Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
24 Şubat 2015 Salı 23:32
Kim Neye İnanıyorsa, Dürüst Olsun
 Doksanlı yılların başıydı ve Diyarbakır’da görev yapmaktaydım. Kendimi oldukça yabancı hissettiğim ilk günler öğretmenler odasında tek başıma kalır, sadece konuşulanları dinlerdim.    Yine böyle bir gün öğretmenlerden biri arkadaşına, İslam’ın hırsızlık yapana el kesme cezasının çok yanlış bir uygulama olduğunu, özellikle bu çağda böyle bir cezanın olamayacağını alaycı bir ifadeyle söylediğine şahit olmuştum.
 
  Aradan bir hafta geçmişti ki, aynı kişi öfkeli bir şekilde yaşadığı bir hırsızlık olayını diğer öğretmenlere anlatıyor ve şöyle diyordu. “Hafta sonu arabamın teybini çaldılar. Bu olay moralimi çok bozdu. Yeni bir teyp aldım ve arabaya taktım. Şimdi silahımla pencerede gece nöbet tutuyorum. Bir daha çalmaya kim gelirse, onu kesinlikle vuracağım.”
 
  Bu gün hırsızlık veya bir başka konuda Allah’ın hükmünü beğenmeyip, sonrada canları yanınca bu öğretmenin mantığıyla aynı paralelde hareket etmek isteyen insanlara şunu sormak gerekir. Siz hırsızın elinin kesilmesini kabul edilemez olarak görürken,  hırsızlık size yapılınca onu öldürme hakkını size kim veriyor. Bu konu da siz mi daha merhametlisiniz,  yoksa Allah mı?  ve  “Siz mi daha iyi bilirsiniz yoksa Allah mı?” ( Bakara;140)
 
  Ayrıca hırsızın elinin kesilmesi ile ilgili Allah’ın hükmü hakkında ne biliyorsunuz? Allah resulü bunu ne şekilde uygulamış ve ne tavsiyelerde bulunmuş veya İslam Tarihi boyunca bu ceza kaç kişiye uygulanmış, açıklayın da biz de bilelim. Bunları söylerken, niyetiniz ve neye karşı olduğunuz belli fakat dürüst olmayıp, iki yüzlülük yapıyorsunuz?
 
  Hırsızlık konusunda belki otuz defa hapse giren ve çıkar çıkmaz bir gün bile geçmeden kaldığı yerden devam eden insanların yanında, anaokulu yaşındaki çocuklara bile musallat olabilen, cinsel dürtüleri aklını örtmüş pek çok ruh hastasının aramızda yaşadığı gerçeğinin örneklerini duymadığımız gün yok neredeyse. Halk arasında, “Her mahallenin bir delisi vardır,” sözü, günümüzde her mahallenin bir hırsızı ve arsızı vardır algısına dönüşmüştür.
 
  Bu tür insanların sayısı her gün artarak, neredeyse her evin kapısını çalacak duruma hızla giderken,  bu konuda alınmak istenen her tedbire ülkemizde bir zihniyet yapılanması anında karşı çıkmaktadır. Daha önce toplum dokumuzun bozulmasını önlemek için çıkarılan alkollü içecekler, çocukları muzır neşriyattan koruma ve kürtaj konusundaki kanunlara şiddetle karşı çıkanların bir eseridir, bu gün seri birer suç makinesine dönen pek çok insan.
 
 “Dindar bir nesil yetiştirmeliyiz” sözüne bir tepki olarak, “dindar nesil doğurmayacağız” diyenlerle, Kürtaj yasasına karşı çıkarken ellerinde taşıdıkları yazılarda, “Sevişirim evlenmem, hamile kalırım çocuk doğurmam ya da “ Bedenim benim tarlam, istediğime belletirim” sözlerini savunanların bir eseridir bu gün Özgecan kızımıza bu vahşeti yapanlar.
 
    Dindar nesil istemiyoruz diye sokağa dökülenler, tıynetinizi ortaya koydunuz. Dürüst olun ve neye inandığınızı ne yapmak istediğinizi açıkça söyleyin. Masum insanların acılarından nemalanmayı bırakın. Bu kindar tavrınız yeterince sıktı artık. Çünkü biz,  sizi çok iyi tanıyoruz
 
Bu yazı toplam 10090 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0102
Güneydoğu Haber