Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Serdar AYDIN
Serdar AYDIN
27 Haziran 2012 Çarşamba
Sevdiğinizin Hicretinde Yaşamak!

Evindelik duygusudur.. İnsanı içten içe çürüten.

Kendini hep evinde bilmek; yad ellerde, yabancı mekanlarda; bile isteye kendi evinde, mülkünde gibi davranmak.

Umarsız, acabasız, tereddütsüzce ve fütursuzca yaşamak!

Hesabın ödeneceğini değil ödendiği duygusuyla hareket etmek.

Evindeliğin ilk cinayetidir, gurbeti sürgüne yollamak; zihnimizden, kalbimizden, ahlak ve davranışlarımızdan…

Etrafımızda gözümüzün gördüğü, elimizin değdiği her şey hakkında karar verebilir, her hükmü icra edebilir sanırız kendimizi. Evindelik daha sonra yavaşça sorumluluk ve sonsuzluk duygunuzu köreltir sinsice.

Sorumluluğu bulunmayan ve sonsuza uzanmayan bir hayatın içinde bulursunuz kendinizi.

Aletlerin çokluğundan amaçların boğulduğu bir hayat…

Size ne kadar ışıksa başkalarına o kadar kara-karanlık

Evindelik, kendi yerindelik; içinizdeki ""rablik duygusunun"" üzerindeki toprağa üfler.

Abd"in Rablik serüveni başlar…

Anlamaz, ayıkmaz, uyanmazsınız…

*****

İnsan güzelin ve gücün gurbetinde, hicretinde yaşamalı oysa…

Sevdiğinin hicretinde olmayan yeri ve günü geldiğinde ondan nasıl feragat edecek?

İnsan severek sevdiğinin, bilerek bildiğinin hicretinde durabilir, yaşayabilir.

Bu mümkündür.

Biz fanilerse sevdiklerimizin gurbetinde değil gölgesinde durmaktan, hasretini çekmekten değil suretine bakmaktan haz almaya alışmışız.

Güç"ünde mihver veya merkezinde olmayı seviyoruz, civarında bulunmayı hiç düşünmüyoruz. 

Oysa letafetle ruh âlemine, kesafetle dünyaya bağlıdır insanoğlunun boynundaki ilahi kement.

O yüzden iki âlemin sultanı ve mihmanı olan peygamber bazen birinden diğerine kaçardı, hicret ederdi.

Mekke letafetin yani ruhun(imanın)

Medine kesafetin yani bedenin yurdudur(muamelatın).

Resul ölünceye değin bu iki arasında gidip gelmiştir.

""Kellimna Ya Hümeyra"" da ""Errihni Ya Bilal"" de aynı duygunun feveranlarıdır.

Sevdiğinden bir ötekine, diğerine hicretin etmenin, yönelmenin…

İnsan kendisi olarak kalacaksa eğer muhalif duruşunu sevgisinin tam göbeğine yerleştirmeli.

Sevdiğinden infak için; onun hicretinde durmalı, siretinde değil.

Bizse sahip olduğumuz, sevdiğimiz her şeyi beden kırbamızın (sürahi) içine almak ve hiç ayrılmamak istiyoruz.

Ağırlığımız artıyor.

Ortaya çıkan yeni şey de ""biz değiliz"" üstelik.

*****

Oldum olası sevdiklerimin, beğendiklerimin hicretinde olmayı önemsedim.

Ben muhabbetimi hep ""sadrımda""  muhalefetimi ise hep "" sadağımda"" taşıdım.

Üstat Hasan El Benna"nın ""hiçbir şeye müptela olmayınız"" düsturunu ser levham yaptım.

Dışınızdaki, karşınızdaki sesleri susturmadan ""iç sesinizi"" duyamazsınız.

Hicretiniz; size bakılan yerden kendi kendinize bakmanızı temin edecektir.

Hicretiniz; yaşadıklarınıza ve geride bıraktıklarınıza sizsiz yükleyeceğiniz anlamları çoğaltacaktır.

Hicretiniz; inancınızın amele dönüşünü test etmenize yol açacaktır.

Hicretiniz; gurbetiniz olup, hasretiniz olup içinizdeki fazlalıkları yakacaktır.

Ayrılıkta durmak, ayrılmaktan iyidir.

Sağlıklı ve salihtir.

Üstelik de nebevidir.

Sen, sen ol evindelik duygusuyla yaşama dünyada.

Yolcu ol! Hicrette ol!

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 12563 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0120
Güneydoğu Haber