Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Remzi DEMİR
Remzi DEMİR
10 Mart 2010 Çarşamba
İNTERNET BAĞIMLILIĞI

Son yıllarda en büyük şikayetlerimizden biri internet bağımlılığı.İlköğretim birinci kademeye kadar inen bir şikayet.Öyle ki artık hastanelerde bile bu soruna ilişkin birimler açılmaya başladı.Aslında net bir tanımını da yapmak güçleşti.Hayatımızın her alanına girmiş vaziyette internet.Bazı işler var ki en önemlileri arasında eğitimi ve sınavları da gösterebiliriz. Bütün gerekli işlemler internet üzerinden yapılmakta. Dolayısı ile de tüm öğretmen ve velilerin de internet ve bilgisayar kullanımı bilgilerini edinmiş olması ve örnek kullanımı konusunda da öğrencilere liderlik etmesi gerekiyor.

 

               Peki nedir bu internet bağımlılığı?Bütün zamanını bilgisayar karşısında net te geçirmek istiyor…Ne yapsak kaldıramıyoruz bilgisayarın karşısından,yemek bile yemiyor.Ve benzeri pek çok şikayetten bahsedebiliriz.Eğer temel yaşam koşullarımızı sarsmıyorsa kanımca bağımlılıktan bahsetmek yanlış olur.Öğrencinin ,gencin bu kavramla,olguyla tanışması ve ona yüklediği değer de çok önemli.Örneğin hangi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bu olguyu kullanıyor.Kendini farklı bir biçimde ifade olanağı mı buluyor?Sorunlarını paylaşarak yükünü hafifletebileceği bir ortam mı? Yoksa ilgi ihtiyacını hiç tanımadığı insanlardan bile olsa karşılayabileceği sanal bir zemin mi?...

 

             Bizler özellikle eğitim –öğretim etkinliklerinde “Bilimsel bilgiyi” baz alırız, bu bilgileri aktarır, bilimsel düşünmeyi öğretmeye çalışırız.Bu bilgi türünün en önemli özelliği güvenilir,tekrarlanabilir olmasıdır.Buna rağmen bilimsel bilgi de bile %100 bir kesinlik yoktur.İletişimin ve gelişimin böylesine hızlı olduğu bir dünyada sürekli güncellenen ve inanılmaz bir bilgi artışı ile karşı karşıyayız.İnternetin en büyük özelliği her türlü bilgiyi barındırması.Bilginin kontrolü ise çok zor bir işlem.

 

             İnterneti yasaklamak ya da yok saymak farklı kurallar koyarak engellemek vs. farklı çözüm yolları gibi görünse de etkili olamayan denemelerden ileri gidemiyor maalesef…

 

             Hedefimiz hurafeler, aslı olmayan bilgiler ya da yanlış, zararlı bilgileri ayıklayabilen ve hatta bilimsel bilgiler, görüşler içerisinden de kendine ,toplumuna,milletine en faydalı ,uygun olanını bulmayı ve yorumlamayı bilen bir düşünme sistemi ve bu özellikte üreten beyinler yaratabilmek.

 

            Sonuç olarak her bilimsel ve teknolojik gelişme  gibi interneti ve bilgisayarı yadsımanın,yok saymanın imkanı yok.Atın Amerika kıtasına sonradan girdiğini biliyor muydunuz.Oysa biz Kızılderili- leri hep at sırtında hayal ederiz.Ve yine Türkler at sayesinde çok büyük imparatorluklar kurdular.Tarihte at bağımlılığı olarak düşünen ata az binenler kaybetti…Hayatımızda hava ulaşımını yok sayabilir miyiz?İnterneti de öyle …Kanımca az kullanan toplumlar kaybedecek.Önemli olan nasıl kullanıldığı.

 

            Eğer öğrencilerimiz farklı amaçlarla kullanıyorsa bu onların değil bizim eksikliklerimizden kaynaklanmakta…Yeterince sevgi görmüş bir birey sanal bir ilgiyi yeterli bulmayacaktır.Kendini ifade etmeye imkan bulan bir öğrenci neti ancak kişisel yeteneklerini kullanmaya ,geliştirmeye yönelik kullanacaktır.Ve eğer onları bu konuda da her konuda olduğu gibi yeterli eğitimi verebilirsek harikalar yaratacaklardır.

 

           Toplum baskısından ya da bizim kurallarımızdan korkarak engellenen çocukların ve insanların davranışları kalıcı değildir.Toplumsal ahlak her zaman etkili olmayabilir.Ancak bireysel temelleri iyi atılmış,özgüvene dayalı bir bireysel ahlak geliştirebilmiş çocuklar yalnız internet değil her konuda doğru davranışlar göstereceklerdir. Evinde de  okulda da,sokakta da çöpü çöp kutusuna atacaktır.

 

           Çözüm kendimizde .Hangi aşamada ,hangi yaşta olursa olsun önce onlara karşı bizim eksikliklerimiz nelerdir.Her büyük ,her ebeveyn olarak bu eksiklikleri bulur ve çözüm üretmeye başladığımızda sorunların çözülmeye başlamakla kalmayıp,problem çözebilen,düşünebilen bireyler olarak ta örnek teşkil edeceğimizden emin olabilirsiniz.

.

Bu yazı toplam 13935 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0095
Güneydoğu Haber