Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Nalan KUZU
Nalan KUZU
17 Eylül 2012 Pazartesi
17 Eylül ve Adnan Menderes Gerçeği

İdam edilişinin (17 Eylül 1961) 51. yıldönümünde

 

Siyah Beyaz karelerdeki, elleri arkasından bağlı, nüfus kayıtlarındaki esas adı Ali Adnan Ertekin Menderes olan, bir devrin başbakanına ithafen yazılmıştır!


27 Mayıs 1960

 

Sabah saatlerinde Ankara Radyosu 'İHTİLAL' dedi. 37 Subay Türkiye Cumhuriyeti yönetimine el koydu.

 

El koymak?

 

Kısaca baş koyanlara 'el çektirmek' demekti sanırım.


Türk Siyasi Tarihinde ve Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinde 'kara bir leke' gibi duran yassıada gerçeği, o dönemin yazar çizerlerinin kaleminde 'emeklemeye başlayan demokrasinin ilk adımı olarak' şekil değiştirmiş!Ne acı...


Savunmalar dinlenmeden, ithamlar araştırılmadan, devletin başbakanı ve 2 bakanı idam sehpasında ebediyete uğurlandı.


'Kol kırılır, yen içinde kalırMIŞ' hayır efendim kol kırılırsa yen içinde nasıl kalır, neden kalsın, herşey konuşulmalı sakin sakin analiz edilebilmeli...Yarım asır olmuş hala siyah beyaz belgesel karelerinde görünenler dudakları titretmeye ve gözleri nemlendirmeye yetiyor. 'Şimdi Cenab-ı Hak'kın huzuruna çıkıyorum, sakinim' diyen dönemin bakanı Fatin Rüştü Zorlu Menderes'ten bir gün önce ebediyete intikal etti.Hasan Polatkan'la ebediyet yolculuğu kesişen Zorlu, çiçek dolu bahçeden idam sehpasına giderken, dilinin söylediği sakinliği nasıl muhafaza etti acaba?


Gözünüzü açtığınız bir bahar sabahı 463 kişiyle biraraya toplanıp ıssız adalara götürülseydiniz ve 9 ay 27 gün süren sözde yargılanmadan sonra - en önemlisi- ülkenin 2 bakanıyla asılacağınızı bilseydiniz, siz nasıl sakin olabilirdiniz?


1950-1960 yılları arasında başbakanlık yapmış, istiklal madalyası sahibi, hukukçu ve toprak sahibi iken, son sözü sorularak idama gönderilen olmak, hangi psikolojinin sakinlik anlayışına uyar acaba? Sayın Menderes'te sakin olabilmiş midir?


Son sözlerinde 'Kimseye dargın değilim, kırgınlığım yok. Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletime milletime ebedi saadetler dilerim. Bu anda karım ve çocuklarımı şevkatle anıyorum' diyen bir başbakanın akibeti 27 Mayıs 1960 tarihli Milliyet'teki Çetin Altan yazısına bakın nasıl yansımış: 'Kinsiz, baskısız ve zindansız, kardeşçe bir sevginin memleket üzerinde esas saadetini duyuyor ve bu günü candan alkışlıyoruz.'


İdamdan duyulan saadete alkış tutulan Türkiye Cumhuriyeti günleri...Ne kadar utanç verici değil mi? İnanılması gerçekten güç...


Yassıada'da asılmadan yargılanma sürecinden geçenlerin akibetini ise hala hayatta olan dönemin DP milletvekili Abdulmelik Fuat kanımızı donduran şu ifadelerle özetliyor:'İçişleri Bakanı Namık Gedik toplanma alanına bir çöp kamyonuyla getirildi ve çöp kamyonunun penceresinden aşağı atıldı.Genç subaylar, başbakan, cumhurbaşkanı yada general ayırt etmeden yüzlerimize tükürüyordu.Bayan vekillere yapılan saldırıları ise anlatmak zul sayılır: Tünelden geçerken küfrederek eteklerinden aşağı çekiştiriliyorlardı.'


