Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
03 Eylül 2015 Perşembe 17:54
Batı’nın Yaptıklarıyla İmtihanı
  ‘’Siz savaşı durdurun biz zaten gelmeyiz.’’ Bu sözler Macaristan’a göçmen olarak giden Suriyeli bir ailenin çocuğuna ait. Bu Macaristan ki, ülkesine kaçak yollardan gelen insanları engelleyebilmek için, kısa bir süre önce yüz elli km’lik sınırına tel örgü çekme kararı aldı. Aynı çalışmayı Bulgaristan da yapıyor. Peki, bunun bir faydası olacak mı? Olmayacağının cevabı zaten Suriyeli çocuğun sözünden net birşekilde anlamak mümkün.
 
 Batı dünyası yavaş yavaş ektiğini biçmeye başladı. Sahi sizler değil misiniz? Yüz yıllardır, Afrika ve Ortadoğu insanlarının tüm yaşam kaynaklarını yağmalayan. Her türlü yer üstü ve yer altı zenginliklerine rağmen bu insanları açlığa ve yokluğa mahkûm eden.
 
  Sizler değil misiniz? Bu ülkelerin başlarına birer emir eri tayin eden. Bununla yetinmeyip, koyunlarına aldıkları eşlerine kadar her türlü müdahaleyi yapan ve söz dinlemeyenleri tehdit etmek için parmağını sallayan. Bu parmağı görünce kuyruk sallamayanları ya darbeyle, ya suikastla, ya da sürgünle geçici görevinden alarak, hazırda beklettiğiniz diğer adamınızı koyan?
 
 Bunların ötesinde sizler değil misiniz? Bütün bu zulümleri görerek, buna direnmek isteyen ülke halklarının üzerinde yeni geliştirdiğiniz tüm katliam silahlarının denemesini yapan. Bu katliamlar üzerinden dünyayı yöneten şirketlerin kasasını kan ve gözyaşından kazandıkları paralarla dolduran.
 Peki, ne bekliyordunuz? Uşaklarınızın üzerine her gün bombalar yağdırdığı veya silahlandırdığınız bilmem adı ne bela örgütlerin evlerini basarak canına, malına ve namusuna tecavüz ettiği bu insanların çaresizliği nereye kadar sürecekti. Ülkelerinde hiçbir güvenceleri kalmayan, her gün evlatlarının parçalanmış cesetlerini toplayan, açlıktan susuzluktan eriyip giden yavrularının feryadına dayanamayan babalar, daha ne kadar dayanacaktı.
 
Evet, bir şekilde bu hayattan kaçmak için her yolu deniyorlar. Daha önce ayrılanların başlarına gelen felaketleri duyup üzülmelerine rağmen, en ufak tereddüt etmeden ilk fırsatta başkaları da denemeye karar verecekler. Bir umut diyecekler. Avrupa’ya ulaşanları duyunca, belki bizde ulaşırız diye ümitlenecekler.
 
 Bu insanları ne yapsanız durduramayacaksınız. Yerin üstünü engelleseniz, altını kullanacaklar. Denizi engelleseniz, belki de tren ve uçak kaçırarak gitmeye çalışacaklar. Çünkü her gün ölümle iç içe yaşayan, sabahtan akşama, akşamdan sabaha yaşam ümidi kalmamış insanları durduramazsınız. Kaldıklarında ölümü tercih ettirilenler,  yaşamak için her türlü risk ve tehlikeleri mutlaka göze alacaklardır.
 
  Durun daha bu başlangıç. Daha bunun öteside olacak. Gün gelecek, belalar Avrupa’ya yağmur gibi yağacak. Çünkü buraya gelen insanlar zaman içinde Avrupa toplumunun sosyal dokusunu da bozmaya başlayacak. Bu insanlar öyle yada böyle bir şekilde temel ihtiyaçlarının karşılanmasını bekleyecek. Bunlar olmayınca, kendi yöntemlerince bunları bulmaya başlayacak. Bunun sonucunda Avrupalı insanının huzuru kalmayacak. Birkaç cinayet, ölümlü birkaç terör olayı korku ve endişeleri iyice körükleyecek. 
 
 Bekleyin ve görün. Ektiklerinizin karşılığını mutlaka biçeceksiniz. Çünkü İki gün önce sahile vuran masum yavrunun ve onlar gibi binlercesinin katili sizlersiniz. Balıklar gibi sahile vuran, bu cennet kuşlarının vebali ve gözü yaşlı annelerinin ahının sadece ahirete kalacağını mı zannediyorsunuz? Bu insanlar, gün gelecek sizlere rahat uyku bırakmayacaklar. Evlerinizde korkuyu sizlerde yaşayacaksınız. Sokaklarda endişe içinde yürüyeceksiniz. Bir zamanlar Afrika’dan yurtlarından, evlerinden ve köylerinde koparıp, Avrupa ve Amerika’ya gemi ambarlarının kapasitesinin çok üzerinde istif ederek götürüp köleleştirdiğiniz insanların,  bu gün Avrupa ve Amerika’da ki kazanımlarını bu insanlarda mutlaka bir gün elde edeceklerdir.
 
 Bize gelince, oluşturduğu medeniyetle yüzyıllardır tüm dünyaya insanlık dersi veren onurlu bir geçmişin mirasçıları, bundan sonrada kendilerine yakışanı yapmaya devam edeceklerdir.  
 
Bu yazı toplam 9991 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0108
Güneydoğu Haber