Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
30 Mayıs 2011 Pazartesi
“Düşük Reel Faiz Ve Düşük Enflasyon” İçin Siyasal İstikrar Şart

Sayın Başbakan"ın “Faiz oranı, enflasyon oranını belirler! Enflasyon Oranı"nın düşmesi için öncelikle Reel Faiz Oranı"nın düşmesi hatta sıfırlanması gerekir!” önermesine karşılık, bazı ekonomi yorumcuları, İktisat literatüründe böyle bir teori olmadığını ileri sürüyorlar. Özellikle de Hürriyet Gazetesi"nden Sayın Erdal Sağlam,  Irving Fisher"in meşhur Nominal Faiz Oranı tanımından hareketle, “Enflasyonist bekleyişler, Nominal Faiz Oranı"nı belirler önermesine atıf yaparak Sayın Başbakan"ı, neden sonuç ilişkilerini karıştırmakla, inançları nedeniyle bilimsellikten sapmakla, “faizi siyasete alet etmekle” itham ediyorlar. “Reel Faiz Oranı"nın düşmesi hatta sıfırlanması” önerisini ise bir “çılgın proje” olarak nitelendiriyorlar. Ancak Makroekonomi literatüründeki son gelişmeler bu tür iddiaların literatürü yeterince takip edememekten, halâ kırk yıl öncesinin bilgilerini aktaran ders kitaplarının sınırları dışına çıkamamaktan kaynaklandığını açıkça ortaya koyuyor. Sayın Başbakan"ın açıklamalarını savunmak ya da tevil etmeye çalışmak doğal olarak bana düşmez. Ancak, bu tür iddialarda bulunan ve sürekli kriz tellallığı yapan Sayın Sağlam ve benzeri köşe yazarlarının“enflasyon-faiz ilişkisi” hakkındaki teorik bilgi eksikliklerinden kaynaklanan kafa karışıklıklarını giderebilmek için, Yeni Makroekonomi çatısı altında yapılan son çalışmalar hakkında, elimden gelebildiğince özet ve anlaşılır bir bilgi verme sorumluluğu duydum. Bu çerçevede yazı biraz teknik olacak ancak, malûm, bazen “kuyudan taş çıkarmak” çok güç olabiliyor.

Makroekonomi literatüründeki en temel tartışmalardan biri, Cari Genel Fiyat Düzeyi"nin hangi patikayı izleyeceği üzerinedir. Moetaristler ve Yeni Klasikler, Toplam Para Stoku (M) patikasını, Yeni Keynesyen İktisat çatısı altında gelişen Fiyat Düzeyinin Mali Teorisi (FTPL) ise Nominal Tahvil Stoku (B) patikasını izleyeceğini öngörür. İlkine göre, parasal etkiler reel sonuçlar üretecek, ikincisine göre ise reel etkiler parasal sonuçlar üretecektir. Bu çerçevede, iktisat politikası alanındaki en temel tartışma da enflasyonist baskılara karşı uygulanacak ekonomi politikalarının hangi kurallara bağlanacağıdır. Bu alandaki tartışmalar iki ana kolda gelişmektedir: Monetaristler ve Yeni Klasikler, Toplam Para Stoku (M) Kuralı"nı; Yeni Keynesyenler ise Faiz Kuralı"nı savunmaktadır.

Özellikle son yirmi yıldır, elektronik ödeme araçlarının yaygınlaşması ve küreselleşme süreci ile birlikte Paranın Dolaşım Hızı (V) istikrarsızlaştıkça, Merkez Bankaları"nın uyguladığı Optimal Para Politikası Seçeneği olarak Toplam Para Stoku (M) hedeflemesi daha az itibar görmeye, Nominal Faiz Oranı (i)[1] ya da Cari Reel Faiz Oranı  (iR) hedeflemelerine dayanan para politikası kuralları öne çıkmaya başlamıştır.

