Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
25 Kasım 2014 Salı 11:24
UFUKSUZLARA UFUK: KÜBAYA CAMİ PROJESİ

Not: Bu yazı 23.11.2014’te Yeni Şafak’ta yayınlanmıştır.

 

Üçyüz yılı aşkın bir süredir bu milletin önünü ve ufkunu açmak için çabalayan “ricali” ayaklarından çeken iflah olmaz, köhnemiş ve sapkın bir zihniyet var:

 

“İstemezükçülük”

 

Matbaa gündeme geldiğinde, haremi  mütevazı bir konaktan selamlığı bir köşkten hallice Dolmabahçe Sarayı yapıldığında, Boğaz’a asma köprü dendiğinde, Taksim’e Cami projesi gündeme geldiğinde, Başkanlık sistemi tartışıldığında, açılım ve özgürlük her dillendirildiğinde, AB üyeliğine yaklaştıran her adımda hep bir ağızdan “istemezük”.

 

Patrona Halil’den, Kabakçı Mustafa’dan,  Hüseyin Avni’den ittihatçılara, Cemal Gürsel’den Kenan Evren’e darbecilerin ağzında hep aynı söz: “İstemezük!!”

 

Serbest piyasa koşullarında üretim rekabeti yerine yabancı üreticilerin  Türkiye distributörü kalarak iç piyasayı sömürgeleştirmeye, katma değersiz montajcılık ve merdivenaltı üretim ile sanayici cakası satmaya, tek bir üretim makinesi üretemeden üretici teşvikleri almaya, ekonomiyi kapatarak maliyet hesabı yapmadan en kalitesiz ve güvenliksiz otomobilleri yıllarca Mercedes fiyatına satmaya, krize girdiğinde tüm yükü toplumun üzerine yıkmaya, devlet bütçesinden ayni nakdi imkan kapmaya, iş takipçisi olsun deyu politikacı alıp satmaya odaklananların ağzında hep aynı söz: “İstemezük”

 

Faizlerin düşmesine: “İstemezük”.. Enflasyonun inmesine: “İstemezük.” Yabancı sermayeye, açık ekonomiye, küreselleşmeye, piyasa ekonomisine, demokrasiye, hak ve özgürlüklere, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına, toleransa, yargı reformuna: “istemezük.”

 

Bu ülkede tüm etnik, kültürel, dinsel ve dilsel farklılığı ve çeşitliliği ile “birey”in inşasına: “istemezük”

 

İmam Hatip Lisesi’ne, yeni devlet ve vakıf üniversitelerine, başörtüsüyle eğitime ve çalışmaya, avukat ve hakim/savcı olmaya: “istemezük.”

 

Soğuk  heykellerin, büstlerin, gölgelerin ve hayaletlerin ötesinde ne varsa; hayata, aydınlığa ve aydınlanmaya, ışığa ve güneşe, siyah ve beyaz, sarı, kırmızı, yeşil ve laciverte, turuncu ve beyaza, mor ve ötesine, gökkuşağındaki tüm renklere ve dahi kırmızı ve beyazın her mahfilde göndere çekilmesine, ışıltılı olan her ne var ise: “istemezük!”

 

Avrupa Birliği’ne “Evet” ama askeri vesayetin kalkmasına “istemezük”

 

Üniversitelere özgürlük ve özerkliğe “Evet” ama “bizden (klüpçü, dernekçi, lobici, cemaatçi, şucu bucu vs.) olmayan rektör istemezük.”

 

Kadın-Erkek eşitliğine “Evet” ama kadınların başörtülü hakimlik , savcılık, doktorluk, akademisyenlik yapmasını; birey olmasını istemezük.

 

Hürriyet isterük ama hürriyetin tanımlanmasını “istemezük”

 

Savaşa “Hayır” ama barışı ve barışa götürecek açılımları da “istemezük.”

 

Ölümlere “Hayır” ama Güneydoğu’dan gelen şehit cenazelerinin azalmasını (ulusalcı duyguları soğutur diye) “istemezük.”

 

Doğu ve Güneydoğu ihmal edildi diye feryad ederük amma ihmal edilmemesini, yatırımlar yapılmasını, hak ve özgürlüklerin yaygınlaşmasını (Kürt halkını rehavete götürür diye) “istemezük.”

 

Aşiret seçkini Kürt çocukları Avrupa’da Amerika’da en iyi okullarda tahsil görsün isterük amma aşağı sınıf (!)  (rençber, ırgat, esnaf v.s) Kürt çocuklarının örgüte katılmak dururken T.C. okuluna gidip eğitim görsün, aydınlansın, girişimci, akademisyen olsun; istemezük.

 

Akil heyet, istemezük; Barışa Bak, istemezük; barış bu dönemde olsun, seçimlerde AKParti’ye avantaj olur deyu istemezük…

 

Kobani’ye askeri müdahale olmadığı için sokakları savaş alanına çevirmeye, kamu mülkiyetini tahrip etmeye, evinin önünde oturana çatarak linç etmeye, damdan atılan gencecik çocukları arabayla ezerek katletmeye, okulları, dersaneleri, sosyal hizmet binasını yakmaya “Evet” amma gerektiğinde Kobani’ye Türk askerinin girebilmesinin önünü açacak  tezkerenin geçmesini CHP-BDP ittifakıyla “istemezük.”

 

Bu Anayasa’ya “Hayır” ama Anayasa Reformu’nu da istemezük.

 

İçerde, dışarda kim ne dese, ne istese, ne yapsa; “istemezük.”

 

Peki ne isterük? Ne bilirük?

 

Onu deyin bari..

 

Her tür entrikayı, dalavereyi, iftirayı, hakareti, bozgunculuğu, fitneyi bilirük lakin ufuk açabilecek, hedef koyabilecek, katkı sunabilecek orjinal bir proje bilemezük..

 

Daha da ötesi ne bilmediğimizi de bilemezük..

 

Ne istediğimizi de hem bilmezük hem söylemezük.

 

Küba’ya Cami yapılsın.. Ataların ruhu şadedilsin.. Neler yapıldığı hatırlansın.. Tarihe nişan düşülsün.. Milletin özgüveni artsın.. Neler yapılabileceği hayal edilebilsin..

 

Tarih şuuru, özgüveni ve hayalleri  olan nesilleri hiç istemezük..

 

Yeter gari..

 

Bu istemezükçülere kapak olsun deyu Küba’ya cami yapılsın. Aleme nişan olsun..

 

Daha da ötesi yapılacak caminin ismi de “Kuba Camii” olsun …

 

Hem “ufuksuzlara ufuk” hem de “Kuba Mescidi”nden Küba’ya selam hürmetine..

Bu yazı toplam 14640 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0095
Güneydoğu Haber