Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
09 Ekim 2013 Çarşamba 09:14
“Bana Göre” Din Anlayışı

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan, alanında hiçbir kaynak eser okumadan veya eğitimini almadan, her konuda rastgele görüş beyan eden ne kadar çok insanla muhatap olduğumuzu sanırım fark ediyorsunuzdur. Bu insanlar her nerede olursa olsun, her hangi bir konuda dağarcığında ne varsa onu ortaya dökmek için mutlaka konuşma ihtiyacı duyarlar. Öyle ki, bunlardan bazıları konuşmaya başlayınca, konuşması gerekenler edeplerinden dolayı susmak zorunda kalırlar.

 

   Suskun bir toplumun varlığını tasvip etmek elbette mümkün değildir, fakat her konu da bir uzman edasıyla konuşan çok fazla insanın her yerde arzı endam etmesi de, sağlıklı bilgi ve iletişim açısından hiç de hoş olmasa gerek. Özellikle bu çok hassas bir konu olan dini anlama ve ifade etme alanını giriyorsa çok daha dikkat etmek gerekmektedir.

 

  Dini anlama konusunda avamın söz ve eylemlerini belki bir nebze mazur görmek mümkündür.  Ancak günümüzde dini anlama da “Bana göre” algısından kaynaklanan farklı metot ve bakış açısından dolayı toplumda bir birine önyargılı gruplaşmalar ve fırkalaşmalar oluşturan kişilerin sorumluluğunun da ne kadar büyük olduğu konusunda umarım bana katılırsınız. Çünkü bu göreli anlayıştan göreceli bir dini anlayışa gidiş, birçok insanın kafasını karıştırmaktadır.

 

   Geçmişte Kuran, hadis ve diğer İslami ilimler üzerine yıllarını veren insanların bir konu hakkında fikir beyanından sonra, “ben bunu böyle anladım, yanlış ya da eksik anlamış olabilirim,” diye görüşünü ortaya koyarken günümüzde; “Benim anladığım ve konuştuğum doğrudur” anlayışının İslam’a ve müntesiplerine nasıl zarar verdiğini yaşadığımız acı tecrübeler bize göstermektedir.

 

  Peygamberimiz (sav), “Söylemediğim sözü,  hadis olarak bildiren veya Kuran’ı kendi görüşü ile tefsir eden (açıklayan, yorumlayan) Cehennem de azap görecektir.(Tirmizi)  buyurmuşken, nasıl olur da din konusun da bazıları ”Bana göre” anlayışıyla kendi görüşünde ısrarcı olabilir veya eleştirilmeye de tahammül edemez.

 

  Bu gün, hizipleşmelerin, gruplaşmaların, birbirimizi acımasızca eleştirmelerin ve tartışılmaz dini liderler çıkarmamızın ardında bu “Bana göre” din anlayışı bulunmaktadır. En vahimi ise bir insanın üzerine bağlanan bombalarla, araçlara yüklenen tahrip gücü yüksek patlayıcılarla masum insanların öldürülmesinin altında da bu “bana göre ”din anlayışı yatmaktadır.  

 

  Askerlerini düşman üzerine gönderirken,”Yaşlı, kadın ve çocukları öldürmeyiniz, ibadet için bir yere çekilmiş kişilere dokunmayınız, meyveli ağaçları kesmeyiniz” diye buyuran ve bir sefer esnasın da rastladıkları yavrulu bir köpeğe zarar gelmesin diye askerleri geçen kadar yanına birini görevlendiren peygamberi keşke yeterince anlayabilseydik. İşte o zaman elimizle ve dilimizle hiç kimseye zarar vermemek için azami gayret gösterir ve aramızda kardeşlik hukukunu tesis etmek için çalışırdık.

Bu yazı toplam 15883 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0124
Güneydoğu Haber