Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Remzi DEMİR
Remzi DEMİR
31 Temmuz 2016 Pazar 16:18
ATA’NIN ÜLKESİNDE BİLİMİN GÖZYAŞLARI

Türklerin tarihi olmadan yazılacak bir dünya tarihi hiç bir çağda mümkün olmamıştır. Medeniyetin köklerinden itibaren Türklerin karakteristik bağımsızlıkları ve sayısız kültürel özelliği dünyaya nüfus etmiştir. Bu gün gelinen noktada bulunduğumuz durum ise içerisinde bu tabloya uymayan sayısız resimleri barındırmaktadır.

 

Batının sahip olduğu kültür, hukuk ve refah seviyesinin tarihine bakıldığında ise yüzyılları aşan karanlık dönemler ve bağnazlıklarla doludur. Nitekim bu bağnazlıkların, ikiyüzlülüklerin ve tüm geri kalmışlıkların bedelini ödeyerek, bilimin ışığında bu günkü refahlarına ulaşmışlardır. Kuşkusuz en büyük güç akıl ve bilgidir.

 

Yaşadığımız tüm olaylar bir kez daha göstermiştir ki dünya tarihinin özellikle son yüz yılardaki en büyük lideri Atatürk’tür. Bir kez daha Atasını kucaklayan bu millet onun ufkunun derinliğine sığınmıştır. Bu günleri ve ötesini de yıllar öncesinden ortaya koyan Atamızın ufkunu burada bir kez daha madde madde sıralamak basitlik olacaktır.

 

Ne gariptir ki; onun ülkemizde küllerden ve sefaletten bilimi nasıl kurduğunu, nasıl kısa bir zamanda kendine yetmekle kalmayıp dünyaya açılan bir yapı oluşturduğunu anlatan tek bir ders kitabı yoktur. Olmadığı gibi nasıl güçlüdür ki yıpratmakta sınır tanınmadan gelinen şu günlerde bile hala onun ışığına sığınılmaktadır.

 

Sorulacak tüm soruların mutlaka tutarlı, akılcı bir açıklaması vardır. Ancak dini bile alet eden yapıların yüzyıllardır haricici olarak tanımlanan ve içselleştirilmemiş şekilci yapılar olduğuna dair sayısız kaynak bulunmaktadır. Ancak mesele memleketse bu yapıların kimlere ve nasıl hizmet ettikleri önemsiz ve teferruattır. Dünyada Atanın ilkelerini ömrü boyunca takip etmekten gurur duyduğunu mezar taşına yazdıran ülke liderleri varken, böyle bir liderin kurucu ilkeleri ışığında bu gün geçmişteki bağnazlıkların yeniden yaşanması utanç vericidir. O savaş yıllarında bile eğitimi-bilimi araştırmaya, planlamaya devam etmiştir.

 

Bu gün bir kez daha sorulması gereken soru ki cevabı zaten kuruluş ilkelerimizde mevcuttur; nasıl bir millet olacağımız, geleceğimiz olan çocuklarımızı nasıl yetiştireceğimizdir.

 

Saygılarımla.

Bu yazı toplam 18070 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0101
Güneydoğu Haber