Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
22 Ağustos 2011 Pazartesi
Ümmetin garipleri

Allah resulü(sav):“İslam garip olarak başladı ve günün birinde garip hale dönecektir. Ne mutlu o garip müminlere” buyurmuştur. Gönüller sultanının bu sözünün ne ifade ettiğini anlayabilmek için, Nur Dağ"ından endişe ve telaşla eşi Hz. Hatice" ye döndüğü günlere gitmek gerekir. Bir yürek de başlayan değişimin, yaşadığı topluma ve çağları aşarak, günümüze nasıl yansıdığına bakmak gerekir. O"nun kutlu davasına inanan gariplerin kimliğini ve bu insanların bu güne uzanan hayat hikâyelerini iyi okumak ve günümüzün gariplerine de sahip çıkmamız gerektiğine inanıyorum.

 

Mekke de, en yakın akrabalarından başladığı davetine, en şiddetli onların karşı çıktığı günlerde, kimsenin adam yerine koymadığı bir avuç garip insan toplanmıştı peygamberimizin etrafında. Garipsediler bu garip insanları, Cahili yenin kibirlileri. Önce önemsenmediler, bir müddet onlarla alay ettiler. Sandılar ki, bir heyecandır onların bağlılığı, yokluk ve çaresizlikten kurtulmak için. Kararlı ve imanlı bir duruş görünce, tehdit etmeye başladılar. Bir müddet sonra akıl almaz işkencelere başladılar. Bütün bunlar ateşe konan çeliğe verilen suyun onu kuvvetlendirdiği gibi, işkencelerle onların imanlarını kuvvetlendirdi. Ve bir gün tarihteki ilk ambargoyla karşılaştılar. Tam üç yıl bir vadiye hapsedildiler. Açlığın ve susuzluğun şiddetinden, Mekke vadilerin de yankılandı çocukların çığlıkları. Kurumuş deri parçalarını ıslatarak çiğnediler, açlıklarını gidermek için. Hiç kimse orayı terk etmedi. Ben artık davamdan vazgeçtim demedi. Hz. Musa"ya inananların, “Sen gelmeden öncede biz bu sıkıntıları yaşıyorduk. Sana inandıktan sonra ne değişti sanki?” Dedikleri gibi, kimse Allah resulüne şikâyette bulunmadı. Ve sonunda Habeşistan"a gidenler oldu. Ümmetin garipleri gurbet için çöller aştılar. İşkencenin sağanak gibi yağdığı günlerden, ölümden ve yokluktan bir nebze soluklanmak için. Bilmedikleri, daha önce görmedikleri insanlar onlara kucak açtılar. Neden geldi bu insanlar demediler. Biz yiyeceklerimizi onlarla paylaşmayız diye itiraz etmediler. Habeşistan neresiydi biliyor musunuz? Bu günkü Etiyopya ve Sudan bölgesi. Her gün açlık ve susuzluktan çocukların çığlık dahi atamadığı garipler diyarı. Akbabaların ölümünü beklediği çocukların, annelerin evladından birini kurtarmak için, diğerini terk ettiği, ölen yavrusunu diğerine daha fazla yiyecek almak için haber vermediği garipler yurdu. İşte bu gün, vefa borcunu ödeme, insanlık onurunu kurtarma, gariplere sahip çıkma günü. Tüm gariplere umut olma zamanı.

 

Bizim medeniyetimiz de gariplere kucak açma, kapını çalana, yolda kalana ikram etme, kardeşini kendine tercih etme anlayışı hâkimdir. Tıpkı Medineli ensarın Mekkeli gariplere kucak açması gibi. Onlar evlerinin üst katını, bahçelerinin yarısını, ürünlerinin en iyisini Mekkeli misafirlerine vermişlerdi. Altı yüz km lik çölü, yürüyerek gurbete çıkmışlardı. Belki de bir daha dönmemek üzere. Kimseye de yük olmadılar. Kimsede onları yük görmedi. Bazıları zamanla kendilerine yeterli hale geldi. Ama genel olarak garip yaşadılar. Açlıktan karınlarına taş bağlayanlar oldu. Sayıları dört yüzü bulan Suffa ehli, uzun yıllar ashabın yardımlarıyla hayata tutundular.

 

Ümmetin garipleri, bu gün yeryüzünün her yerinde. Kimisi başlarındaki zalimlerden, kimileri yokluk ve kıtlıktan kaçarak, komşu bir ülkeye sığınmakta. Kimileri de kendi yurdunda çaresiz bir yardım eli beklemekte. Nedeni ne olursa osun, yaşamın kıyısında bulunan günümüz muhacirlerine bir Ensar da biz olmalıyız. İnsanca yaşama haklarından mahrum olan garipler için, bizler her yerde olmak zorundayız. Batı medeniyetinin “İyilik bul iyilik yap.”Anlayışını değil, iyilik yap iyilik bul anlayışını hayatın merkezine koymalıyız.

 

Yeryüzünün tüm gariplerine, bir umut da sizin olmanız dileğiyle. İyilikle kalın.

Bu yazı toplam 14556 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0158
Güneydoğu Haber