Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
10 Aralık 2014 Çarşamba 10:45
Bir Nedenimiz Olmalı

İnsanların günün, zamanın ve hayatın çabucak gelip geçtiğinden şikâyet ettiği çağımızda, “neden” böyle düşündükleri konusunda herkesin mutabık olacağı bir cevabı bulmak sanırım mümkün değil. Çünkü bu kavramlara kimilerinin nicelik kimilerinin de nitelik açısından baktığını düşünürsek,  her halde pek çok insanın kendine göre haklı olduğunu gösteren “neden” leri vardır.

​

 Özellikle yaz aylarına göre günün çok kısa olduğu bu kış günlerinde bir haftalık zaman sürecinin, pazartesi Cuma günlerine sıkıştığını ifade etsem bilmem yanılmış olur muyum? Benim açımdan, günlerin ve zamanın bu kadar hızlı geçmesinin bir anlamının da her hafta mutlaka bir yazı yazma zorunluluğunun getirdiği sıkıntı olsa gerek. Haftalık çıkan yerel bir gazeteye yazı gönderme sorumluluğu, vakit daraldıkça insanda “acaba bu hafta ne yazıyım?” kaygısını da haliyle beraberinde getiriyor.

 

  Sizlerin iki dakika da okuyup, bazılarını da beğenmediğiniz bir yazıya başlamadan önce, çoğu zaman birkaç gün öncesinden düşünmeye başladığımızı, yazarken de birkaç saatimizi aldığını ve defalarca okuyarak düzeltmeler yaptığımız gerçeğinin yanında,  çalıştığımız bir işimizin, farklı programlarımızın ve ailevi sorumluluklarımızın olmasının da getirdiği meşakkati anlayacağınızı ümit ediyorum.

 

  İşte yine “acaba bu hafta hangi konuda yazsam” diye düşündüğüm anlarda, beni en çok rahatsız eden ve günümüz insanlarının genel anlamda vazgeçilmez sünneti olan bazı toplumsal hastalığımızı sizlerle paylaşmanın uygun olacağına karar verdim. Neden mi? Sanırım bunun cevabını herkes kendinde aramalı. Çünkü” bunların hiç biri bende olmaz” diyen insan bu güne kadar tanımadım.

 

Ben dâhil,  İnsanlar bir araya gelince, “Neden” sürekli birilerinin aleyhinde konuşma ihtiyacı duyarlar ve arkasından konuşulan kimse de çoğu zaman dinleyenlerin yakinen tanıdığı biriyken,  onun aleyhinde konuşulmasına müdahale etmezler.

 

 İnsanlar,” Neden” başkasının kusurunu, günahını ve ayıbını konuşurlar da, kendileri hoşlarına gitmeyecek bir şey duyduklarında, tepki gösterirler.

 

İnsanlar,”Neden” çok fazla konuşup ve her konuda ahkâm keserken, karşısındakini dinlemeyi beceremez ve her şeyi ben bilirim anlayışını bir türlü terk etmezler.

 

İnsanlar,”Neden” övülmeyi çok severlerde, başkalarının pek çok meziyetini bilmelerine rağmen söylemezler ya da yanlarında konuşulmasını istemezler.

 

 İnsanlar,” Neden”  başkalarının yaptığı başarılı çalışmaları görmezden gelirken, kendilerinin yaptığı sıradan çalışmaları olduğundan fazla abartırlar.

 

İnsanlar,” Neden”  yerine getirdikleri ibadetleri, iyilikler ve hayır adına yapılan işlerini gösterme gayreti içinde olurken, başkalarının bu meziyetlerinin bilinmesini istemezler.

 

 İnsanlar.” Neden” İmamlarının, hocalarının, liderlerinin hatalarını ve kusurlarını kabul etmezken, kendileri gibi düşünmeyenlerin kanaat önderlerini sürekli eleştirirler. Neden, neden, neden…

 

  Nedenleri yazdıkça uzayıp gidecek.  Öyleyse, benim de bu yazıyı bitirecek bir “Neden”im olsun.

 
Bu yazı toplam 12393 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0101
Güneydoğu Haber