Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Serdar AYDIN
Serdar AYDIN
01 Ekim 2010 Cuma
Eylül mü desem, Ey Lâl mı?

Ağustos sıcağında;

İftar sofrasının

Soğuk suyunu,

Koynunda saklayan

Cam bardağın,

İpeksi buğusu!

Eylül kadar uzaksın, çatlamış dudaklarıma.

 

***

Zemheri soğuğunda

Cami avlusunun

Taş döşenmiş bahçesine

Göbeği camla kesilmiş olarak

Bırakılmış

Yetimler yavrusu!

Eylül kadar tuzaksın, üşüyen ruhuma.

 

***

Aşk meydanında

Leyla"nın tutunduğu

Züleyha"nın yırttığı

Âşıklık gömleğinin

Bağrı delik-deşik düğmesi

İliğine kadar deli!

Eylül kadar yakınsın, zırdeliliğin kıyısına.

 

***

Ölüm karşısında

Kerem kadar genç

Mansur kadar tutkulu

Ferhat kadar kararlı

Ey nazenin pervane,

Ateşini dışarıda arama!

Eylül kadar ateşsin, aslında, kendi kanatlarına

 

***

Ayrılık, sana yazılmış

Hüzün yüzünü senle sırlamış

Ölüm öncesinin sarılığı da sende

Ölünün yanağındaki buse de senin

Dillerimizi koparabilirsin kalbimizden

Ya yârimizin hayalini

Eylül; O" nu koparabilir misin, aşk sürgününden…

 

***

Ey dilleri lâl eden Eylül!

Başımızdasın, kapımızdasın

Biz düşeli ""sevda od"una""

Kırk yıldır

Dört mevsim, on iki ay, elli iki hafta

Ne yana dönsek başımızdasın.

Eylül; kussak seni içimizden, gitmiyorsun, karşımızdasın.

 

Bu yazı toplam 13043 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0107
Güneydoğu Haber