Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Adnan DENİZ
Adnan DENİZ
20 Şubat 2013 Çarşamba
HATALAR VE HOŞGÖRÜ

İnsan olarak karşılaştığımız hata ve eksiklere karşı öncelikli refleksimiz kızgınlık ve olumsuz tepki olarak ortaya çıkmaktadır. Kişilerde suç bulmak ya da hiçbir araştırmaya gerek duymadan yargılama, kızgınlık gösterme eylimleri maalesef insan tabiatının bir sonucudur. Yapılan hatalarda kasıt olmaması bir insana karşı kızgınlığın geçmesi için yeterde artar bile.

 

 Elbette hatalar hatırlatılmalı, düzeltilmesi ve telafi edilmesi için gerekli çabalar harcanmalıdır. Çünkü insanlar hata yapabilecek birer varlık olarak yaratılmıştır. Bu da şunu göstermektedirki ne kadar uyarıda bulunulursa bulunulursun yaratılan hata yapmaya namzettir. Onun için hata yapana kızgınlık duymaktansa elimizden geldiğince uyarılarımızı yapmaya devam etmeliyiz. Çünkü hata yapana kızmaya hazırlanan insanlarında sık sık hatalar yaptığını unutmamamız gerekmektedir. Nasıl ki hiçbir insan kendisine karşı bir kızgınlık beslenmesini istemezse, Hatasının birçok sebebi olduğunu düşünerek ve kendisine karşı daha anlayışlı, sevgi ile yaklaşılmasını istiyorsa; kişilerde aynı durumda olanlara karşı aynı hassasiyeti göstermelidir. Bu konuda Allah insana, "affediciliği, bağışlamayı, hoşgörülü olmayı, şefkat ve merhametten ayrılmamayı" emretmiştir. Bizim Allah"ın bu emirlerinden sanırım birçok sonuçlar çıkarmamız gerekmektedir.

 

Çevremizdeki herşey mükemmel ve hatasız olsaydı kişilere güzel ahlaki özelliklerini ortaya çıkarabilme gibi bir sorumluluk yüklenirmiydi? Allah insanları kusurlu yaratmış ki, birbirlerine karşı güzel ahlaklarını gösterebilsinler vehatalarını telafi edebilme imkânını yakalasınlar.

 

Şunu belirtmek gerekirki kasten ve yanlış olduğunu bile bile yapılan bir davranış kesinlikle tasvip edilemez ve Bu davranışlar Allahın beğenmediği ve kuran ahlakı ile kesinlikle bağdaşmayacak davranışlardır. Eğer bir insan kasıt göstermeden tecrübesizliğinden, akıl edemediğinden dolayı yanlış yapmışsa yapılması gereken güzel ahlakla doğru yolu göstermek olacaktır. Müminlerin bu sorumluluğundan kuran-ı kerimde şöyle bahsetmektedir. “Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlar (daki hakların)dan bağışlama ile geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever. Ve "çirkin bir hayâsızlık" işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah"ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah"tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar yaptıklarında bile bile ısrar etmeyenlerdir.” (Al-i İmran Suresi, 134-135)

 

Bu yüzden insanlar hakkında karar vermeden onları dinlmeli, onların yapmış olduğu hataları kişiyi yargılamadan nedenlerini bilerek değerlendirmeliyiz. İnsanların kasten ve bilerek yapmadıkları hatalar karşısında daha hoşgörülü olmalıyız. Bizler kendimize nasıl davranılmasını istiyorsak, başkalarınada öylece davranmalıyız. Ama bilerek yanlış yapan kişilerde varsa onların yanlışlarına alet olmadan kendimizi korumasınıda bilmeliyiz.

 

Günümüzde insanların genel kişiliklerini bilmeden yaptıkları davranışlar hakkında karar vermek çok zordur. Bu yüzden arkadaş olacağımız kişileri iyi tanıyarak yapılan davranışlar hakkında daha olumlu sonuçlar çıkarabiliriz.

 

Kesinlikle yaratılan insanlar olarak başkalarını zor durumda bırakmak için hatalı davranış ve yollara gidilmemelidir. Eğer böyle bir davranış içerisinde bulunan insanlar varsa onlar yaptıkları davranışların sonuçlarına dünyevi ve ahri hayatta katlanmak zorunda kalacaklardır.

Bu yazı toplam 12696 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0105
Güneydoğu Haber