Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Serdar AYDIN
Serdar AYDIN
19 Mart 2012 Pazartesi
İRAN’IN AHLÂKSIZ TUTUMU!

İran hayatımın hiçbir döneminde benim için bir "kızıl elma" yâda "asrısaadet prototipi" olmadı. Sahip olduğum İslami dünya görüşünün belirleyici, öznesi hiç olmadı. Ama İslami belleğimin hep bir parçası olageldi.

İdolüm olmadı, ilgim odağımda oldu…

Modern Dünya"ya komünizm, kapitalizm ve faşizm dışında alternatif bir ""DURUŞ"" göstermesini bunu yaparken "dinin toplum vicdanındaki çağlar üstü değerine" işaret etmesini hep anlamlı ve saygıdeğer buldum.

İran"ı bir define gibi değil deniz feneri gibi; siyasal İslam okyanusunda; sığ sulara ve kayalıklara dikkat çeken, rotamı ve istikametimi belirlememde istifade edeceğim bir önemli tecrübe kulesi olarak gördüm. Devrimin ateşiyle binyılı aşan birikimler sonucu oluşmuş "sünni geleneğe" tekme atma, boşanma davası açma yâda sırt dönme çabam hiç olmadı.

Humeyni, Şeriati, Mutahhari, Sıddiki, Nasr gibi çok önemli isimlerin onlarca eserini okumama hatta iş için 3 yıla yakın İran"da kalmama rağmen de bu düşüncelerim değişmedi.

*****

İran"a karşı kendi içimizde(İslam ülkeleri) ihtiyatlı ve mesafeli, batı özellikle de ABD karşısında daima yanında ve yakınında olunması gerekir diye düşündüm.

Şahsi serencamım da hep böyle cereyan etti. Bugün güncel tartışma konusu olan İran"ın nükleer silah edinmesine de şiddetle taraftarım. Hatta tüm İslam ülkelerinin bu hakkı olduğuna inanıyorum.

Fakat İran ise İsrail"i potansiyel bir düşman olmaktan, konvansiyonel bir Mit"e dönüştürerek, yanlış siyasal manevra ve kurgularına binlerce müslümanı kurban ediyor.

Nereden bahsettiğimi anladınız!

Suriye"den bahsediyorum.

Dünyanın bir numaralı katliam sanığı olan lideriyle ""devlet olmaktan örgüt olmaya evrilen"" kan çetesinden bahsediyorum.

Eli kanlı Beşşar"ın katliamlarına alkış tutan üç devletten ikisi de bugün itibari ile sessizliğe büründü (Çin ve Rusya) geriye sadece İran kaldı.

Evet, sadece İran…

Şah zulmüne isyan ocağı olan, Meydan-ı Azadi"de Suriye"de öldürülen Müslümanlar için otuz kişilik bile protesto yok.

Oysa bizler Air France uçağının getirdiği adamı karşılamak için o gün kalben orada milyonların arasındaydık.

Ahmed-i Nejad"ın düğününde bağdaş kurup meyve yiyenlerin yanı başındaydık.

Bugün ABD"nin Dünya"dan izole etme gayretlerinin de karşısındayız.

Peki, İranlı kardeşler! Siz neredesiniz?

*****

Ey İran!

Kur"anı mızraklarının ucuna geçirerek Hz. Ali"nin ordusunu durduran Emeviler gibi şimdi sende İsrail korkusunu ve tehlikesini mi kılıf yapıyorsun katliam seyirciliğine?

Bu mudur?

İsrail"in Filistin"deki katliamına hayır!

Suriye"nin Humus"ta Hama"daki katliamlarına evet!

Bu mudur?

İsrail"in saldırılarına nükleer karşılık verebilirsin belki

Peki, bu katliamlara duyarsızlığının hesabını neyle, nasıl vereceksin?

Petrolle mi?

Bu katliamlara tepki için Müslüman olmaya bile gerek yokken

Sen İran! Bu ahlaksızlığına nasıl mazeret bulacaksın.

Yanlış yoldasın. Emevilik; bir asabiyet değil, bir tabiattır.

Tabiatın; Ali ise, fiiliyatın niçin Emevileşiyor?

İsrail korkusuyla Esad"ı Yezidleştiriyorsun!

Haberin olsun.

 

