Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Nalan KUZU
Nalan KUZU
06 Ekim 2010 Çarşamba
Pansuman Çözümler

Demek yine yaraları kaşıma vakti geldiii…

Tatlı tatlı kaşındı, kaşındıkça acıdı, acıdıkça sıcak sıcak kanadı…

Bol mağdurlu 12 Eylüllerin, 28 Şubatların nur topu gibi doğan YÖK isimli evlatları, kendi koyduğu yasağı, yine kendisi deldi "her ne nedenle olursa olsun, bir öğrenciyi sınıftan çıkaran suç işler" dedi.

MAŞŞALLAH!

Güzel buyurmuşlar, hoş buyurmuşlarda, yasakları yerleştiren ve uygulayanlarla, yasakları yasak eden açıklamaları yapan merciler aynı olunca, hayırdır inşallah diyesi geliyor insanın!

HAYIRDIR İNŞALLAH!

Hukuken kaldırılmayan, kaldırılamayan bir yasağın, kısmi çözümü gibi gösterilen hamleler hangi oyunun parçası, bunu zamanla göreceğiz.

Efendim İran modeli olsun, saçların bir kısmı görünsün olarak çözüm önerisi sunan, üstüne birde "çözüm bizde" açıklamaları yapıp buna kendi tabanını bile inandıramayan, siyasi salvoların gerçek sahibi Kılıçdaroğlu"na  gülmekle kızmak arası, nasıl bir tepki verelim halet-i ruhiyesinde olan bizler, gelişmeleri ibretle izliyoruz!

Bu ülkede tutarlılık bulmak ne mümkün!

15 Eylül 97" de yani tam 13 yıl önce , okulumdaki ikna odalarında, "düzene ve sisteme aykırı hareket ettiğim" buyrularak, başımdaki örtü ile artık okula giremeyeceğim, açık bir dille ifade edilmişti; o dönemlerde cam bölmeli ikna odalarında Nur Serter  "açmazsanız, biz açtırmasını biliriz" tarzı cümlelerle konuşurken, bugün kendi parti liderine bile, " zaten üniversitelerde böyle bir sorun yok, ne çözümünden bahsediyorsunuz" diyebiliyor!

Tam 2 ay önce CHP"li belediye başkanı tarafından "rahibe" ilan edilen bizler, Anayasa hazırlanmadan ve başörtüsü yasağı tamamen kalkmadan "buyrun okullara girin" söylemiyle karşılaşıyoruz; hemde YÖK onaylı!

Paranoyak mı oldum, paranoyak olmamız için mi çalışılıyor, yoksa gerçekten kendi kendini tekzip eden açıklamalar yapan insanlar, parti yöneticileri ve kurumlar yüzünden, hiçbir karara, söze ve kurala inanası gelmeyen bir topluluk olmamız için mi bu kadar tutarsızlığı bir arada görüyoruz?

Kursağımda takılı kalan YÖK açıklamalrının demokratikleşme, insan hak ve onuru adına büyük bir adım olmasını dilerim ama hala şüpheliyim…

Bu Ülke"de YÖK gibi kurumların, " rejimin tamponu" olarak görülmediği yarınlarda, belki birgün gerçekten yaraların sarıldığı ve yeni yaraların açılmadığı günlerde, sevinmenin nasıl bir duygu olduğunu ve inanmanın ve güvenmenin ve önemsenmenin tadına varacağım.

 

Bu yazı toplam 15132 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
ahmet / 26 Ekim 2010 Salı 14:54
yakar
diline saglık abla yazını cok begendım
100 %
Beğendim
Beğenmedim
ABDULLAH / 07 Ekim 2010 Perşembe 12:45
inanki gözlerim yaşardı
canım ablam, bu başlıktaki söz gerçekten gözlerimin yaşarmasına yetti... çünkü bizim üniversitede aynı hadise oldu ve çok üzülmüştüm, yani kız dersten atılınca kahrolmuştum ama inşaallah dediğiniz gibi ikna odaların tamamı mescit olsa, emperyalist ve sözde laiklerin bilim yerine bir m2 lik bez parçasıyla uğraşmanın ne kadar lüzümsüz olduğunu anlarlar inşaallah... dua ile...
100 %
Beğendim
Beğenmedim
yorumsuz / 07 Ekim 2010 Perşembe 12:29
yorumu yazının içinde saklı
Size ilk defa yorum yaptım... Çünkü bu sefer yorumsuz...
100 %
Beğendim
Beğenmedim
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0100
Güneydoğu Haber