Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
15 Kasım 2011 Salı
ÜNİVERSİTELER VE BÖLGESEL KALKINMA

Küreselleşme ile yerelleşmenin iç içe geçtiği, birbirini beslediği bir tarihsel aşamadayız.

 

Günümüz dünyasında herhangi bir coğrafi bölgenin ya da kentin sadece merkezi devletin teşviklerine ve yatırımlarına dayanarak sürdürülebilir bir gelişmeyi başarabilmesi mümkün değildir.

 

Devleti bir iş ve aş kapısı olarak görme döneminin artık geçtiği, halkının geçiminden sorumlu Baba Devlet döneminin tüm dünyada sona erdiği idrak edilmelidir.

 

Devletten beslenmeyi ve borç yemeyi alışkanlık haline getirmiş ülkelerin içine düştüğü borç krizlerinin dünya ekonomisini nasıl sarstığını medyadan takip ediyorsunuzdur. Çağdaş dünyada hiçbir devletin gelirinden daha fazlasını harcama, gelecek nesillerin hayatını ipotek altına alma lüksü kalmamıştır. Ülkeler, ekonomik ve sosyal gelişimlerini sürdürürken bugünkü nesillerin olduğu kadar gelecek nesillerin refahını da düşünmek zorundadır. Doğal Çevre, Ekonomi ve Toplum bütünlüğünü ve nesillerarası dayanışmayı referans almayan bir ülkenin, Sürdürülebilir Gelişme"yi başarması imkansızdır.

 

Günümüzde bir bölgeye ekonomik kaynakları cezbetmenin belirleyicisi artık dar anlamda siyaset değildir. Sadece Ankara"nın yollarını aşındırmak sonuç getirmez. Doğal olarak, bilginin yapısının hızla değiştiği çağdaş dünyanın gereklerini karşılamada, devasa bütçeleri de olsa hiçbir merkezi kurum, kuruluş ve politika tek başına yeterli olamayacaktır. Esas olan bölgedeki bilgi potansiyeli, beşeri ve sosyal sermayenin niteliğidir.

 

Artık bölgesel gelişme bölge halkının girişimciliğine, rekabet gücüne, yenilikçiliğine, becerilerine dayanmaktadır. Sermaye, bir bölgeye yatırım kararı verirken bölgedeki yenilikçi ortamı, bilgi ağlarını, kaliteli işgücü bulma imkanlarını hatta bölge insanlarının ne kadar güvenilir olduğunu hesaba katmaktadır.

 

Sürdürülebilir bir ulusal ve bölgesel gelişmenin öncü aktörleri artık merkezi hükümet değil, bölgesel otoriteler, yerel yönetim birimleri, gönüllü kuruluşlar ve sosyal paydaşlardır. Bu aktörlerin katılımı ve işbirliğiyle yerel dinamikler harekete geçirilemediği sürece, sürdürülebilir bir bölgesel gelişme başarılamaz.

 

Hepinizin bildiği gibi, yerel gelişme dinamiklerinin ve bölge insanımızın yaratıcı gücünün harekete geçirilmesi için Çukurova Kalkınma Ajansı proje destekleri vermektedir.

 

Bölgesel gelişmenin öncü aktörlerinden biri de üniversitelerdir. 

Üniversiteler,  Enformasyon ve İletişim Teknolojileri"ne dayanan Yeni Ekonomi ya da “Öğrenen Ekonomi” perspektifinden bakıldığında, ekonomik büyümenin temel belirleyicisi olan “bilgi ve inovasyon aktivitelerinin kümeleşmesini” sağladığından dolayı,  “geleceğin endüstrisi” olarak nitelendirilebilecektir. 

 

Bulundukları bölgede “bilgi kümelenmesini” gerçekleştirdiği ölçüde, bölgesel gelişmeye daha çok katkı sağlayacaktır.

 

Enformasyon ve İletişim Teknolojileri"nin üniversitelere sağladığı bir diğer avantaj da ulusal sınırların ötesine uzanan “Bilgi Ağları”  geliştirerek eğitimin uluslararasılaşmasına katkı sağlamasıdır. Böylece, üniversiteler hem kendi evinde hem de yurtdışında büyüme fırsatları yakalayacaktır.

 

Bu anlamda bölgenin en köklü Yükseköğretim kurumu olan Çukurova Üniversitesi"nden ve Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden beklenen,  sadece kayıtlı öğrencilerini değil, Hayatboyu Öğrenme İlkeleri çerçevesinde tüm bölge halkını kesintisiz eğitmeye yönelik bir vizyon ve misyon benimsemesidir. Bilgi ve Enformasyon Varlıkları üretiminin kesintisiz sürdüğü çağdaş dünyada, bir üniversitenin eğitim faaliyetlerini sadece örgün ve formel eğitimle, profesyonel uzmanlık eğitimiyle sınırlama lüksü olamaz.

 

Çağdaş dünyada üniversitelerin temel işlevlerinden biri ise öğrencilerine ve halka bilgiye ulaşma kanallarını ve öğrenmeyi öğretmek; daha da ötesi bir “Öğrenme Kültürü” oluşturmaktır. 

 

Zira, Öğrenen Ekonomi"de bilginin devir hızı çok yüksektir; öğrenme ve unutma son derece yoğundur ve her yıl Toplam Bilgi Stoku"nun büyük bir kısmı değişmektedir. Öğrenmeyi beceremeyen bireylerin ve kurumların dünyadaki bilimsel ve aktüel gelişmeleri yakından izleyebilmeleri  imkansızdır.

 

Bu çerçevede her üniversite, Adana'da ise Çukurova Üniversitesi ve yeni kurulan Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, strateji belirlerken öncelikle bölge halkında ve ulusal ölçekte bir Öğrenme Kültürü oluşturmayı temel hedef olarak belirlemelidir. Buna paralel olarak, ulusal sınırları aşıp küresel ölçekte tüm insanları, bölgesel ölçekte ise tüm Ortadoğu, Kuzey Afrika, Kafkasya ve Balkan halklarını potansiyel öğrenci olarak görmesi; bu öğrencileri çekecek Bilgi Ağları geliştirmeye çalışması zorunludur. Ek olarak da bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimini destekleyecek ve teşvik edecek yönde Bilgi Kümelenmesi'ni gerçekleştirmeye yönelik çabalar içinde olmalı; bu çerçevede özellikle de bölgeyi dinamik bir yerel birim yapma potansiyeli hızla artan "enerji" sektörüne destek verecek AR-GE projelerine öncülük etmelidir

Bu yazı toplam 12399 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0095
Güneydoğu Haber