Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
14 Kasım 2012 Çarşamba
Toplumu İfsat Eden Üç Fitne

 Birlikte yaşamanın en önemli köşe taşları, insanın sahip olduğu ahlaki değerler olsa gerek. Güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildiğini deklare eden Allah resulü, örnek bir kişilik olarak hayatının her anında bunu göstermiştir. Allah Teâlâ" da bu hasletini,” Şüphesiz sen pek büyük bir ahlak üzeresin.”(Kalem/4) buyurarak övmüştür. Güzel ahlakı insanın hayatının merkezine koyan İslam,  toplumu da bu erdemler üzerine inşa etmiştir. Bu nedenle bazı ahlaki zafiyetlerin kamu düzenini ifsat etmemesi için her türlü hassasiyeti göstermiştir. Burada bunların tamamından bahsetmek mümkün olmadığından,  dikkatimi çeken ve en yaygın olarak karşılaştığımız üç hususu sizinle paylaşmak istedim. Günümüzde çok fazla karşılaştığımız ve Allah resulünün de yanıltıldığı bir örnekle başlamayı da uygun buldum.

 

 

Özet olarak şöyle bir hadise cereyan eder. Allah resulü yeni Müslüman olan bir kabileye, sahabelerden birini zekâtlarını almak üzere gönderir. Bu zat da onlardan korktuğu için gitmez. Peygamberimize gelerek, onların zekât vermeyi reddettiklerini ve kendisini de öldürmeye kalkıştıklarını söyler. Bu haberi duyan Hz. Peygamber öfkelenir ve onları cezalandırmak için bir ordunun hazırlanmasını ister. Tam bu esnada kabilenin reisi bir heyetle Medine"ye gelir. Hz. Peygambere bu kişinin kendilerine gelmediğini, zekâtlarını da vermeye hazır olduklarını söyler. Bu hadisenin vukuundan dolayı şu ayet gönderilir.” Ey iman edenler, eğer bir fasık size bir haber getirirse, onu iyice araştırın. Yoksa bilmeden bir kavme kötülükte bulunursunuz da, sonra yaptıklarınıza pişman olursunuz”(Hucurat/8) 

Bu örnekten anlaşıldığı üzere gerek bireysel anlamda gerekse toplum olarak bize gelen her hangi bir haberle yanıltılmamız mümkündür. Bu gün İnsan ve toplum psikolojisini iyi bilenler, yanlış ve kasıtlı haberlerle insanları yanıltarak birçok fitnelere sebep olmaktadırlar. Özellikle kamuoyuna yönelik haber kaynaklarıyla kitleleri etkilemek daha da kolaylaşmıştır.

 

 

 Bir diğer hususta insanların arkasından yapılan gıybettir ki, yine Hucurat Suresi on ikinci ayette,”…Kiminiz de kiminizin gıybetini yapıp arkasından çekiştirmesin. Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi?...) emri ilahisinde  gıybetin(dedikodu) insan haysiyetini etkileyen ağır bir suç ve kul hakkı olduğu dikkatlerimize sunulmaktadır. Oysa bu gün insanlar arasında gıybet çok yaygın olarak yapılmaktadır. Gıybetin ne olduğunu ise, en anlaşılır şekilde şu tanımlamada görmek mümkündür. Adamın biri peygamberimize,”Gıybet nedir?” diye sordu. Peygamberimizde; “İşittiği zaman hoşuna gitmeyecek şekilde, kişi hakkında konuşmandır.” Buyurdu. Adam;”Ey Allah"ın Resulü, ya söylediğim doğruysa” deyince, Hz. Peygamber;”Eğer sözün yanlışsa iftiradır.” Buyurdular. Bu tanımlamadan anlaşılacağı üzere, çevremizde hemen her gün birçok insan gıybet yapmaktadır. Bizlerde ne yazık ki bunu engelleme adına pek bir şey de yapmıyoruz. Bunun bir anlamı da Allah Teâlâ"nın gıybeti ölü insan eti yemek olarak nitelendirmesiyle, (zahirde bu anlama gelmese de ) tabirimi maruz görün birçok kimse ağzı kanlı olarak aramızda dolaşmaktadır.

 

 

Son olarak bizler için en büyük fitnelerden biride önyargılı davranmamızdır. Bu konuyla ilgili üniversitede okurken yaşadığımız şu örneği vermek istiyorum. Eğitim psikolojisi dersinde hocamız şöyle bir soru sormuştu.  Birinin tuvaletten çıktıktan sonra camiye girdiğini görseniz, bu kişi hakkında ne düşünürsünüz? Bizlerin ortak kanaati bu kişinin abdestsiz namaz kıldığı şeklinde olmuştu. Bunun üzerine hocamız;” Peki, sizin böyle bir kanaatine vardığınız kimse evinde abdestini almış olamaz mı? Belki de vücudunda bir yarası vardı. Oraya gelince yarasını kontrol etmek için tuvalete girmiş,  onun kanamadığını görünce abdesti bozulmadığı için camiye girmiş olamaz mı? Deyince ne kadar önyargılı düşündüğümüz anlamıştık.

 

 Sahi bu üç fitneden her gün birisiyle karşılaşmayanımız var mı ne dersiniz?

           

Bu yazı toplam 17480 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
yeliz özkan / 19 Kasım 2012 Pazartesi 08:36
UYANMAK GÜZEL...
Allah razı olsun bizleri uyandıranlardan..evet her geçen gün günah bataklığında boğulan bizlere can simidi gibi yetişiyor bu öğütler.RABBİMİZ DOĞRU YAŞAMAYI huzuruna tertemiz gelebilmeyi nasip etsin...
100 %
Beğendim
Beğenmedim
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0104
Güneydoğu Haber