Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Adnan DENİZ
Adnan DENİZ
22 Mayıs 2012 Salı
OĞUZ SOYLUM(RECEP ÇAĞLAR)’A VEDA

Geniş bir dünya görüşü, koskocaman yüreğinde inanılmaz bir sevgi seli taşıyan mümtaz insan, saygıdeğer hocam Recep Bey, bu gün hak yoluna yürüdü.

 

“Her Nefis ölümü tadacaktır”ayeti gereği hayat serüveninin birinci durağından terki mekân eden zat-ı muhterem ağabeyimize Allahtan Rahmet diliyoruz. Bütün sohbetlerinde haksızlığa karşı çıkan, sevgi cümlesini, Allah inancını hiçbir zaman dilinden düşürmeyen güzelliklerin şairiydi oğuz soylum. Sürekli iyiliği isteyen, kötülerin karşısında hiçbir an tereddüt etmeden mücadele edebilen cesur yürekli bir doğruluk timsaliydi.

 

 İnançlı bir insandı ve bütün inançlı insanlar gibi dünyanın bir imtihan yeri olduğuna inananlardandı. Bu dünyadaki amacımızın ahrette ihtiyaç duyacağımız azığın hazırlanması gerektiğini çok iyi biliyordu.

Dünya iyilik timsali bir insanı iyi ve duygusal bir babayı en önemlisi Kozan"ımızın yetiştirdiği önemli bir şairi kaybetti.

İslami inanca göre, ahret hayatı ikinci kez dünyaya gelişin ve cennetin Müjdecisidir. Onun için dünya hayatında Allahın emir ve yasaklarından ayrılmayanlar için ölümden korkmaya neden olacak herhangi bir şey yoktur. Necip Fazıl Kısakürek” Ölüm güzel şey, budur perde arkasından haber. Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber.”derken bu fikrimizi çok güzel açıklamaktadır. Belki sen önce gittin ama hepimizin varacağı yer orası, ha bir gün önce ha bir gün sonra. Mutlaka bir gün ahret hayratında görüşmek nasip olacak hepimize. O yüzden sana bol rahmet diliyorum.

 Her an öleceğimizi unutmadan, yaşam biçimimize ve davranışlarımıza dikkat etmeli, Allahın emir ve yasaklarına uymalıyız. Hallaç-ı Mansur"un dediği gibi”Bu günü düşünürüm, dün geçti yarın var mı? Gençliğime de güvenemem ölen hep ihtiyar mı? Ya da Ahmet Yılmazın seslendirdiği bir şiirde”Hiç kimse ölmek için genç değildir” Nietzsche” 'ölümün yaptığı son iyilik, ölümün bir daha olmamasıdır' der. Ama mümkün mü?

Recep Çağlar evden okula gelene kadar üç şiir yazan şairdir. Bazen toplumun vicdanı, bazen hiciv ustası, bazen taşlama, Bazen aşk dolu yüreğini satırlara sığdırandır. Onu tanıma şerefine ermek ve tanımak ayrı bir zevktir. Sayın Erdoğan Küpeli bir yorumunda onun için böyle der. Gerçektende aşk dolu, iman dolu bir yüreği uğurlamak çok zor olsa da hayatın gerçeklerinden kaçmanın hiçbir çaresi yoktur. Onu tanığım ve onun sohbetlerinde bulunduğum için kendimi çok bahtiyar hissediyorum. Oğuz soylum seninde dediğin gibi”

 Bir adam tanırım kırk yıldan beri,
Olmadı kimsenin kulu efendim.
Işığı karardı kalmadı feri,
Savruldu dört yana külü efendim.

Giymedi sırtına atlas bir libas,
Gerçeği etmedi her zaman ört bas.
Kendi yazar-çizer etmez iktibas,
Yoktur gönderecek pulu efendim.

Çok taşlandı yaratana sığındı,
Hiç mağrur olamadı ne de öğündü,
Çok fırsat kaçırdı sonra dövündü,
Boş durdu olmadı dolu efendim.

Bizde seni öyle tanıdık ve seni öyle hatırlayacağız. Elveda Oğuz soylum
Bu yazı toplam 12787 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0097
Güneydoğu Haber