlara kalmayacaktı.

 

Bu yazı toplam 15680 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0115
Güneydoğu Haber