Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Adnan DENİZ
Adnan DENİZ
22 Mayıs 2013 Çarşamba
ANTİK KENT ANAVARZA

Aracımız Dilek kaya köyüne doğru girerken, karşıdan yükselen Anavarza Kalesi adeta bizi “hoş geldin” der gibi karşılıyordu. Kozan sınırları içerisinde yer alan antik kent Anavarza, Tarihi sırlarının keşf edilmesini bekleyen bakir bir güzeli andırıyordu.

Anavarza"ya girişte daha çok halkın kullandığı büyük giriş kapısı ile karşılaştık. Bu kapıdan antik kentin doğusuna doğru baktığınızda Anavarza kalesi bütün ihtişamı ile bir kartpostal resim gibi karşımızdaydı.

Köyün içerisine doğru yol alırken, geçmişin izlerinin hala yaşadığını hissettiğimiz antik kültür mezarlığın içerisinde günün telaşı ile yaşamaya devam eden köyün insanları, sağa sola koşurmacalarına devam ediyordu.

Arkadaşım Türkeş Manga Bey, bir evin avlusuna doğru yol alırken, Bizler bir müzeyi andıran evin avlusundaki Mozaikleri ve mozaiklerin hareketlenmesini sağlamak için onun üzerine su döken görevliyi şaşkınlıkla izlemekten kendimizi alamıyorduk. Mozaikler, üzerinde çeşitli Balık ve insan" figürleri ile işlenmiş, bayağı yıpranmış olmalarına rağmen sanki geçmişin anılarını canlı tutmak amacıyla yapılmış gibiydiler.

Kaleye varmadan önce Kralların ve ailelerinin geçiş kapısı olan Yalnızca iki parçası ayakta kalmış “Zafer Takı"nın” bulunduğu mekâna doğru yol aldık. . Batıdaki kapı üç kemerli bir zafer takı şeklindeydi. Çoğu parçaları birbirinden ayrılmış olmasına rağmen bu zafer takı hala ihtişamını koruyordu. Yer yer gördüğümüz su kemeri kalıntıları(Dünyanın en uzun su kemerleri) bizlere “Anavarza Kralının kızı"nın kozan kralının oğlunu sevdiği halde savaş çıkmasın diye Anavarza ya kim önce su getirirse onunla evleneceğim demesini ama sevdiğinin değil de misis kralının oğlunun suyu önce Anavarza"ya getirmesi üzerine sevdiği Kozan kralının oğluna varamayacağını anlayınca intihar ettiği tarihi vaka"yı hatırlatı.

Kaleye doğru tırmanmaya başlamadan önce kale girişinin sol"unda antik tiyatrosu ve gladyatörlerin savaştığı hipodrom olduğu belirtilen bir alan gözümüze çarptı. Gerçektende antik çağda diğer binalara malzeme sağlamak amacıyla sürekli yağmalanmış olmasına rağmen gösterilen yerin iyice bakıldığında hipodrom olduğu anlaşılıyordu.

Ana yolun sağ tarafında görülmesi gerçekten gerekli bir yere rastlıyoruz. Burada dağ sanki çok düzgün bir şekilde ikiye bölünmüş gibi görünüyordu. Görevli, Hz. Ali"nin buraya geldiğini ve bir kılıç darbesiyle dağı ikiye böldüğünü bu arada da atının ayak izini yarığın kenarına bıraktığını anlatıyordu. Halk"ın bu yüzden bu doğal yarığa “Ali kesiği adını takdığını öğrendik.

Kaleye doğru dik bir yokuşu tırmanmaya başladık. Kaleye tırmanmak için yapılmış taş merdivenler çıkışımızı kolaylaştırıyordu. Bu merdivenlerin nasıl yapıldığını ve ne kadar insanın bu merdivenleri ne güçlüklerle yaptığını düşünerek tırmanmaya devam ettik.

Kalenin iç tarafına küçük kapılardan girdik. Askeri kışla olduğunu öğrendiğim birinci bölümü geçtikten sonra, kilise ve ermeni krallarına ait olduğu söylenen mezarlara, askeri kışlalar ile ilgili odalar, su tankları kale platformunun üzerine inşa edilmiş üç katlı kulelere ulaştık. Kale, biri asıl kale, diğeri surlar olmak üzere iki kısımda toplandığını, Surlar, düzlükten kuzeye doğru uzandığını doğu kısmı 1.500 metre uzunlukta olduğunu ve Üzerinde,  20 burç yükseldiğini öğrendik. Sur duvarlarının yüksekliği aşağı yukarı 8-10 metre arasındaydı.

Uzun bir dış surla korunan Anavarza kalesine doğusunda etrafı sütunlarla süslenmiş bir yol"a girdik.  12 metre civarında olan kemerli bir kapıdan geçerek sur"lara ulaştık. Kalenden aşağı baktığımızda antik çağlardan itibaren yaşanmışlıkların izlerini görebilmenin ve kültür zenginliğini teneffüs etmenin mutluluğuna kalenin doruk noktasında ulaşmıştık bile.

Arık yavaş yavaş kilikya ovasına inmeye başlamıştık. El emeği taş merdivenlerden kaymamak için bütün dikkatimizi toplayarak inmeye başladık. Hava çok sıcak olmasına rağmen tarihin yaşanmışlıklarına tanıklık yapmak, bize Anavarza"ya yaptığımız bu gezi"yi unutulmaz kılmıştı bile. 

Bu yazı toplam 14130 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
KOZANLI / 22 Mayıs 2013 Çarşamba 21:47
ANAVARZA
Anavarzanın gerçekten turizm merkezi olması isteniyorsa hemen bu bölgeye el atılmalı.Acilen wc ler,satış mekanları ,dinlenme yerleri yapılmalı ve Anavarzanın değerleri bütünüyle gün ışığına çıkarılmalıdır.Ayrıca Halk bu işin içine acilen çekilmelidir.
100 %
Beğendim
Beğenmedim
kozanlı / 22 Mayıs 2013 Çarşamba 16:34
Ah Anavarza!
Anavarzanın Tarihi değerlerine katkıda bulunmak,Anavarzayı temiz tutmakla,wc yapmakla,görsel mekanlar oluşturmakla ve tarihi değerleri ortaya çıkarmak mümkündür.Yoksa"orda bir anavarza var uzakta o anavarza bizim anavarzamız" demekle bu işler olmaz
100 %
Beğendim
Beğenmedim
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0101
Güneydoğu Haber