Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Vedat KAHYALAR
Vedat KAHYALAR
vedatkahyalar@hotmail.com
Zillet Bizden Uzaktır !

Emevî zihniyeti, 21. yüzyılda Amerikancı bir İslam anlayışına mı dönüştü?

 

Tarih bazen isim değiştirir; fakat zihniyetini değiştirmez.

 

Dün Emevî saraylarında iktidarın yanında saf tutan, zulmü, dinî söylemlerle meşrulaştıran anlayış; bugün farklı isimlerle, farklı coğrafyalarda yeniden karşımıza çıkmaktadır. Kılıklar değişmiş, sloganlar değişmiş, fakat güç karşısında eğilen zihniyet değişmemiştir.

 

Bugün "Kahrolsun İsrail!", "Kahrolsun Amerika!", "Kahrolsun siyonizm!" "Kahrolsun soykırımcı katiller" diye en yüksek sesle bağıranların bir kısmı, sözleriyle değilse bile tavırlarıyla aynı düzenin sürmesine hizmet etmektedir.

 

Heyhat...

 

İslam dünyasının en büyük krizlerinden biri, dışarıdaki düşmanlardan önce içerideki zihniyet problemidir.

 

Çünkü toksik bir dindarlık ürettik. Biraz sağcılaşmış, biraz milliyetçi, çokca liberal, kapitalizmi benimsemiş, dünyaya meyli çok yüksek, adalete, zulme bakışı ve helâl/ haram anlayışı sakatlanmış bir din var artık karşımızda.

 

Öyle bir anlayış ki; mezhebini, partisini, cemaatini, liderini, hatta değişen ahlaki tutumlarını, arzularını, hırslarını  dinin önüne koyabiliyorlar. Kendi mahallesini eleştirmeyi ihanet, farklı düşünmeyi ise neredeyse dinden çıkmak gibi görüyor.

 

Oysa Kur'an, insanları Allah'a kul olmaya çağırır; kişilere, yapılara ve ideolojilere değil.

 

İmam-ı Âzam Ebu Hanife'nin, "Benim görüşüm doğrudur; fakat yanlış olma ihtimali vardır. Başkasının görüşü yanlıştır; fakat doğru olma ihtimali vardır." sözü, ilim ve tevazunun zirvesidir. Bugün ise birçok kişi kendi yorumunu vahiy kadar tartışılmaz görmektedir.

 

Kur'an'ın defalarca uyardığı şey de tam budur:

 

"Onlar hahamlarını ve rahiplerini Allah'tan başka rabler edindiler..." (Tevbe, 31)

 

Yani Allah'ın yerine insanların otoritesini mutlaklaştırdılar.

 

Bugün isimler farklı olsa da zihniyet aynı tehlikeyi taşımaktadır.  

 

Daha acısı ise şudur:

 

Gazze'nin yıkıldığı, binlerce çocuğun öldüğü, şehirlerin harabeye döndüğü bir dönemde; bu tablonun oluşmasında etkili politikaları destekleyen küresel güçleri görmezden gelmek vicdana sığmaz. 

 

Bugün batıda çogunlukla, insan haklarını yalnızca kendi çıkarları söz konusu olduğunda hatırlayanların adalet söylemi hiç inandırıcı değildir.

 

Günümüzde dünyanın birçok yerinde demokrasi ve insan hakları adına konuşan ülkeler, konu Gazze olduğunda suskun kalabiliyor. Güçlünün hukukunu, hukukun gücüne tercih eden bu yaklaşım, modern dünyanın en büyük ahlâk krizlerinden biridir.

 

İşte Müslümanların sorgulaması gereken de budur.

 

Bir zalim, dostumuz olduğu için mazur görülebilir mi?

 

Bir işgal, çıkarımıza hizmet ediyor diye meşru sayılabilir mi?

 

Bir katliam, siyasi hesaplarla görmezden gelinebilir mi?

 

Kur'an'ın cevabı nettir:

 

"Zalimlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur." (Hûd, 113)

 

Adaleti, ahlakı, ötekinin derdini dert edinmeyi umursamayanların, dünyalık ve makam uğruna her şeyi mübah guörenlerin yahudileşme yolunda koşarak dönüştüğünü, bozulduğunu görmemek için kalben kör olmak gerekir.