Burası sözün bittiği yer!


Benim ülkemde tarihin kara lekeleri iadeyi itibarlarla yarım asır sonra temizlenmeye çalışılmamalı, kara lekelerin oluşmadığı bir gelecek için mücadele edilmeli ve utanılmamalı, 'Neden ellerin titriyor, asılacak olan benim evladım' diyen bir başbakanın yağlı ilmik boğazında iken gösterdiği teslimiyet ve suküt mesajı arif olanları bir kez daha koltuklarında sarsmalı.



Bu yazı toplam 18554 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
zeynep / 24 Eylül 2011 Cumartesi 14:29
yeniden yaşanmasın
zaman en büyük ilaç yaraları sarmak için, sayın yazar teşekkür ederiz, dolu bir yazı olmu
100 %
Beğendim
Beğenmedim
nimet / 23 Eylül 2011 Cuma 11:25
barış istiyoruz
yaşam denilen zorlu yolculuk bizlere her geçen gün farklı yüzlerini gösteriyor, bu ülkede artık gereksiz tartışmalar, gereksiz can yakıcı olaylar olmasın
100 %
Beğendim
Beğenmedim
demet gül / 23 Eylül 2011 Cuma 00:04
eline sağlık sayın yazar
DİYECEK SÖZ YOK NALAN HANIM HER ŞEYİ ÇOK GÜZEL İFADE ETMİŞ. MERHUM SAYIN MENDERESİ BU VESİLE İLE TEKRAR ANIYORUZ, ALLAHTAN RAHMET DİLİYORUZ.
100 %
Beğendim
Beğenmedim
şeyma kara / 23 Eylül 2011 Cuma 00:02
çığırtkan
merhuma Allah'tan rahmet dilerim, doğrusu hiç bu kadar derin düşünmemiştim ara ara hatırla sevgili dizisindeki sahnelerden o dönemi gördüm.okuduğumu söyleyemem benim için şaşırtıcı bir o kadar düşündürücü oldu bu yazıda okuduklarım eğeğr bunlar yaşanmışsa hala darbe darbe siye ortalıkta çığırtkanlık yapanlara destek olanlar biraz daha yakın tarih okusunlar
100 %
Beğendim
Beğenmedim
adnan deniz / 23 Eylül 2011 Cuma 00:00
hüzünle okudum
O kadar objektif ve akıcı,akıcı olduğu kadar güncel yazılarınızı dikkatle okuyorum.Bence,önyargı ile insanlara yaklaşanlar bu yazıları iyi okuyup ders çıkarmalı...Annenize sizin gibi bir evlat yetiştirdiği için şükranlarımı sunuyorum
100 %
Beğendim
Beğenmedim
ahmed uyanık / 22 Eylül 2011 Perşembe 23:59
demokrasi şehidi
nalan hanım sizin deniz gezmiş in ölüm yıldönümünde yazdığınız yazıyıda zeevkle okumuştum çok hümanist bir yaklaşımınız var böyle hassas konuları naif bir dille yazıyorsunuz eminim piyasadaki birçok yazar gibi alt yapınızdan gelen bir dolulukla daha saldırgan ve keskinde yazabilirsiniz ama size bu kelimeler daha çok yakışıyor,üslubunuz çok akıcı ve bilgilendirici ben 50 yaşındayım yazdığınız konular gençler tarafından bilinmiyor yada sorgulanmıyor sizi tebrik ediyorum, Adnan Menderes bir demokrasi şehididir onu imralıda asanlar vatanı kurtardık havasındaydılar ne acı ki şimdi 30,000 bebek katili aynı adada , idamı onaylamayan biri olarak örgüt elebaşı ve adnan menderes in aynı adada tutulmuş olmasını bile acı çekerek gözlemliyorum.Allah vatanımıza milletimize o acı günleri tekrar göstermesin
100 %
Beğendim
Beğenmedim
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0126
Güneydoğu Haber