Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Cezmi YURTSEVER
Cezmi YURTSEVER
09 Haziran 2011 Perşembe
YAŞANAN BİR TARİH NE ÇABUK UNUTULDU

 

 

-Osmanlı"nın çöküşü ile birlikte başlayan Adana"dan Diyarbakır"a kadar uzanan bölgedeki Fransız işgali esnasında bölgede yaşayan Türk ve Kürt aşiretler arasında kuvayı milliye saflarında işbirliği yapıldı.

-Urfa. Diyarbakır, Ergani, Siverek"deki aşiretler ve din adamlarından İstanbul"a çok sayıda kuvayı milliyeye bağlılık telgrafı çekildi.

-Aşağıda Silvan"dan çekilen telgraf metnini sunuyoruz.

 

 

SİLVAN"DAN GELEN MEKTUP

”Müslümanlara atılan her kurşun…ağlatır!”…

 

 

 Telgraf

Çıkış yeri: Silvan

Numara: 177

Tarih: 11 Şubat 1920

Padişah"a

Fransızların Ermenilerden oluşturdukları taburlarla Maraş"ta yaptıkları katliam ve Müslüman kadınların namuslarına taarruzları, kanlı vahşetler karşısında ağlayan insanlık vicdanının şikâyetle yükselen ve merhamet dileyen sesi saf ve masum bir muhitte uzun süre etki uyandırmıştır. Vatan toprağında yer yer görülen bu parçalanma belirtilerinin XX. yüzyılın hürriyet ve medeniyetine bir utanç izi olarak kaydedileceğinde şüphe yoktur. Fransızlarla birlikte bütün medeniyet dünyası şunu çok iyi bilip anlamalıdır ki her masum Müslümana atılacak kurşun 300 milyonluk masum Müslüman muhitini üzüp ağlatacaktır. Umumî Harb"e girişindeki amaçtan habersiz olan ve istemeyerek savaşan Müslüman millet şimdi vatanın ortasında verdiği mücadelenin kapsam ve mahiyetini her anlamıyla bilmektedir. Bu itibarla bilinmelidir ki, şimdiki savaş hareketleri karşılık vermek için yapılmış değildir. Namus, vatan ve hayatı korumak uğrunda çocuklarımızdan kadınlarımız ve ak saçlı ihtiyarlarımıza varıncaya dek herkes saldırganların kötü hücumlarını sarsılmaz bir azim ve iman ile kırıp geçirmeye hazırdır. Fransızlarla onların koruyuculuğu altında hareket eden Ermeniler millî ve insanî hiçbir anlayışın kabul ve hazmedemeyeceği hayalperest emeller peşinde koşmaktan vazgeçmelidirler. Fransızları Fransızlar kadar tanıyan, onlarla birçok tarihî olay ve siyasî ilişkilerle dostluk bağları kurmuş olan Osmanlı, şu an kederli zamanında mütefekkir Fransa"dan böyle imha politikasına yönelik kötülüklerin gelmesini değil, sadece ondan iyi niyet görmek istemektedir. İslâmiyet"i rencide etmek zannederiz ki Fransa"nın da siyasî ve iktisadî çıkarlarına uygun düşmez. Korumasız bir Saltanat ve Hilâfet etrafında birleşen Osmanlılar ile masum Müslümanlar topluluğu, şu kıyameti andıran üzüntü ve mücadele sırasında kendisine arka çıkacaklarla ebedî ve kesin bir dostluk bağlantısı kurmaya çalışacaktır. Kutsal hayat hakkını ve mevcudiyetini gözetmeyenlere karşı da temiz ruhunda daimî ve derin bir kızgınlık ve intikam hissi besleyecektir. Bununla birlikte Mütareke tarihinden sonra bile her yerde ve her fırsatta ortaya konulan bu gibi kanlı manzaralara bir son verilmesini taleb ediyor medenî ve sosyal haklarımızın tanınmasını bu defa da bütün uygarlık dünyasından haykırarak istiyoruz. Aksi takdirde varlığımızın tertemiz ruhunu incitecek her hangi bir davranış ve politikada doğması kesin olan her tür olay ve facianın maddî ve manevî sorumluluğunun bize ait olamayacağını da hep birlikte ancak sadece sözle değil gerektiğinde fiilen davamızı isbata hazır bir milletin ruhundan doğan açıklama cesaretimizi tekrarlıyoruz.

Silvan Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti Reisi

Müftü

Abdurrahman

Bütün kaza aşiret reisleri adına

Sadık

Eşraftan

Hatib

İleri gelenlerden

Süleyman Faik

Belediye Reisi

Ahmed Hilmi

Eşraftan

Mehmed Nuri

Eşraftan

Ali Galib

İleri gelenlerden

Ömer

İleri gelenlerden

Mehmed

Eşraftan

Hasan Hilmi

Eşraftan

Tahir

İleri gelenlerden

Şevket

İleri gelenlerden

Hüseyin

BOA. HR. SYS. 2544-1/33-36

 

Bu yazı toplam 11831 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0146
Güneydoğu Haber