Reel Faiz Oranı  ile Cari Genel Fiyat Düzeyi  (P) arasındaki ilişkiyi açıklamaya yönelik çalışmaların kökeni, Knut Wicksell (1898,  1907)[2]e kök salmaktadır.  Woodford (1999, 2000, 2003)"la[3] birlikte makroekonomi literatüründe yeniden canlanmaya başlayan Neo-Wickselyen açıklamalar ise Cari Reel Faiz Oranı ile Enflasyon Oranı arasındaki ilişkinin açıklanmasına odaklanmaktadır. Neo-Wicksellian Enflasyonist Süreç"e göre, Enflasyon Oranı,  Doğal  Reel  Faiz Oranı  (iNR) ile Cari Reel Faiz Oranı ( iR) arasındaki fark, yani Reel Faiz Oranı Açığı (iNR- iR) tarafından belirlenecektir. Buna göre, Sayın Erdal Sağlam"ın önermesinin aksine, Sayın Başbakan"ın öngördüğü gibi, reel faiz oranı enflasyon oranını belirleyecektir: Burada, Doğal  Reel  Faiz Oranı, Tam İstihdam Genel Dengesi"nde,  tam fiyat esnekliği altında, bir enflasyonist ya da deflasyonist baskının olmadığı, fiyat istikrarının sağlandığı durumda hakim olan bir gözlenemeyen  faiz oranıdır. Bu nedenle “Faizin Hızlanmayan Enflasyon Oranı (NAIRI)” olarak da adlandırılmaktadır.  Cari Reel Faiz Oranı  ise yapışkan (katı) fiyatlar altında hakim geçerli olan gözlenebilen faiz oranıdır. Doğal  Reel  Faiz Oranı ile Enflasyon Oranı arasında doğrusal, Cari Reel Faiz Oranı  arasında ise ters bir ilişki söz konusudur.  Bu çerçevede, Neo-Wicksellian Enflasyonist Süreç"le ilgili çalışmalar Doğal  Reel  Faiz Oranı"nın, bir Kural-Tabanlı Para Politikası referansı olarak keşfedilmesi anlamına gelmekte; Enflasyon Oranı kontrolüne yönelik Para Politikası belirleme sürecinde bir ölçüt olarak Reel Faiz Oranı Açığı"nın kullanılmasını önermektedir.

Buna göre, Cari Reel  Faiz Oranı  veri iken Doğal  Reel  Faiz Oranı   düştükçe,  Reel Faiz Oranı Açığı ve Enflasyon Oranı  düşecektir: Ancak Doğal  Reel  Faiz Oranı"nın bir Para Politikası referansı olarak kullanılmasında önemli bir sorunla karşılaşılmaktadır: Bu,  Doğal  Reel  Faiz Oranı"nın empirik olarak da doğrulanması, ölçülmesi ve bir Para Politikası referansı olarak kullanılabilecek kadar istikrarlı olup olmadığının belirlenmesi sorunudur. Doğal  Reel  Faiz Oranı "nın doğru tahmin edilmesi ölçüsünde Para Politikası Otoritesi"nin ekonomi yönetimindeki etkinliği de artacaktır. Böylece, dezenflasyon için gereken Cari Reel Faiz Oranı "nın ne olacağı, uygulanacak faiz politikasının canlandırıcı mı yoksa daraltıcı mı olduğu, fiyat istikrarını sağlayıp sağlamayacağı tam olarak kestirilebilecektir.

