Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
28 Şubat 2012 Salı
ÖNCE GÖNÜL FETHİ

Günümüz insanı geçmişe nazaran, sosyal iletişimin daha da zorlaştığı bir zamanda yaşamaktadır. Teknik imkânlar uzağı yakınlaştırıp, zoru kolaylaştırırken, insanlar her geçen gün biraz daha birbirinden uzaklaşmakta, toplumsal yaşam biraz daha karmaşık hale gelmektedir. Konuşma dilimiz bozulmakta, insanlar birçok kavramları anlamakta güçlük çekmektedirler. Argo kelimeler genel bir kabule dönüşmekte, kaba ve sert insan tipi hızla çoğalmaktadır. Her kesin görmek istediği nazik, kibar ve hoşgörülü insan modeli ne yazık ki, aranılır hale gelmektedir. En küçük bahanelerle kişiler birbirine kızmakta, kullanılan sert ve kırıcı üslup, gönüllerde derin sarsıntılara neden olmaktadır. Oysa tatlı dilin yılanı deliğinden çıkardığına inanan,”İnsanlara güzel söz söyleyin.”Emri ilahisine muhatap olan bir medeniyete sahibiz. Bu medeni anlayış, evrensel bir yaklaşım olup, inanan inanmayan, bize taraftar olan, ya da karşı gelen her insanı içine almaktadır. Çünkü nezaket, letafet ve yumuşaklık Allah"ın kulları üzerinde görmesini sevdiği iyi hasletlerdir. Bunlar ahlakın güzelleşmesini sağlar. Aynı zaman da insanı diğer insanlara yaklaştırır ve onlara sevdirir. Zaten İslam hiçbir zaman kabalığı, sertliği, kırıp dağıtmayı, öldürüp yok etmeyi insanları baskıyla yola getirmeyi ne tavsiye eder, ne de böyle bir yaklaşıma müsaade eder.

 

Bu konuda Allah resulü (sav)nün hayatına baktığımız da insanları daima yumuşaklığa teşvik ettiğini görmemiz mümkün. Hatta şartlar ne kadar sinir bozucu ve ne kadar tahrik kar olursa olsun Müslümanların nezaketi elden bırakmamasını isterdi. Çünkü kalplerin ancak yumuşaklık, kolaylık ve hoşgörü ile fethedileceğinin biliyordu. Öyle ki, bir defasında Hz.Aişe bindiği deveyi ağır davrandığı için, zorlamaya başlayınca, Hz. Peygamber;”Yumuşak muamele etmekten ayrılma! Yumuşak huyluluk herhangi bir şeyde bulunursa, onu güzelleştirir. Kendisinde olmayan bir şeyi de muhakkak kötüleştirir.”Buyurur. Buradan anlaşılıyor ki, sadece insana değil, hayvanlara bile kaba ve sert tavır men edilmiştir. Özellikle kişilere nasihat ederken, mutlaka yumuşak bir üslup kullanmak zorundayız. Halife Harun Reşit"i ziyaret eden biri, yaptığı işlerden dolayı öyle sert bir lisan kullanır ki, Halife ”Bu senin yaptığın nasihat ve irşat değil. Çünkü Allah senden çok daha hayırlı olan Hz. Musa ve Harun"u benden daha kötü olan Firavun"a göndermiş ve yumuşak sözle nasihatte bulunmalarını emretmişti.” Demek zorunda kalır. Allah Teâlâ; ”Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır yahut korkar.” Emriyle, Firavun"un iman etmeyeceğini bildiği halde, Hz. Musa(as)"ya yumuşak davranmasını emrediyorsa, bu gün bizim sert üslup kullanacağımız hiçbir insanın olmaması gerekmektedir. Çünkü Harun Reşit"in söylediği gibi, ne biz Hz. Musa(as) dan daha hayırlıyız, nede çevremizde Firavundan daha kötü insan bulunmaktadır.

 

Günümüz de aile kurumu başta olmak üzere, birçok alanda çözülme ve dağılmaların yaşanması bir türlü önlenememekte, insan kendisinden kaynaklanan hataları kabul etme yerine, sürekli başkalarını suçlamaktadır. Buna yol açan sebeplerden birinin de, hoşgörüsüzlük, sert ve kaba davranış olduğunu görmek mümkündür. Eğer İslam"ın dili olan nezaket, letafet ve tatlı dil olsaydı, belki de bunların hiç birisi olmayacaktı. Oysa birçok güzel hasletleri yitirmiş, medeni davranışlardan bihaber, hatta Allah Resulünün yanında mescide bile bevleden insanları eğiten, tabiriyle adam eden bir peygamber örneği referansımız olarak durmaktadır. Düşününki, düşmanlarınızla savaşma konusunda kararınız beğenilmiyor, sonra yarı yolda savaşması gereken insanların üçte biri geri dönüyor ve en stratejik yerlerdeki adamlarınız yerlerini terk edince savaşı kaybediyorsunuz. Bu esnasında ciddi yaralar alıp, birçok sevdiğinizi ve savaşı kaybediyorsunuz. Peki, bu durumda ne yapardınız? Bakın Kuran ifadesiyle Allah resulü ne yapıyor.”Sen sırf Allah"ın rahmetiyle onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi.”(3/159)

 

Bu gün etrafı dağıtanların neye ihtiyacı olduğunu anlamaları için.

Bu yazı toplam 13560 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0165
Güneydoğu Haber