Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Serdar AYDIN
Serdar AYDIN
31 Aralık 2014 Çarşamba 15:04
2014 MUHASEBESİ!..

Bugün son gününü idrak ettiğimiz 2014 yılı, tarihe; (sözde)İslami bir yapının (asla cemaat değil!) Emniyet, Yargı, Medya, Dış Lobiler ve bu şürekânın iç/dış destekçilerinin başarısız “hükümet darbesinin” bertaraf edildiği yıl olarak geçecek kayda.

 

Yolsuzluk “susturuculu silahı” milletin iradesine, tercihine hatta gönlüne ve geleceğine doğrultmuş “bu sakil yapının” bir önceki yılın son ayında başlayan “kalkışması” önce Yerel ardından Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki millet iradesiyle inlerinde boğuldu.

 

2014 ilk kez hükümeti değiştirecek güce ulaştığı vehmine kapılan bir (sözde) İslami yapının, uluslararası güçlerin nasıl paravan şirketi olarak rol kaptığının hatta aldığının görülmesi açısından çok öğretici bir deneyim sundu bütün Türkiye’ye.

 

Türkiye kazandı bu ahlaksız ve ilkesiz savaşı.

 

Millet, kendi varlığına ve geleceğine kast etmiş bu “dost kuvvet postundaki düşmanı” önce teşhis sonra “ülkeden ve yüreğinden terhis etti.”

 

***

 

Çok şey söylenebilir. Ama şunu öncelikle söylememizde farziyet var. Hiçbir aidiyet bilasorgusuz, aklı mahkûm ve esir kılarak özgürleştirmez, zenginleştirmez insanı. Akıl bağlanmak için değil bağlamak içindir. Ama aynı akıl bağladığını çözebilmeli, terk edebilmeli…

 

Biz, Hani İbrahim: “Rabbim, bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona:) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım), ancak kalbimin tatmin olması için” dedi. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır, sonra onları (parçalayıp) her bir parçasını bir dağın üzerine bırak, sonra da onları çağır. Sana koşarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Bakara Suresi, 260) örneğine iman eden bir kitabtan besleniyoruz.

 

Biz, Peygamberin hükmüne/emrine (ama!) edeple;  Ya Resulallah bu senden mi? Rabbinden mi? Diye sorabilen bir kültürden geliyoruz, en azından öyle iddia ediyoruz.

 

Peki, Gülenistler örnekleminden hareketle İslam dünyasındaki cemaat yapıları ve cemaat liderine koşulsuz itaate ne demeli?

 

Akıllarını “yaşamak için değil yakalamak” için kullanılması ne kadar ilahi maksada muvafık?

 

Tüm bunları son yıllarda herkesten bir müstakil müçtehit yaratma çabalarının ters yansıması ya da asimetrik kırılması olarak görebiliriz belki…

 

Yâda İslam adına bu kadar çok konuşanın olması ama bizi birlemeyen bütünleyemeyen konuşmalarla, fikirlerle, eserlerle ortada olmaları…

 

*****

 

Devrin insan ve olaylarını tanımayan âlim de olsa cahildir. Devrin insan ve olaylarını bilen cahilde olsa âlimdir.”

 

Bu mottoyu hayatım boyunca çok önemli buldum. Ve yaşamaya çalıştım.

 

Abilerimize, liderlerimize, şeyhlerimize, halifelerimize, vekillerimize yukarıdaki soruları soramıyorsak eğer, bırakın müttakiliği, mü’minliğimizde bile problem vardır.

 

Anakart’ta virüs vardır dostlar.

 

Akıl devreden çıkmıştır.

 

En iyi virüs taraması da bu benzeri soruları adam gibi sorabilmek ve adam gibi cevap alabilmek ve aldığımız cevap bizi tatmin etmiyorsa hadi” Selamün Aleyküm”deyip orayı terk edebilmektir…

 

Terk etmesini bilmek, bulmayı ve bağlamayı bilmek gibi, insanın izzet, onur ve haysiyet meselesidir.

 

Terk etmeyi (yeri geldiğinde) bilmezsen, tarumar edilirsin.

 

Bilesin.

 

Ha unutmadan, bu yazı 1 yılın değil ömrün muhasebesine bir girizgah olsun diye kaleme alındı.

 

Hayırlı ömürler.

Bu yazı toplam 18112 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -8.2842
Güneydoğu Haber