Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Hüzeyfe FINDIK
Hüzeyfe FINDIK
22 Nisan 2013 Pazartesi
Keşke Alışmasaydık!

Ülkemizde ekonomik gelişmelere dayalı yaşam kalitesinin her geçen gün biraz daha iyiye gittiği konusunda iddialı laflar edilip, bunu ispatlayan anket sonuçları yayınlanırken, toplumu ayakta tutan asıl değerlerin her gün kötüye gitmesi bu konuda duyarlı insanlarımızı oldukça endişelendirmektedir. Gün geçmiyor ki, “Bize ne oluyor?” diye düşündürecek bir haber ya da görüntüyle karşılaşmayalım. Bu konuyla ilgili ya,“ Pes doğrusu” ya “ İnsanlık öldü mü?”   veya “bu ne duyarsızlık” tarzında kaygı ve endişelerimizi ifade eden sözlerle tepkimiz ortaya koymaya çalışıyoruz. Emin olun artık televizyon kanallarının haber saatinde bile çocuklarımıza bu tür haberleri izlemekten tereddüt etmeye başladık.

   Bu konuda geçen hafta Galata Köprüsü"nde balık tutarken kalp krizi geçirerek ölen adamın haber görüntüsü var ki, adeta insanların “Alıştık artık “ tarzında ki düşüncelerini teyit eder nitelikteydi. Keşke alışmasaydık! Bu manzaraya şahit olan turistler ülkelerinde bu tür görüntülere alışık olmamalılar ki, hem cesedin hem de arkadaşlarının cesedi yanında balık tutmaya devam eden adamların resimlerini çekiyorlar. Kim bilir ne duygularla bunu yaparken, ülkelerine döndüklerinde insanlara bunu hangi kelimelerle anlatmaya çalışacaklar.

   Olaya oradan geçen turistlerin şahit olma ve görüntü alma boyutunu bir tarafa bırakacak olursak, bizlerde bu gün oluşan bazı duyarsızlıkların her gün kapsam alanını genişleterek, toplumda olumsuz bir ortak algı oluşturması, üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir konu olarak önümüzde durmaktadır. Bu olaya şahit olan birinin ölen kişiyi yirmi yıldır tanıdığını ifade etmesi, balık tutmaya gelen insanların tamamının o gün oraya rastgele gelen birileri olmadığını göstermektedir. İnsan bu tür haberlerle karşılaşınca, böyle bir hal benimde başıma gelebilir diye düşünerek,  bu durumda asıl yalnızlığın insanlardan uzak kalma değil, bilakis onların arasında olduğu endişesine kapılıyor.

   Buna benzer görüntüler keşke bizleri kaybettiğimiz toplumsal değerlerimizi tekrar kazanma adına bir şeyler yapmaya sevk edebilseydi. Keşke sokak ortasında bir insan şiddete maruz kaldığında, olayı izleme yerine müdahale etseydik. Keşke insanların ortak mekânlarında kaba söz ve davranışlarda bulunan insanları görünce bananeci olmayıp onları uyarabilsek. Keşke aynı apartman binasını paylaştığımız komşularımızı tanısaydık,  onlarla asansörde karşılaşınca bir tebessüm edip, merhabalaşsaydık. Bir arkadaşımın ifadesiyle” Ben senin selamını almak zorunda mıyım?”diye karşılık verilmeseydi. Keşke yanımızda insanlar başkalarının dedikodusunu yaparken, birileri insanları nasıl aldattığını övünerek anlatırken, birilerinin kişilik haklarına söz söylenirken susmasaydık. Onları susturamayınca da yanlarından uzaklaşabilseydik.

  Biliyorum ki, Keşkeleri uzatırsam yazımda uzayacak. Keşke bütün bu olumsuzluklar olmasaydı da,  ben de böyle bir yazı yazmak zorunda kalmasaydım.

 

Bu yazı toplam 15944 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0157
Güneydoğu Haber