Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Serdar AYDIN
Serdar AYDIN
08 Kasım 2016 Salı 21:58
Terbiye, talim ve tedbir!

İnsan hep keşfedilmeyi beklerken parmak kaldıran ve keşfedilememesi durumunda da itiraz edeceği hususları aklında biriktiren bir varlık olmayı becerebiliyor. Bu becerisi, hayatı yaşarken, yaşamın sonuna doğru gidişi de engelleyememe gerilimini, çoğu zaman zihnimize yüklemekle de ilgilidir. İnsan geleceğini öngörmek, travmalardan uzak yaşamak, görüş mesafesini hep uzun tutmak ister. Bunu yapamadığında, yapması engellendiğinde, kaygılanır, telaşlanır ve gerilir. Kaygılı olmak tamam da… Kaygılandırmak için yaşamak da; yani varlığımızı diğerinin “emanı” değil “kapanı” olarak algılatmakta olasıdır. İşte burada artık “tabii” olandan, “tasannu” olana, bilinerek doğulmuş olandan, öğrenilerek yoğrulmuş olmaya evrilmenin açmazı başlıyor. Ve bu ailesel, aidiyetsel olarakta bir sorun olarak büyüme ritmi taşıyor. Her insan güven duygusuna yaslanmayı sever, dağ gibi, çınar gibi… Çınarı; aile, dost, aidiyet, eş, evlatlar, komşular olarak görebiliriz ama “dağı” en iyi devlet, millet ya da ümmet temsil eder.

 

***

 

Ailede “terbiye” edilir insanoğlu. Temel karakter algoritmasını çekirdek ailede anneden ve babadan; duyarak, görerek, yaşayarak edinir. Eğer büyük bir aile ortamındaysa nine ve dede de bu zincire eklenir. Bugün pedagoglar “güven” duygusunun babadan (çünkü gücü temsil ediyor), “merhamet” duygusunun anneden (çünkü şefkati temsil ediyor), öğrenildiğini iddia ediyorlar. Yardımlaşma, “paylaşma”, bölüşme duygularının da kardeşlerden öğrenildiği bir gerçek. Bu esnada özellikle kutsala, aşkın olana ve müteal olana ait soru ve cevaplar “aile ocağında” alınır. İnanç dünyası ailede şekillenir.

 

İnsan “talim” edilir okullarda. İlkokul, ortaokul, lise ve yükseköğrenim yılları talim yıllarıdır. Talimin terbiyeden farkı, ayrıntılı ve sorularla genişleyen bir evrene sahip olmasıdır. Bu defa bilginin kaynağıyla “kan bağı” da yoktur.

 

Speküle edilebilir cevaplardan muhkem bir şahsiyet inşa etme yıllarıdır bu yıllar. Kişilik özellikleri de diyeceğimiz bir topoğrafya oluşur.

 

Daha sonra tedbir (tedebbür) dediğimiz öğrenim başlar ki; burada içinde yaşadığımız tüm toplum öğretici ve eğiticidir. Kendilik dediğimiz şey husule gelir bu ortamda.

 

***

 

İnsan üç katmanlı bir varlığa bu süreçler mucibince bürünür.

 

-Kimlik

-Kişilik

-Kendilik

 

İşte biz bugün yaşadığımız şiddetli savrulmaların kökenini doğru okumaz ve ona göre tavır geliştiremezsek olacağı, bugünkü yaşananlardır.

 

Kimlik, kişilik ve kendilik inşasını aile, oku, toplum değil de bir gurup, hizip ya da örgüt yaparsa, ortaya kutsalı, vatanı ve değeri olmayan zombiler çıkar. Bu zombilerin ıslahı da, itlafı da pek mümkün değildir. Öyleyse ne yapacağız. Mevcutları temizleyip, güç edinmelerini önleyip yenilerinin yetişmemesi için;

 

Aile

Okul

 

Toplum nezdinde yeni baştan bir “eğitim” ve öğretim” planlayacağız.

 

Zor biliyorum.

 

Bedelinden daha pahalı değil hiç değilse…

Bu yazı toplam 9759 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0098
Güneydoğu Haber