Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Cezmi YURTSEVER
Cezmi YURTSEVER
31 Mart 2016 Perşembe 12:40
Adana'dan Çanakkale'ye İdrofil Pamuk Gönderiliyor
Çanakkale Savaşı, boğazın her iki yakasında, Gelibolu Yarımadasında uzanan çok geniş bir alanda sürüyordu. Savaş esnasında en çok ihtiyaç duyulan sağlık malzemeleri arasında yaralanan askerlerin kanını durdurmak, mikrop kapmalarını önlemek için "idrofil pamuk" kullanmak gerekiyordu. İdrofil pamuğun diğer ismi "Gazlı pamuk" olarak da bilinir.  Üzerine tentürdiyot basılmış idrofil pamuk  yara üzerine konur üzeri de bez parçası ile bağlanır. Bu şekilde  yaralı hastanın mikrop kapması da önlenmiş olur. 
 
    Osmanlı Hükümetinden Adana Valiliğine gelen resmi yazıda "Çanakkale cephesinde hasta ve yaralıların ihtiyacı için kullanılmak üzere idrofil pamuk gönderilmesi" isteği üzerine çalışmalar başlatıldı.  Abidin Paşa Caddesinin  Kalekapısına yakın yerinde eczahanesi bulunan Gülekli ailesinden Mustafa Rifat Efendi, Çukurova'da bol miktarda yetişen pamuk ürününden idrofil pamuk hazırlama çalışmalarını başlattı. Laboratuvar ortamında pamuk üzerine kimyasal maddeler sürülüyor, mikroptan arındırılıyor ve paketleniyordu. Hazırlanan paketler de çuvallara konularak deve kervanları, arabalar veya mümkünse belli yerlerde tren ile ulaştırılıyordu. 
 
    Adana'dan gelen idrofil pamuklar savaş boyunca yaralı askerlerin  tedavisinde kullanıldı. Savaş ortamında hücuma kalkan ve yaralanan askerler sağlık memurları tarafından cephe gerisine alınıyor, seyyar çadırlar veya  cankurtaran görevi yapan arabalarda ameliyat ortamına alınıyor veya dinlenmeleri için uygun ortamlarda yatmaları sağlanıyordu. 
 
    Adana'dan Çanakkale Cephesine gönderilen idrofil pamuklara hazırlayanlar yaptıkları çalışmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorlardı.Çukurova yetişen  pamuklar Çanakkale Savaşında yaralanan askerlerin acılarını dindirmede ilaç olarak kullanılıyordu. 
 
    Sargıyeri'nde Yaşananları Hatırlamak
 
     Çanakkale Savaşları olanca şiddeti ile devam ettiği günlerden idi. Geliboyu Yarımadasının sahile yakın vadi içinde bulunan çam ve sedir katran ağaçlarının bulunduğu yerde cephede yaralanan askerler için açık hava hastanesi kurulmuştu. Çadırların içinde, açıkta havada ranzalarda yaralı ve hasta askerlere sağlık hizmeti veriliyor. 
 
    28 Haziran günü akşam karanlığında sahile kadar yaklaşan İngiliz gemisi Queen Elizabeth'in kumandanı Zığındere vadisindeki Osmanlı'nın sargı yeri hastanesinde çok sayıda askerin toplanmış olduğunu havaya gözlem balonu uçurarak öğrendi. Savaş ortamında bile hastanelerin okulların, dini yapıların korunması düşüncesine bağlılık göstermeyi bir kenara bırakarak bombardumana başladı.  Zığındere "Sargıyeri" açıkhava hastanesinde toplanan ve sayıları 42.000'i bulan askerlerin üzerine yağan bombalardan ölenlerin sayısı 18.000'e ulaşır. Bunan 16.000'i Türk, 2000'i de esir alındığı halde Türklerle birlikte aynı yerde sağlık verilen Fransız, İngiliz ve Anzak askerleridir. 
 
    Yaşanan olaylar insanlık tarihinde bir kara leke olarak hatırlanır.Aynı olay içinde bulunan ve sağlık hizmeti yapan doktor, hemşire ve diğer görevlilerin yanında bulunan Adana'dan getirilen idrofil pamuklardaki kan izleri o günlerin hatırası olarak rengini değiştirir
Bu yazı toplam 12554 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0123
Güneydoğu Haber