Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
17 Eylül 2011 Cumartesi
Ziyaret-Ticaret-İbadet boyutunda Mekke ve Medine

Peygamber aşığı bir ülkenin insanlarıyız. O"nun hatıralarının olduğu her yere özlem duyarız. Ama bu ülkenin âşıkları nedense maşukuna kavuşmayı sürekli erteler. Çünkü bu vuslatın önündeki engelleri kaldırmada bir türlü kararlı olamayız. Büyük buluşma için karar verdiğimizde ise, yaşlı insanlar kategorisine girmişiz ve birçok fırsatlar da heba olmuştur.           Ama her şeye rağmen içimizdeki özlemi giderme adına, hac ibadeti ile ilgili son yıllar da ülkemizde yoğun bir talebin olduğunu görüyoruz. Bunda ekonomik şartların daha iyiye gitmesi yanın da, insanlarımız da istenilen düzeyde olmasa da bir bilinçlenmenin olduğunu görmekten kendi adıma mutlu olduğumu söyleyebilirim. Ama bu ibadete hala yaşlı insanlar tarafından rağbet edildiği de hepimizin malumu. Bunda özel ve kurumsal çalışma şartlarının etkisi olduğu gibi, ülkemiz insanların da oluşan yanlış bir ibadet anlayışının varlığını da kabul etmek gerekir. Toplum da hac ibadeti ile ilgili anlayış değişmediği müddetçe, bu ibadete yaşlı insanların talebi de devam edecektir. Ülkemizin güzel insanlarının bazıları dünyalık ihtiyaçlarını karşılayıp, evlatlarını iş ve eş sahibi yapıp, torununun kucağına almadan ve dünyada ki heva ve hevesi azalmadan hac ibadetini yapmak istemez. Çünkü hac ibadetini yaptıktan sonra onu tutamayacağına (Halkımız bu kavramı çok kullanır) inanır. Bu ibadeti yerine getirmeden hayatlarına sınırlama koymayanlar ve hayatın tüm nimetlerinden faydalanmak isteyenler, hac ibadetinden sonra bütün bunları yapamayacağını düşündüğünden bu ibadeti yaşlılığa mahkûm etmektedirler. Öyle ya, bundan sonra çekil evine, kıl namazını günleri başlamıştır. Birçoğu bu konu da ne kadar yanıldıklarını, orada yaşadıklarından ve genç insanları gördükten sonra itiraf etmektedirler.

 

 

        Evet, toplu ve toplumsal bir değişim olacak, erdemli bir hayata talip olanların sayısı artacaksa, öncelikle hac ibadeti ile ilgili mevcut anlayışın değişmesi gerekir. Bu ibadete genç insanlarımızı bilinçli ve yeterli bilgi donanımıyla gönderirsek, sosyal hayatın içinde aktif olan bu insanların toplumun yaşam biçimine çok olumlu katkılar yapacağına inananlardan biriyim. Yoksa hacca gideceklere verilen bilginin, ihramı nasıl giyecekleri, tavafı nasıl yapacakları veya şurada şunu nasıl yapacaklarıyla sınırlı olmasının çok fazla onlara fayda sağlamadığına da tanıklık etmişizdir. Fiziki anlam da problemli, sağlığının çoğununu kaybetmiş insanların bazılarının, Mekke ve Medine de kaldıkları sürede, günlerini nasıl otel ve hastane odaların da geçirdiklerini şahit olduk. Hatta namazlarını odaların da veya ikamet ettikleri yerlerdeki mescitlerde eda edip, Kâbe de namaz kılabilmek için insanlardan rica edenlerin sayısı az değildir. Hacca giden insanımıza yeterli bilgi ve bilinç donanımı mutlaka verilmelidir. Aksi durumda, ibadetten yorulduğu zaman birkaç hatıra eşya alması gereken insanımızın, uzak doğu ülkelerinin ekonomik sömürüsüne dönüşen mallarını almak için, ticaretten yoruluncaya kadar zamanını geçirip, sonra da ibadet yapmaları ne yazık ki devam edecektir. Bu konuyla ilgili dinlediğim şu örnek, fazla söze lüzum bırakmaz sanırım. Hacılarımızdan biri video kamera satın alır. Onu gümrükten geçiremeyeceği söylenir. Bu kişinin söylediği sözler aynen şöyle:”Hocam, kamera zihnimi sürekli meşgul etti. Namaz kılıyorum aklımda kamera, tavaf yapıyorum kamera, acaba gümrükten geçirebilecek miyim diye düşünmekten edemiyorum. Hatta Arafat"ta vakfeyi bile kamerayı düşünerek geçirdim.”

  

 

     Bu örnek genel bir anlayışı temsil etmese de şu bir gerçek ki, Sevr mağarasını görüp, hicreti bilmeyen, Hıra mağarasına girmek için önündekini adeta ezen, fakat Kuran"ı yeterince anlamayan, Hacer-ül Esved taşını öpmek için bir başkasına eziyet eden, otobüse binmek için kavga eden, elindeki eşyayı Kâbe duvarına sürebilmek için sağını solunu inciten, peygamber kabrini elindeki kirli terliklerle ziyaret edip, selamlama ve dua yapmaya çalışan, Uhud ve Kuba"yı uzaktan seyredip, onları yeterince bilmeyen insanlarımız, haccın ziyaret ve ticaret boyutunu tam yaparken, ne yazık ki, ibadet boyutunu tam anlamıyla yerine getirememektedir.   Bu bir özeleştiriydi, daha güzeli görmek için. Tüm peygamber âşıklarına selam olsun.

Bu yazı toplam 14547 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0104
Güneydoğu Haber