Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Nalan KUZU
Nalan KUZU
04 Kasım 2010 Perşembe
CHP’de Yönetim Krizi Derinleşti

Mayıs ayında yine bu platformda "Kılıçdaroğlu"nun Değişimle İmtihanı" başlıklı bir yazı yazmıştım; yazının tamamını sitemizde bulabilecek Sayın okurlara o yazıdan sonraki haklı tespitlerimi bir kez daha sunacağım;  hani bir söz vardır "keser döner, sap döner, hesap döner", evet hesap döndü… Gelinen süreç aylar öncesinden belliydi ve o dönem yazdığımız gibi sahte kahraman Kemal Bey ne Gandi oldu ne Karaoğlan!

CHP"de garip bir skandalla boşalan yönetim koltuğuna, alelacele, medyanın şişirmesiyle ve Önder Sav"ın desteğiyle oturan Kılıçdaroğlu, birde üstüne üstlük parti üst yönetiminin yüzde seksenini Önder Sav"ın istediği bir liste ile oluşturarak kendi sonunu yani şu an içinde bulunduğu kaos ortamını hazırlamış oldu.

Ve aylar sonra beklenen gerçekleşti, Kılıçdaroğlu ve Sav birbirine girdi! Önder Sav bir zamanlar rüzgârını kuvvetli verdiği Kemal Kılıçdaroğlu hakkında sert ifadeler kullanarak "Hukuku bilmeyenlere hukuku bildirmek görevimiz. Cumhuriyet Halk Partisi kimsenin malı değildir" diye meydan okurken, Kemal Kılıçdaroğlu"da "Gücünü bir yerlerden alanlar artık bu partide olamayacaklardır" dedi… Yumrukların havalarda olduğu yönetim binalarında, farklı katlarda toplantılar düzenleyip, farklılıklara tahammül edemeden Ana muhalefet olmaya yelteniyorlar. Ne acı!

Özgürlük ve demokrasinin savunucusu değil, son dönemde özellikle sınırlayıcısı olarak anılan CHP"de şeklen gerçekleştiği iddia edilen ama esasen gerçekleşmeyen değişimin hiçbir anlam ifade etmeyeceği aylar öncesinden belliydi.Kemal Kılıçdaroğlu ana muhalefet partisi olan CHP"yi iktidara taşıyabilecek vizyon, siyasi anlayış, duruş ve seslenişten çok uzaktı; "partimizi gençleştiriyoruz" ifadeleri ise zaman içersinde fantezi olmaktan ileri gidemedi.Parti üst yönetimini seçerken bizzat söz sahibi olan Önder Sav 73 yaşında ve CHP"de yaşanan her krizde bilirkişi olarak sahnede…

Geçen zamana ve yaşananlara bir göz atacak olursak; bürokrasi kökenli bir birey olarak, siyasetten uzak havasıyla genel başkanlık koltuğuna oturan Kılıçdaroğlu, sürekli geri adım atacağı sözler ve davranışlar içerisinde, parti yönetimi üzerinde otoritesi bir türlü kabul görmeyen, yönetime diş geçiremeyen bir pozisyonla günlerini geçirdi.

"Rahibeye benzetilen başörtülüler" krizinde "bunu biz yapmadık" dedi, sonra "sorumlular cezalandırılacaktır" diyerek ilk sözlerini adeta tekzip etti, gençlik kollarının acayipliklerini sergilediği sergi polemiklerinde de benzer diyaloglar yaşandı, referandumdaki tutumu, Cumhuriyet resepsiyonu krizi vs. vs.

Liderlik isminin altını dolduracak karizma ve siyaset anlayışından uzak olan Kılıçdaroğlu ile hiçbirşeyin değişmeyeceği ve Türkiye"de süregelen ana muhalefet eksikliği herkesin dilindeydi ama... bir umut işte! Belki diyenler bile ölçüsüz hareket ve açıklamaların ceremesini çeken Kılıçdaroğlu ile her geçen gün CHP"nin kimliğini sorgulamaya başladı.

Sürekli tartışma, sürekli tahammülsüz eleştiri, sürekli kavga, e bir yere kadar…

CHP olağanüstü kurultaya gidebilir.

Seçim öncesi genel başkan değişir mi?

Yaşayıp göreceğiz!

Bu kısa filmin sonunu gerçekten merak ediyorum.

Bu yazı toplam 10433 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -9.4826
Güneydoğu Haber