 

Mümin, zalime alkış tutmaz; kimden gelirse gelsin zulmün karşısında durur.

 

İzzet ve şeref nerede aranmalıdır?

 

Bugün birçok insan gücü Washington'da, Londra'da, Tel Aviv'de veya başka başkentlerde arıyor.

 

Oysa Kur'an çok açık konuşur:

 

"Kim izzet istiyorsa bilsin ki izzetin tamamı Allah'a aittir." (Fâtır, 35/10)

 

Gerçek onur; tanklarda, uçak gemilerinde, NATO'da, doların,  gücünde veya siyasi ittifaklarda değil; hakikatin yanında durabilmektedir.

 

Bedir'de Müslümanların sayısı azdı ama izzet onların yanındaydı.

 

Firavun güçlüydü; fakat izzet onda değildi.

 

Nemrut saray sahibiydi; fakat şeref sahibi değildi.

 

Tarih bize, gücün kalıcı olmadığını; hakikatin ise er ya da geç galip geldiğini defalarca göstermiştir.

 

Bugün bazı çevreler, kendi siyasi hesapları uğruna hakikati eğip bükmekten çekinmiyor.

 

Bir gün "büyük şeytan" dediklerini ertesi gün "stratejik dost" ilan edebiliyorlar.

 

İsrail ve kripto hedef BOP;  75 bini Gazze'de, binlerce müslumanı da, İran, Lübnan, Yemen, Libya,  Suriye, Mısır, İran'da hain siyonist saldırılarla katletti. Sonra bu hain ve orantısız savaşa Amerika direk dahil oldu. Kentler yıkıldı, yüzbinler yaralandı. Bu haksız/hukuksuz saldırılarda müslüman insanlar;  evlerini, hastanelerini, okullarını, ibadethabelerini kaybettiler. 

 

Bu savaşlarda kullanılan silahlar Amerikan halkının vergileri ve siyonizmi destekleyen firmalar tarafından finanse edildi.

 

Ya İslam cografyasının gafletine ne demeli ? Bu katillerin ekonomik kaynaklarına karşı ilan edilen boykotları bile yüksek oranlarda başaramadık.

 

Başarmak bir kenara birçok ülke İsrail'e kan oldu, can oldu. Başta petrol ve demirçelik olmak üzere birçok kimyasal hammadde, gıda malzemeleri, ticaret ve kazancı her türlü değerin üzerinde tutan halkının ıçinde müslümanların yaşadığı ülkeler tarafından sağlandı.

 

Başta Abd devlet başkanı Trump olmak üzere birçok savaş suçlusu bizim cografyalarımızda en büyük hürmet ve tazimi görmeye devam ediyor. Oysa Minab'da katledilen 168 kücük çocukların kanları orta yerde duruyor...


İran dini lideri ve devlet başkanı Ali Hananey ve bebeklerine varana kadar bütün ailesi katledilmişken...

 

FETÖ ihaneti, 15 temmuz ihaneti ve PKK 'nın bu ülkeye verdiği zararlarının planlayıcıları, eğiticileri, donatıcıları apaçık belliyken.

 

Dün eleştirdiklerini bugün alkışlıyor, dün alkışladıklarını bugün hain ilan edebiliyorlar.

 

Hakikat asla günlük siyasete göre değişmez.

 

Müslümanın pusulası parti programı değil, Kur'an olmalıdır.

 

Liderler değil, ilkeler belirleyici olmalıdır.

 

Çünkü insanlar değişir; çıkarlar değişir; iktidarlar değişir.

 

Fakat adalet değişmez.

 

Merhamet değişmez.

 

Hakikat değişmez.

 

Allah; yüce kitabında, zulmedenleri, zulme destek verenleri ve zulme bilerek ya da bilmeyerek ortak olanları adaletiyle hesaba çekeceğini bildirmiştir.

 

Son söz olarak diyorum ki , Rabbimiz bize;  hakkın yanında dimdik durabilen, izzetini yalnızca Allah'ta arayan kullarından olmayı nasip etsin.

 

Heyhat mine'z-zille...

 

#ZilletBizdenUzaktır

Bu yazı toplam 26 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
AmdYazılım
Güneydoğu Haber