Bu yazı toplam 15436 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Serdar AYDIN / 20 Mart 2012 Salı 05:45
Anlat O Zaman
Aziz okuyucu Dünya'nın başka ülkelerindeki zulüm Süriyedekine gözümüzü kapatmamızı mı gerektiriyor.Zulüm kimden gelirde gelsin mel'undur, merduttur.İranın dününü değil bugünü sorguluyorum.Vicdanımızı dün askılığına, merhametimizi geçmişin çivilerine asar ve orada unutursak bugüne hangi zaviyeden bakacağız.Allah kalplerimizi rızasında eylesin.
100 %
Beğendim
Beğenmedim
Muhammed Doğrusöz / 19 Mart 2012 Pazartesi 17:17
Bu sorulara cevap arayalım
Suriye’nin Humus kentinde Sarkozy’nin asker ve subayları, kendi ordularında dahi bulunmayan silahları getirip, kime karşı kullandılar? Bunlar orada ne arıyorlardı? Ayrıca Suriye’de, sadece Hama ve Humus’ta mı Müslüman var ki yönetim onları katlediyor? Ülkemiz ve dünya medyasına servis edilip, haber emperyalizminin desteğiyle yayılan bilgi, haber ve görüntülerin doğruluğundan emin misiniz? Sizler, Başbakanımızın tanıttığı, soyundan anlaşılacağı gibi, yani bir İsrail uşağı olması pek muhtemel olan Sarkozy’nin gönderdiği askerlerin, Humus’ta mazlumdan yana tavır sergileyip, zalimi ortadan kaldırarak, Suriye’ye adaleti getireceklerini mi düşünüyorsunuz? Amerika ve İsrail’in silahları oradaki tekfirci mücahitlerin(!) elinde ne arıyordu? İsrailli bakanın da inkar ettiği, tekfirci mücahitlerin, Belçika’da otel odalarında Siyonist ajanlarıyla yaptıkları toplantılar size ne ifade ediyor? İsrail bu durumdan neden bu kadar mutludur? ABD hakikaten Suriye’de adalet ve demokrasi mi istiyor? Yoksa İsrail’i rahatlatacak, Arap’ın parasını, Müslüman’ın parasını, hacca giden Müslüman’ın bıraktığı dövizleri İsrail’e yediren Suud benzeri bir yönetim mi istiyor Suriye’de? Kuran’ımızı yakıp çiğneyen Amerikalılar, Afganistan’a demokrasi mi getirdiler? 1,5 milyon Müslüman’ın kanını akıtan ve akıtmaya devam eden Amerikalılar, Irak’a demokrasi getirdiler mi ki, Suriye’ye de demokrasi getirsinler? Suriye’de bir anayasa değişikliği yapıldı, halkın oyuna sunuldu, artık tek parti ve ömür boyu başkan olmayacak, başkanı halk seçecek, iki defadan fazla da seçilemeyecek, halk istediği partiye oy verecek. Peki, Suudi Arabistan’da durum nedir? Arabistan’da çocuklar öldürülüyor, kadınlar tutuklanıp öldürülüyor, Suudi Arabistan kendi ülkesini bırakmış, Yemen’de, Bahreyn’de kan akıtıyor, Suudi tankları ve uçakları ölüm saçıyor. Suudi Arabistan kralı çok mu adil ve demokrattır? Bahreyn’in kralı çok mu adil ve demokrattır? Yemen’in diktatörü çok mu adil? Oralarda neden anayasa değişikliği yapılıp, halkın istediği demokratik rejim getirilmiyor da halkın başına zehirli bombalar atılıyor? Bu bombalardan minnacık bebekler bile zehirlenerek ölüyor. Orada Batılılarla beraber bunca mezalime karşı neden suskunsunuz? Ama Suriye’ye gelince, Batılılar ve onlara bağlı krallarla ağız birliği yapmanız da beni hayal kırıklığına uğratıyor. Bütün bu olup bitenlerle ilgili sizin de yanıltılıp yanılma ihtimaliniz hiç mi yoktur? Dinime söven bari Müslüman olsa sözü var ya, işte bu söze binaen soruyorum, Suudi Arabistan kralının demokrasi havarisi, Sarkozy’nin de demokrasi yanlısı ve Sünni Müslümanların dostu olduğuna mı inanıyorsunuz? Benim kardeşlerim, benim dindaşlarım, benim vatandaşlarım! Sarkozy’nin dostluğu, sizi seviyor olması sizi mutlu eder mi? Onların sizden hoşlanması sizi mutlu eder mi? Onlarla silah arkadaşı olmak sizi mutlu eder mi? Bu naçiz kardeşiniz ta başından beri bir şeye garanti vererek diyor ki, sevgili başbakanımızın elinde halen fırsat var. Suriye’de de, Bahreyn’de de sorunları çözer, halkı mutlu edecek ve dengeleri bozmayacak bir formül ortaya koyar ve her iki ülkede de barışı sağlar, böylece akan Muhammed ümmetinin kanı durdurulur. Benim sorunumu çözmek Sarkozy’e kalmamıştır, Sarkozy benim dostum değildir diye düşünüyorum, yanılıyor muyum kardeşlerim?
100 %
Beğendim
Beğenmedim
Omer Nasuhi / 19 Mart 2012 Pazartesi 08:11
Sen devrimi anlamamışsın
Dünyada sadece suriyede mi zulüm var. Onlarca arap ülkesinde amerikancı zulumler sürerken kimsenin gıkı çıkmıyor da sıra suriye ye gelince hepiniz zülüm karşıtı oluverdiniz. İmam Humeyni başta olmak üzere bir çok iranlı, istikbar karşısında izzetli durdular, durmaya da devam ediyorlar. Biraz insaf ve merhametli olmak lazım.
100 %
Beğendim
Beğenmedim
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0133
Güneydoğu Haber