Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
24 Mayıs 2010 Pazartesi
KEMAL, AMA HANGİ KEMAL?

Gandi” Kemal” olsun!!!

Yok yok olmadı…

“Gandi”, birazcık yumuşak kaldı galiba…

Öyleyse…

“Ustura Kemal!!!”

Bu da biraz sert mi oldu ne?…

Bulduk galiba…

“Obama Kemal…

” Onun da rengi tutmaz…

“Blair Kemal” mi desek…

“Yıldızı” söndü…

Ya “Clinton Kemal…”

Hayatta olmaz…

 “Dede Kemal, Baba Kemal,

Kesmedi, “Dedebaba Kemal” ???

“Herkesin Kemal???”

“Her şey Kemal???…”

 “Ne anlarsan o Kemal???”

“Badana Kemal???”

“Önder Kemal???”

“Avatar Kemal???”

…

Aslında içlerinden geçen belli de söylemeye dilleri varmıyor…

Neyse…

Sil baştan…

“Gandi” Kemal…

“Yahu arkadaşım” diyesim geliyor bu “ithal boya” sevdasındaki zevata..

“Gandhi kim???? Siz kim???”

O Gandhi ki,

Hiçbir ırk, din, dil ayrımı yapmaksızın bütün ömrünü özgürlük ve barış uğruna, savaş ve  şiddetin sona ermesi uğruna harcamış, bu uğurda Hindu ulusalcılar tarafından katledilmiş bir hukukçu, siyaset adamı ve düşünür…

Bedeninin adı Gandhi iken, ruhunun ve aklının kudreti nedeniyle büyük şair ve filozof Tagore tarafından Yüce Ruh anlamına gelen “Mahatma” ünvanıyla taçlandırılmış…

Önce yapmış, Müslümanı, Hristiyanı, Yahudiyi bir bütün olarak tüm farklılıkları ayırt etmeden kucaklamış, farklı olanın özgürlüğü için mücadele etmiş, lakabını “haketmiş”, sonra bu hakediş tescil edilmiştir…

Neredeyse toplam serveti bir Etro Marka gömlek etmeyen, spor giyinme, marka ya da lakap düşkünlüğü olmayan  “Mahatma”nın akıl ve kudretine sahip olmaksızın sadece onun bedeninden, cesetinden ibaret olan Gandhi"ye benzemenin ne anlamı olabilir ki…

Talep edilesi olan “Gandhi”lik değil, “Mahatma”lıktır...

Peki siz, Mahatma olabilmek için bugüne kadar ne yaptınız?

“Sivil Hak ve Özgürlükler”in önünü açmayı amaçlayan Anayasa Reformu sürecinde red oyu kullanan ve muhtemelen referandumu da reddedecek olan kronik muhalifler, siz, farklı olanın ve çeşitliliğin özgürlüğü için bugüne kadar ne yaptınız?…

Yapacaklarınıza karnımız tok, yaptıklarınızı anlatın yeter…

Neşelerini bozmak istemem ancak, ben Gandhi olsam, kendilerini kaptırdıkları “şölen” havasıyla tüm ”ekonomik ve politik sınırları göz ardı ederek açıktan vaatlerde bulunan” bu neşeli zevata birkaç vecizeyi hatırlatmak isterim:

“Lafla peynir gemisi yürümez! Emeksiz yemek olmaz! Olsa da hazmedilemez!” “

Vermeden almak, yapmadan nam salmak olmaz…”

“Bu göl maya tutmaz…”

Öyle, “kuru bir görüntü”den yola çıkarak başkalarının yıllarca canları pahasına mücadele ederek edindikleri evrensel itibar üzerinden politik rant elde etmeye çabalamak en azından “dürüst ve emeğe saygılı” bir tutum değildir…

Öte yandan, belki farkında değilsiniz ama lakaplarla kitleleri hipnotize edip siyaset yapma dönemi bitmiş; başbuğlar, mücahidler, karaoğlanlar devri 80"lerde sona ermiştir… Artık siyasette, ekonomide ve sosyal hayatta herkesin kendi adı vardır…

“Kemal”se Kemal"dir, “Kılıçdaroğlu” ise “Kılıçdaroğlu”…

Bu vesile ile bir insanın kendisi olmaktan ve kendini tanımaktan neden çekindiğini, neden lakapların arkasına sığınmaya çabaladığını, hangi açığını örtbas etmek istediğini anlamakta büyük güçlük çektiğimi de ifade etmek isterim…

Kendi adınız size yetmiyorsa, kendiniz olmaktan rahatsız oluyorsanız, illâ ki bir lakaba ihtiyaç duyuyorsanız ne diyebilirim…

Bakalım daha ne “lakap” önerileri dökülecek sivri akıllılardan…

“Politik dil”inseviyesini düşürmek istemem ama “Kemal Bey”e “müfettişlik müktesebatına” yakışır bir tane de ben önereyim bari: Gadget Kemal

…

Amma ve lâkin, “Ne Kemal” derseniz deyin, “avatar” değişse de, sistemin içine çöreklenmiş “derin önder” savılmadıkça bu "badana" tutmaz!

Bu yazı toplam 14358 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0095
Güneydoğu Haber