Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Serdar AYDIN
Serdar AYDIN
30 Mart 2018 Cuma 00:32
Bir Bürokratın Bürokrasinamesi…

Profesör Doktor Kudret Bülbül; dört yıla yakın Başbakanlık Kamu Düzeni ve Güvenlik Müsteşar Yardımcılığı, üç yıla yakın Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Başbakanlık Müşavirliği ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanlığı görevlerinde bulunmuş (halen bu görevde) değerli bir bürokrat. Öncesindeki onlarca yıllık akademik hayatı da cabası.

 

İşte bütün bu yıllara ve kurumlara sari tecrübesini; tespitler, teklifler halinde kültürümüzde var olan siyasetname, nasihatname, pendname geleneğine yaslanarak “Bürokrasiname” adıyla kitaplaştırmış.

 

Kitabın ana yörüngesi olaylar karşısında “çözüm” odaklı mıyız? yoksa “mevzuat” odaklı mı? Kanuni Esaside hükümdara karşı bürokratın tahkim edilmesiyle başlayan hikayemiz, millete karşı devletin dolayısıyla bürokrasinin koruma kalkanına alınmasıyla devam ediyor.

 

İşte bu noktada, meşrutiyetten, bürokratik oligarşiye, oradan demokratik bürokrasiye geçişimizin serencamı anlatılıyor. Kitabı benim için ilk kez sadece teşhis boyutunda kalmayıp cesurca akil öneri ve tekliflerin de yer alması.

 

***

 

Öncelikle ülkemizin tarihindeki vesayet odaklarını; askeri, bürokratik, yargısal, medyatik ve iş dünyası olarak işaretliyor Sayın Bülbül. Bürokrasinin rahmetli Erbakan’ın dilinden “gardiyan devlete” Sayın Erdoğan’ın dilinden “oligarşik cumhuriyete” dönüşümünün hikâyesini hatırlatıyor.

 

Ve soruyor. Bürokrasi yakın geçmişimiz de dâhil, çözüm mü üretiyor? Pozisyon ve mevki mi koruyor?

 

Elbette ikincisi diyorsunuz biliyorum.

 

Üstelikte ortalama ömrü 1,4 yıl olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti hükümetleri dönemi bu bürokratik bataklığa altın yıllarını yaşatıyor. Osman Bölükbaşının ağzından; Yollar çamur, çocuklar sağir, öküzler sağır, bağır Allah bağır, bağır Allah bağır…

 

***

İşte Kudret Hocadan “Bürokrasiname” kitabından özgün cesur teklifler;

Tam da bu noktada Sayın Bülbül diyor ki;

 

1.Değişim isteniyorsa kurum dışından, süreklilik isteniyorsa kurum içinden atamalar yapılmalı

2.Teknik ve mekanik işlerle ilgili mülakat yöntemi kalkmalı

3. Referans sistemi olabilir ama torpile asla müsamaha edilmemeli

4. devlet Personel Başkanlığı devletin çalışanları için kariyer planlamayı da yapabilmeli

5. Kamu ihtiyaç halinde özel sektörden istihdam, atama yapabilmeli

6. Valilik, rektörlük, büyükelçilik gibi görevlere %30 dışardan atama yapılarak melezleşme sağlanmalı

7. Devlette daire başkanlığı üstü görevler 4 yılla sınırlandırılmalı

8. Anayasa mahkemesine hukukçu olmayan üyelerde atanmalı, tecrübeler gösteriyor ki daha demokratik kararlar alabiliyorlar

9. Her akademya üyesi yada üst düzey bürokrat bir dili iyi bilmeli, bir konunun derinlikli uzmanı olmalı

10.Bürokratlar; seyahatname ve hatırat okumalı…

Bu yazı toplam 11151 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0104
Güneydoğu Haber