Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Remzi DEMİR
Remzi DEMİR
18 Ağustos 2011 Perşembe
MANKURT

Kitaplar konusunda sohbet ettiğimiz bir öğrencim bu sabah okuduğu bir kitaptan yola çıkarak güzel bir yazı yazmış bana. Okumaktan büyük keyif aldım. Tas tamam gençlerin gözünden dünyayı betimleyebilmek ve anlayabilmek açısından sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bu yerlerde trenler doğudan batıya batıdan doğuya gider gelir... Gider gelirdi. Bu yerlerde demir yolunun her iki yanında ıssız engin sarı kumlu bozkırların özeği sarı özbek uzar giderdi. Coğrafyada uzaklıklar nasıl greenwich" e göre meridyenler başlıyorsa bu yerlerde de mesafeler demir yoluna göre hesaplanırdı. Trenler ise doğudan batıya batıdan doğuya gider gelirdi.


Ölümsüz yazar Cengiz Aytmatov"un gün olur asra bedel romanı
ndan alınan yukarıdaki satırlar birçok insanın hafızasına kazınmıştır tıpkı benimkine olduğu gibi.


Romanda kısaca küçük bir aktarma istasyonunda çalışan Yedigey"in hikayesi anlatılır. Yedigey ölen emektar arkadaşı Kazangap" in cenazesini mezarına götürürken kendisinin ve milletinin geçmişini acı tatlı düşündürücü yanlarıyla bir bir gözlerinin önünden geçirir. O gün Yedigey için asra bedel bir gün olur. Naymanların kutsal mezarlığına geldiğinde onu bir sürpriz beklemektedir. Ruslar buraya bir uzay üssü kurmuşlar ve cenazenin gömülmesine izin vermezler. Ro
manda bir Nayman efsanesine de yer verilmektedir. Efsaneye göre juan juanlar tutsaklarının kafasını traş edip ona yeni kesilmiş deve derisini geçirirlermiş. Saçları yukarıya doğru çıkamadığından tekrar aşağıya doğru eğilir ve tutsağa büyük bir acı verirmiş. Bu işkencenin sonunda tutsak hala yaşamayı başarırsa bir mankurt haline gelirmiş. Mankurt, anasını babasını çocuğunu kısacası kimseyi tanımaz hale gelirmiş. Yeni efendisi ne söylerse onu yaparmış.


Tarihi çok eskilere dayanan bu efsane bana gün
ümüzü düşündürdü. Acaba hepimiz farkında olmadan mankurtlaştık mı düşüncesi beni ürpertti.
Toplum mühendisleri mi yoksa medya patronları mi çıkardı bilmiyorum. Bir modern dünya lafı aldı başını gidiyor. Evimizin mimarisi içindeki e
şyaların biçimleri markaları sürekli modern isimler olmak zorunda. Cep telefonumuz bir kaç ayda bir değişmezse hemen çağın gerisinde kaldığımız ilan ediliyor.
İzlediğimiz haberler bize haberden ziyade bakış açısı veriyor. Haberin istediği yerini veriyor istediği yorumu katıyor.


Acaba bu durumda efsanedeki mankurttan ne farkımız var. Elbette biz annemizi babamızı tanıyoruz ve kafamıza yapışmış bir deri ile dolaşmıyoruz. Ama kararlarımızı verirken ne kadar özgürüz? Verdiğimiz karar bizim mi yoksa efendilerinizin mi ?

Dünyada çağlar açıldı çağlar kapandı. Dünyanın bir tepsi şeklinde olduğunu düşünen ilk insanlardan bu yana çok şey değişti. İnsan sadece dünyanın döndüğünü keşfetmekle kalmadı aynı zamanda uzayı keşfetmeye başladı. Peki o zaman neden Afrika"da insanlar hala açlıktan ölüyor. Neden dünyanın bir yerinde bombalar patlıyor silahlar susmuyor. Yoksa bizden uzaktakiler bizi etkilemiyor mu ,yoksa mankurtlaştık mı?


Efendiler bize sürekli tüketimi öğütlüyor. Ne kadar çok eşyamız olursa ve ne kadar çok tüketirsek o kadar mutlu olacağımız söyleniyor oysa intihar olayları bunun tam tersini söylüyor. Tüketirken tükeniyor muyuz dersiniz ?
Çok eski bir nayman efsanesi ve modern dünya diye tabir ettiğimiz dünyanın benzerlikleri insanı ne kadar da şaşırtıyor. Kabuğumuzu kırıp maruz kaldığımız haber bombardımanından kurtulup daha geniş bir açıdan daha duyarlı bir şekilde baksak acaba dünya daha güzel bir yer mi olur ?

Esma Doruk 12.sınıf

Bu yazı toplam 12146 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0095
Güneydoğu Haber