ELDE VAR İMAN
Tüketim çağı biteli adeta yüzyıllar olmuş gibi; hızlı, hıphızlı tüketim çağının çılgınlıklarını yaşıyoruz. Gelişmişlik ölçütleri, medeniyet alametleri, ekonomik büyüklükler filan hepsi 'tüketim miktarları' üzerinden hesap edilince; çağında hayatın da hakim rengi tüketim.
Hiçbir yaşlı yada genç 'ideolojinin' buna bir sözü yok, hatta bunu problem eden de yok. Mevcut ideolojiler insanlığa bir ahlaki öğreti yada davranış seti önermiyorlar. Bir probleme odaklı (bunlar genellikle ekonomik yada sosyal) çözüm önerileri var ve sadece onu çözmeye yönelik bir kavram seti sunuyorlar. Faşizm, kapitalizm, kominiz, hümanizm, feminizm, siyonizm vs. hepsi insanlığa büyük vaatlerle makes buldular ama yaşanan tecrübeler gösterdi ki sonunda bağlılarını bir anlamsızlık ve yorgunluk çölünde yapayalnız bıraktılar.
Fikir babalarının çürümüş karakterleri, kokuşmuş yaşamları teklif ettikleri ideolojiden ayrı tutuldu, teberra edildi. Oysa temiz bir borudan temiz içilebilir bir su akabilir. Kirli paslı bir kaynaktan, çamurlu, yosunlu bir kaynaktan temiz su alamazsınız. Karakterle, davranış kalıplarıyla üretilen düşünce ve fikir birbiriyle direk ilintilidir.
İnsanlık tarihinde o yüzden dinler var olmuştur.
Yaratıcı tüm yaşanacak senaryoların bileni, yaratanı ve sahibi olarak insanlığa ilk günden itibaren onurlu, ahlaklı, iffetli ve şerefli bir hayatın temel kaidelerini içeren kitaplar yollamıştır. Bu kitaplarda ki öğüt, emir ve yasakların mükemmel uygulayıcısı resuller ve nebiler göndermiştir. Tüm insanlık bugün hiçbir konuda çoğunluk sağlayamazken, ittifak edemezken; bilinen tüm peygamberlerin ahlaken kamil, güvenilir, muhteşem insanlar olduğu konusunda hemfikirdir. Çünkü hepsinin terbiye edicisi, öğreticisi bizzat kendilerine bu kutsal görevi tevdi eden Allahtır (cc). Geçmiş dinler (önce Hak, sonradan tahrif edilerek Batıl hale gelmiş) Yahudilik, Hristiyanlık ve en son seçilmiş mükemmel din İslam; hepsinde ahlakın bir 'aksesuar değil temel öğreti' olduğu ayan beyan ortadadır. En din dışı yada din karşıtı bile bunda tereddüt etmiyor. Din Fıtrattır aslında. Emirleri ve yasakları da doğamıza en uygun kaideler içerir. Özellikle İslam: yaşanan son olaylar ışığında; Epstein, Gazze Katliamı, Lgbt sapkınlığı, Teşhircilik-Çıplaklık salgını, Yalnızlık-Anksiyete sorunu gibi ölümcül problemlere bakışı, yaklaşımı, çözüm önerileriyle müstesna bir yerde durmakta. İslam hükümleri, peygamber sünneti yaşandığında bu sorunlar için büyük oranda koruyucu kalkan olmakta, sorun ortaya çıkmışsa da tedavisi ancak onunla mümkün olmakta.
Modern insan hayal edemeyeceği varsıllığa ulaştı ama anlam ve hakikat arayışına bir cevap bulamayışından intiharın kıyısında kamp yapıyor. Mutluluk sadece selfilerde yapmacık fotolarda kaldı artık. Önce yaşadığı anı başkalarıyla paylaşan sonra yaşayan görgüsüzler topluluğuna dönüştük. Büyük aile önce küçük, sonra çekirdek, şimdi atomik hale dönüştü. Ülkeler yalnızlık bakanlıkları kuruyor ( bu konuda Japonya yı inceleyin). Son günlerde gördük ki; bize musmutlu şarkılar yapan şarkıcılarımız, müthiş goller atan sporcularımız, tatlı haberler sunan sunucularımız, zengin işadamlarımız bağımlılığın pençesinde kıvranıyorlar. Alkol, sigara, kokain, esrar, porno vs gibi ilahların zavallı, çaresiz kulları olmuşlar. Üsatelik bu yeni yaşam ve inanç sisteminde; akıl, ahlak, erdem kelime olarak dahi yok. Baştan sona kendi felaketini finanse ettiğin ölümcül bir kısır döngü. Bu kirletilmişliği, aldatılmışlığı ve çirkinliği ancak Allah'a temiz bir kalple iman etmiş, şuurlu, muvahhid, salih Müslümanlar ters yüz edebilirler.
Bu pisliklere bulaşmamış olanlar, dinin o semavi ve deruni anlamını kuşanarak insanlığa 'durun bu cadde çıkmaz sokak' diyebilirler. İslam cahiliyeyi yendi. Modern cahiliyeyi de yener. Yeter ki onun bağlıları imanlarına ve Allah'a verdikleri söze sadık olsunlar. Yeniden başlamak ve bu çağ yangınından insan kardeşlerimizi kurtarmak bize (Müslümanlara) düşüyor. Neyle mi? Elde var iman...