Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Serdar AYDIN
Serdar AYDIN
12 Temmuz 2017 Çarşamba 11:39
15 TEMMUZ 2016; BİR MİLLETİN DİRİLİŞ DESTANI...!

Uzun yıllar sinsice Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisine sızmış, FETÖ mensupları, emir komuta zinciri dışına çıkarak 15 Temmuz 2016 Cuma akşamı Saat:21;00 sularında hain darbe girişimini başlattılar. Bu canice teşebbüs, uzun yıllar çalışılmış çok ortaklı uluslararası bir proje olup hedefinde öncelikle; Türkiye’nin bağımsızlığı, Cumhurbaşkanımız, TBMM ve Hükümet vardı. Darbenin ana üssü olarak Başkent Ankara’da bulunan Akıncılar Hava Üssüydü. Hain darbe teşebbüsü Ankara ve İstanbul’da eşzamanlı olarak başlatıldı.

 

Darbeciler önceden hazırladıkları darbe planı çerçevesinde İstanbul’da; Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, Atatürk Havaalanı, TRT Binaları gibi stratejik yerleri hedef aldı. Ankara’da ise MİT, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Gölbaşı Polis Özel Harekât Başkanlığı, Havacılık Dairesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı, TRT Genel Müdürlüğü, TBMM, CB Külliyesi ve Genel Kurmay Başkanlığına operasyon yaparak ele geçirmeye çalıştılar. Bu alçakça girişimde TSK’dan çaldıkları uçak, tank ve personel taşıyıcıları kullanmaya kalkıştılar. Uçaklar ve helikopterler şehirler üzerinde alçak uçuş yaparak hedeflerine bomba bırakıyor, tanklar hedeflerine doğru cadde ve sokaklardan önüne geleni ezerek ilerliyor, personel taşıyıcılarla kritik yerlere asker üniforması giymiş “Fetöcü haydutlar” taşınıyordu.

 

İstanbul ve Ankara’da TRT binaları işgal edilerek, kendisini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak tanımlayan darbeci çete üyelerinin hazırladığı bildiri zorla okutuldu. Aynı bildiri eşzamanlı olarak Genelkurmay Başkanlığının sitesine de konuldu. Metinde TSK’nın yönetime el koyduğu, tüm yurtta sokağa çıkma yasağı konulduğu ve tüm medya kuruluşlarının bu bildiriyi acilen yayınlaması gerektiği dikte edildi. Ardından Gölbaşı Polis Özel Harekat, TBMM, CB Külliyesi, TÜRKSAT, Ankara İl Emniyet binaları bombalandı.

 

Bu işgalci çete kendilerince her şeyi düşünmüşlerdi. Ama unuttukları bir şey vardı; Allah’ın takdiri ve Yüce Türk milletinin kuvvet ve cesareti. Kur’an, Ezan, Bayrakla yoğrulmuş tarih, şuur ve iman Türk milletinin karakteriydi. Bir olağanüstülük olduğunu sezen milletin yiğit ve kahraman evlatları sosyal medya üzerinden organize olmaya, abdestler alınmaya, tekbirler getirilmeye başlanmıştı. Ardından başbakanımızın “bu ordumuz içerisindeki küçük hain bir gurubun kalkışmasıdır, hak ettikleri cezayı alacaklar” açıklaması geldi. Ve ardından sanki Bilal-i Habeşi’nin okuduğunu düşündüren bir lahuti seda ile minarelerden yükselen SÂLÂLAR… Ve milletin gözbebeği, hain darbenin ana hedefi Sayın Erdoğan’ın bir televizyon kanalından millete çağrısı geldi:” Şehirlerin meydanlarına, havaalanlarına koşun, milletimizin üstünde bir güç tanımıyoruz…” İşte o meş’um gecenin, o karanlık kalkışmanın, o alçak işgal girişiminin ve o hain pusunun bozulduğu, bittiği andı o an. Cumhurbaşkanının halka sokağa çıkın ve direnin çağrısı ile evlerden sokaklara, oradan meydanlara, oradan hain çetenin işgal ettiği bütün yerlere insan ve şuur seli aktı. Alınmış abdestle, inanmış yürekle, dillerde tekbirle uçağa, tanka, helikoptere, zırhlı araçlara, kurşunlara ve bombalar meydan okudu milletin cengâver evlatları… Darbeci alçaklar, silahsız şekilde sokağa çıkan halka ateş açtı, bomba attı. İstanbul, Ankara başta olma üzere tüm Türkiye’de darbe karşıtı protesto ve direniş eylemlerinde 248 sivil şehit edildi, 1537 kişi askeri silahlarla yaralandı.

 

Türkiye 16 Temmuz Cumartesi gününe uyandığında darbecilerin teslim olma görüntüleri, kahraman milletin evlatlarının teslim aldıkları tanklarla selfieleri, Akıncılar Hava üssünde alıkonulan komutanların serbest kaldıkları haberleri gelmeye başladı. Akşam vaktine ulaşmadan Türkiye tüm kurumlarını, cadde ve sokaklarını, kışla ve birliklerini bu vatansız canilerden temizlemişti.

 

Bir milletin yeniden doğuş destanıdır 15 Temmuz. Türk milletinin dünyaya Çanakkale Geçilmez dedirttiği gibi Türkiye Bölünmez, Millet yenilmez dedirttiği gündür 15 Temmuz. O gün bütün çocuklarımız genç oldu, gençlerimiz yetişkin.

 

O gün bayrağımız gökyüzümüzdü.  

 

Sâlâlarımız marşımızdı.

 

Tekbirler parolamız.

 

Anadolu’yu bir kez daha vatan kıldık şehit ve gazilerimizle. O gün bir lider etrafında iyilik ve adalet üzere toplanmanın bereketini ve muzafferiyetini gördük. O gün düşman yenildi, bizler büyüdük. O gün yeni istiklal marşını bir kişinin değil, bir milletin nasıl yazdığını şahitlik ettik. O gün direnerek, birbirimize kenetlenerek vatanı, bayrağı ve ezanı daim kılacağımızı öğrendik. O gün bir kez daha büyük millet, büyük devlet nasıl olunur dosta düşmana gösterdik.

 

O gün biz dünyaya bir destan yazdık!

Bu yazı toplam 7988 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0220
Güneydoğu Haber