Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Cezmi YURTSEVER
Cezmi YURTSEVER
22 Nisan 2009 Çarşamba
Türk askerlerinin yaşadıkları ihanetler?

 

 

  -Osmanlının son döneminde Türk askerlerinin yaşadıkları ihanetleri felaketleri bozgunu en iyi anlatan belgeler bulundu.

    -Türk askerlerinin Pozantı"dan yürüyerek veya at sırtında gidişlerini gösteren fotoğrafları burada açıklamaktan büyük mutluluk duyuyorum.

      Pozantı"nın tarihini kültürünü araştırmak ve açıklamak o yöre insanını olduğu kadar Anadolu coğrafyasını vatan bilen herkes için önemlidir.  Adana"dan otoban yolunu izleyerek Gülek boğazına ulaşanlar, Tekir"e tırmanış yolunun kıyısında ve çamlar arasında bulunan yanık han harabesinin harabesinde yaşananları ancak tarihin sararan sayfaları arasında yazılanlar hatırlatır. 1920 yılı içinde Şıhlı köyünden Abdurrahman adında henüz bıyığı yeni terlemiş bir köy delikanlısının arkadaşları ile birlikte burada bulunan Fransız kumandan ve Ermeni askerlerle karşı yaptığı baskın esnasında elindeki paçavrayı tutuşturması esnasında yaşanan çatışmada hayatını kaybetmişti.  İşte o ayakta durmaya çalışan han harabesi Abdurrahman"ın şehit düştüğü bir tarihi eserdir…Bu hikayeyi bilenler veya Abdurrahman"ı hatırlayanlar bir dua esirgemezler bu vatan kahramanı için.

    Gülekboğazı"nın hakim noktasında yüksek bir dağın üzerinde bulunan kalenin hikayesi ise yörenin binyıllara uzanan tarihi kadar eskidir. Gülek kalesi, tarih boyunca İçanadolu"yu Torosdağlarına bağlayan ana geçit merkezinin kontrol noktasıdır. Burada Ortaçağ"da Roma, Bizans ve Ermeni yöneticiler hakim oldular.  16.yy ortalarında tutulan Osmanlı Arşiv kayıtlarında Gülek kalesinde yaşayan askerlerin sayıları, silah miktarları hakkında ayrıntılı bilgiler vardır. Gülek geçidinden yol alanlar aynı gümrük merkezi olan yerde durur ve “bac” adı verilen geçiş parası veya vergisini verirlerdi. 19. yüzyılın onlarına kadar Gülekboğazından geçiş vergisi/parası Adana valiliğinin en önemli gelir kaynağı idi.

     Gülek geçidinin az yukarısında dağ eteğinde çam ağaçlarının arasında uzanan yayla evleri ve çarşısı ile Tekir beldesi veya yaylası o bölgenin en önemli sayfiye yeridir.  Tekir yaylasının yakınında bir tepe üzerinde İbrahim Paşa tabyası bulunur. Çevre duvarları dar pencereleri ile sapa sağlam ayaktadır. Mısırlı İbrahim Paşa, 1832-40 yılları arasında Adana"yı işgal ederken Gülek boğazını kontrol amacıyla kendi adıyla söylenen tabyayı/kaleyi yaptırmıştı. İbrahim paşa tabyasında bulunan toplar Osmanlının son dönemine kadar aynı yerde bulunuyordu ve devletin askeri silah kaynağı idi.

    Tekir"den öteye Pozantı"ya bir vadi boyunca giderken sol tarafta bir dağın yamacında kartal yuvası gibi yüksekçe bir yerde görülen tarihi eser Annahşa kalesidir. Annahşa kalesi yüzyıllar boyunca yakınından geçen kervan yolunun kontrol noktası idi.  Annahşa kalesinde görevli askerlerden babadan oğla görev yapanlar “Kaleağası” adıyla bilinirlerdi. Günümüzde de aynı yörede ve Adana şehir merkezinde Kaleağası soy adıyla bilinenlerin tarihi hikayesi Annahşa kalesinde görev yapanların torunlarıdır.

    Pozantı şehir merkezinde Nüfus memurluğu görevini sürdüren sayın Cemil Çay"ın yöre tarihi hakkındaki açıklamaları Osmanlının son döneminde o yörede yaşanan acı olduğu kadar düşündürücü sonuçlarını bizlere hatırlatır. Osmanlı ordusunun bozgunu esnasında Pozantı vadisinden yürüyerek veya at sırtında perişan bir halde giden…Hastalandığı için Pozantı şehrindeki hastaneye ulaşan Türk askerlerinin Ermeni asıllı doktorlar tarafından zehirlenerek veya yanlış tedavi sonucu öldürülmeleri sonucu hayatını kaybeden yüzlerce askerin mezar yerleri hakkında bilgiler verir Cemil Çay…Gözyaşları dökerek ve de duygulanarak.

   “Toroslarda Görüşürüz” kitabını Cemil Çay"ın anlattıklarını dinledikten sonra yazmış ve yayınlamıştım.  Sonra Pozantı"da öğretmen Volkan Uysal"ı tanıdım. Tarihe duyarlı heyecanlı bir insandı. “Pozantı Sevdamız” adıyla bir de site açtı. Bölgenin tarihini araştırdı. Fotoğraflar ve filmler çekti. Yayınladı. Kendine göre Pozantı"da yaşanan olayları yöre insanına ve dünyaya duyuruyordu.  Belemedik"te Kasım Hoca"nın mezarının etrafının çöplük haline getirildiğini Volkan Hoca sayesinde öğrenebildik.  Sayın Volkan Uysal hocamıza çalışmalarında başarılar diliyorum.

 

  

Bu yazı toplam 11060 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0147
Güneydoğu Haber