Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Adnan DENİZ
Adnan DENİZ
24 Kasım 2009 Salı
Öğretmenin Kutsallığı

    Öğretmenin Kutsallığının nerden kaynaklandığını Küçük yaşlardan beri hep merak ederdim. Çünkü benim için kutsallık yalnızca dini bir kavramdı. Ve ben öğretmeni bu dini kavramların içerisine bir türlü girdiremezdim. Okula ilk başladığımda öğretmenin bu kavramın neresinde olduğunu öğrendim. Çünkü bizleri kendi çocuklarından ayırt etmeyen, bizim dertlerimizle dertlenip, bizim neşemizle neşelenen onlardı. Sımsıcak gülüşlerinin ardında bize bir dünya bağışladıklarını zaman içerisinde daha iyi anlamaya başladım.

 

    Hz. Ali"nin""bana bir kelime öğretenin kulu kölesi olurum""özdeyişi bizim duygularımıza nasılda tercüme oluyordu. Fedakârlıkların en üst düzeyini yapıyorlardı. Okuma-Yazma öğretiyorlardı. Daha da kısacası Adam olmayı öğretiyorlardı. Adam olmak: İnsanları, Allah"ı,

 

Sevmek, Topluma ayak uydurmak, Yanlışlardan kaçarak iyilik yapmaktı. Yanlış yapmamayı öğretmek demek ise, Allahın emir ve yasaklarına uymak demekti.

 

  Artık öğretmeni dini kavramın içerisine girdirmiştim. Anladım ki öğretmenlik ibadet yapmak gibi bir şeydi. Nasıl ki ibadet yaptığında huzur içerisinde oluyorsun, öğretince de aynı huzura kavuşabiliyordu insan.

 

  Yıllar sonra kendimi öğretmen olarak gördüğümde öğretmenliğin kutsallığını yaşayarak öğrenme fırsatım oldu. Öğrencilerimiz, tertemiz yazılmaya hazır sayfalar gibiydiler. Ne verirsen onu alacaklardı ve her şey öğretmenin vicdanıyla orantılıydı. Öğrencilerin gözleri pırıl pırıldı. Hepsi bizlere o kadar muhtaçtı ki… İnsanların kişiliğinin şekillenmesi yani geleceği öğretmenin ellerindeydi. Çünkü öğrenciyi nasıl işlersen topluma öylece gideceklerdi.

 

 Öyle kutsaldı ki öğretmenlik; minik bir çocuğun gözyaşlarını silmek, bir anne gibi bir baba gibi öğrencilere kol kanat germekti. Bildiklerini onlarla paylaşmak onlara doğru yolu göstermekti. Yani özveri isterdi, mücadele isterdi, Peygamberimizin dediği gibi""zorlaştırmayınız, kolaylaştırın""hükmüne uymak isterdi. İşte öğretmenliğin kutsallığı buradan geliyordu. ""Kendisi bir mum gibi erirken, çevresini aydınlatan aydınlatan başka kim vardı? Kendisini öğrencilerine feda eden bir insanın mesleği nasıl kutsal olmazdı? Öğretmenlik sevgi mesleği idi. Bu mesleği benimsemeyen kişilerin bu meslekte başarılı olması mümkün değildi. Ne ekonomik şartlar, ne zor çalışma koşulları, ne stres, ne hayat kavgası, hiçbir şey öğretmenin mesleğinden taviz vermesi için yeterli sebepler değildi. İşte bu yüzden öğretmenlik mesleği kutsaldı.

 

  Yine bir 24 Kasım sabahı, öğrencilerimizle birlikteyiz. Çocuklarımız bizleri çiçeklerle karşılıyor. Bizler ise öğretmenliğimizin ilk günlerindeki heyecanı ile bu kutsal mesleği yapmanın gurur ve onurunu yaşıyoruz.

 

 

Bu yazı toplam 14672 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0095
Güneydoğu Haber