Ancak, iktisatçılar, gözlenemeyen bir değişken olan Doğal  Reel  Faiz Oranı"nın yapısı ve davranışı hakkında henüz yeterli bilgiye sahip değildir. Son dönemlerde,  Doğal  Reel Faiz Oranı"nı belirleyen faktörlerin açıklanmasına yönelik kapsamlı bir literatür oluşmuştur. Bu literatürde, özel ekonomik karar birimlerinin tasarruf kararlarını pozitif etkileyen bütün yapısal faktörlerin Doğal  Reel Faiz Oranı"nı düşüreceği öngörülmektedir. Bu çerçevede,  bir ekonomide Doğal  Reel Faiz Oranı"nı azaltıcı ulusal yapısal faktörlerden başlıcaları şöylece belirtilebilecektir:[4] Tüketicilerin Sübjektif İskonto Oranı"nın (Zaman Tercih Oranı) yüksekliği, tasarruf kararlarını pozitif etkileyen şoklar, sermaye uyumlama  maliyetlerinin pozitif olması durumunda gerçekleşecek geçici pozitif teknoloji şokları (yani teknolojik ilerlemeler),[5] fiziksel sermaye stokunun artması, uluslararası sermaye akımları önündeki engellerin azlığı (sermaye kontrollerinin azlığı, ve sermaye akımları üzerinden vergi alınmaması) ve ülkenin  risk priminin düşüklüğü (siyasal belirsizliğin olmaması, kamu borçlarının sürdürülebilirliği, likidite ve kur riskinin düşüklüğü). 

Bu çerçevede, Neo-Wickselyen Yaklaşım"a göre, Doğal Reel Faiz Oranı"nın  düşürülmesi,  Sayın Başbakan"ın ifade ettiği gibi, Enflasyon Oranı"nı düşürecektir. Ancak bu politika otoritesinin emir ve talimatlarıyla bir anda gerçekleştirilemeyecek kadar karmaşık ve Parasal Şoklar"la ilintisiz uzun dönemli bir süreçtir. Zira, belirtilen yapısal faktörlerin büyük bir kısmının gözlenmesi, ölçülmesi, dolayısıyla da bir politika hedefi ya da aracı olarak kullanılabilmesi son derece güçtür. Bu süreçte politika otoritesine düşen, sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesine, gelecekle ilgili belirsizliklerin azaltılmasına, beklentilerin “iyimserliği ve dolayısıyla toplam tasarrufları artırıcı” yönde yönetilmesiyle Sübjektif İskonto Oranı"nın yükseltilmesine, ülkenin risk priminin düşürülmesine, öncelikle de siyasal istikrarın sürdürülmesine bağlıdır. Sonuç olarak; siyasal istikrar sürdürüldükçe Doğal Reel Faiz Oranı ve dolayısıyla da Enflasyon Oranı düşecektir



[1] TAYLOR, John (1993), “Discretion Versus Policy Rules in Practice,” Carnegie Rochester Conference Series on Public Policy, 39, pp. 195-214.; Woodford M. (2001), "The Taylor Rule and Optimal Monetary Policy", American Economic Review, Volume: 94, No: 2, pp. 232-237.

[2] Wicksell, K. (1898). .Interest and Prices., Macmillan 1936.; Wicksell, K. (1906) (1906): Lectures On Political Economy, volume 2: money, E Classen (trans), L Robbins (ed), Routledge: London , 1935; Wicksell, K. (1907) .The Influence of the Rate of Interest on Prices., The Economic Journal, June, pp. 213-220.

[3] Woodford, M. (2003)..Interest and Prices. Princeton University Press: Princeton..; Woodford, M.(2000). .A Neo-Wicksellian Framework for the Analysis of Monetary Policy.,

http://www.princeton.edu/~woodford. Princeton.; Woodford M. (2003). Interest and Prices. Foundations of a Theory of Monetary Policy, Princeton, Princeton University Press.

[4] Archibald, J. and Hunter, L. (2001). What is the neutral real interest rate, and how can we use it? Reserve Bank of New Zealand Bulletin, Vol. 64, No.3, 15-28.

[5] Sims, Eric R. (2010) When are Taylor Rules Contractionary and When are they Expansionary? University of Notre Dame and NBER, May 13. http://www.nd.edu/~esims1/taylor_rules_may.pdf

 

Bu yazı toplam 16538 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0097
Güneydoğu Haber